Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Yönetim Kurulu Başkanı Burak Özgen, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) açıkladığı yeni elektrik tarifesi ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
MERVE DENİZ EKİCİ / BURSADA BUGÜN
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından açıklanan yeni elektrik tarifesiyle, 4 Nisan 2026 itibarıyla konutlarda yüzde 25 oranında zam yapıldı. Tarife değişikliğinden, belirlenen tüketim sınırları kapsamındaki aboneler doğrudan etkilenecek. Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Yönetim Kurulu Başkanı Burak Özgen, konu hakkında BAOB'ta açıklamalarda bulundu.
"FATURAYA YANSIYAN ARTIŞ YÜZDE 25"
Özgen, "Yıllık ortalama tüketimi 4000 kWh'ı aşmayan aboneler için perakende satış tarifesi uygulanmaya devam ederken, bu sınırı aşan kullanıcılar "Son Kaynak Tedarik Tarifesi" kapsamına giriyor. Bu kapsamdaki abonelere dağıtım bedelindeki artışlar da yansıtılıyor. Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren düzenlemeye göre; günlük 8 kWh tüketimin altında kalan abonelerin enerji bedelinde artış yapılmadı. Ancak yüksek tüketim grubunda 1 kWh için uygulanan birim fiyat yüzde 17,4 artışla 1,615460 TL'den 1,895808 TL'ye yükseltildi. Konut aboneleri için uygulanan dağıtım bedeli ise yüzde 32 artarak 1,836166 TL'den 2,4249 TL'ye çıktı. Böylece toplam fatura tutarına yansıyan artış yüzde 25 oldu" ifadelerini kullandı.
4 KİŞİLİK BİR AİLENİN TÜKETMESİ GEREKEN ELEKTRİK...
Özgen, Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) hesaplamalarına göre, 4 kişilik bir ailenin asgari yaşam standardını koruyabilmesi için aylık 230 kWh elektrik tüketmesi gerektiğini belirterek, "Günlük ortalaması 8 kWh'i geçmeyen bu tüketim için daha önce 595,8 TL olan aylık fatura, yapılan zamla birlikte 744,7 TL'ye yükselmiştir. Nisan 2026 itibarıyla düşük tüketimli bir konutun elektrik faturasının yalnızca yüzde 15,2'si enerji bedelinden oluşurken, yüzde 74,8'ini dağıtım bedeli oluşturmaktadır. Fon ve vergilerin payı ise yüzde 9,8 seviyesindedir. Son tarife değişikliğiyle birlikte, zaten yüksek olan dağıtım bedelinin fatura içindeki payı yüzde 75'e yaklaşmıştır. 2022 yılında bu oran yaklaşık yüzde 22 düzeyindeyken, 2026 itibarıyla yüzde 74,8'e ulaşması dikkat çekmektedir" dedi.
"KAMU YARARINI GÖZETEN İDARİ BİR MODEL OLUŞTURULMALI"
Özgen, "Artan fatura yükü nedeniyle zorlanan hanelerin sayısının arttığı bu dönemde, enerji politikalarının "sosyal tarife" esasına göre yeniden düzenlenmesi gerektiği ifade edilmektedir. Enerjinin bir kâr aracı olmaktan çıkarılarak kamusal bir hizmet olarak sunulması, maliyetlerin düşürülmesi için kamu yatırımlarının artırılması ve dağıtım şirketlerine kaynak aktarımının durdurulması önerilmektedir. Tarifelerin ticari ve siyasi etkilerden uzak, üretimi ve ekonomiyi destekleyen özerk bir yapı tarafından belirlenmesi gerektiği vurgulanırken; enerji güvenliğinin sağlanması amacıyla özelleştirilen üretim ve dağıtım tesislerinin kamulaştırılması gerektiği dile getirilmektedir. Ayrıca mevcut yapının yerine, kamulaştırma sürecini yönetecek ve kamu yararını gözeten yeni bir idari model oluşturulmalıdır" şeklinde konuştu.
Ekonomi, 2026.04.14 13:34