ABD ve Avrupa basını Taksim eylemlerini yorumlamayı dün de sürdürdü: Taksim eylemleri önce bir çevre protestosuydu ancak daha sonra niteliği tamamen değişti
ABD ve Avrupa basını Taksim eylemlerini yorumlamayı dün de sürdürdü: Taksim eylemleri önce bir çevre protestosuydu ancak daha sonra niteliği tamamen değişti
- Financial Times (İngiltere): Türkiye'de yaşanan bahar değil, yenilenme.. Türkiye'deki protestolar demokratlığını gösterebilmesi açısından Erdoğan hükümeti için bir fırsat. Tahrir değil, Taksim. Evet bugün Türkiye'de yaşanmakta olan bir çok şey, Mısır'daki ayaklanma sırasında olanlara benziyor; Polisin acımasızlığı karşısında yılmayan barışçıl göstericiler, protestocuların otoriteye hesap sorma hakkında ısrar etmesi, sosyal medyanın rolü ve bir konuya odaklı bir protestonun daha geniş bir huzursuzluğu yansıtması... Seçim kazanmak, sağlıklı, çoğulcu bir demokrasinin işareti değildir. Sadece seçimleri kazanabileceğinizi gösteren bir şeydir. Ezici çoğunlukla seçim kazanan bir parti hala suistimale açıktır ve güçlü bir muhalefetin olmaması bunu kaçınılmaz kılar. Erdoğan'ın partisi büyük işler başardı ama eleştiriye karşı hoşgörüsüzlük, karşı görüştekilerin katılımının reddi ve protestoları dikkate almama eğilimi var.
- Time (ABD): Erdo-Gone? (Erdoğan gidiyor mu?) Erdoğan olanları meydanlardaki insanlar gibi görmüyor. Protestolara rağmen taviz vermiyor. Marjinal gruplar olmadıklarını kabul etmek istemiyor. Çapulcu olarak nitelendiriyor. Bu tam da son yıllarda Erdoğan muhaliflerinin eleştirdiği tutum. Ve Erdoğan'ı protestoların tek hedefi haline getiriyor. Bugün Türk başbakanı hiç olmadığı kadar kırılgan bir konumda. Destekçilerinin büyük çoğunluğu evde otururken kendi siyasi müttefikleri arasında da huzursuzluk mevcut. AKP'lilerin bir kısmı açık bir şekilde eleştirmeseler de Erdoğan'la aynı metni okumadıklarını gösterdiler. Eski milletvekili Suat Kınıklıoğlu'na göre Erdoğan Afrika gezisinden döndüğünde yatıştırıcı bir tavır takınırsa yaklaşan seçimler için toparlanma şansı olabilir. Kınıklıoğlu, 'Genel olarak birçok Ak Partili, Başbakanın tavrından memnun değil' dedi.
- Guardian (İngiltere): Arınç, "kısmi özür" açıklamasıyla gerilimi yatıştırmayı amaçladı. Ama bu açıklamanın göstericileri çapulcular ve marjinaller olarak niteleyen Başbakan'ın rızasıyla mı yapıldığı belli değil. Meydanlardaki öfkeye rağmen, Taksim'in hemen yanı başındaki Kasımpaşa'da, Erdoğan hala ülkede büyük bir dönüşüm yaratan lider olarak görülüyor. Kasımpaşalılar 'AKP, kolay yıkılamaz' diyor.
- Die Welt (Almanya): Erdoğan'ın siyasi dehası birbirinden kopmuş, birbiriyle yarış içindeki ögeleri ılımlı bir İslamcılık altında birleştirmesi oldu. Açık bir şekilde, Akdeniz'de bir 'Neo-Osmanlıcılık' hayali kuruyordu. Avrupa güçlü bir konumda ve Erdoğan'a otoriter ve İslamcı rotasını yumuşatması için baskı yapmalıdır.
- Le Figaro (Fransa): Başbakan on yıldan fazladır görevde ve her yapılan seçimde hükümetteki çoğunluğunu artırdı. Bu sebeple her şeye hakkı olduğu görüşünde. İlk etapta Taksim Gezi Parkı'nda bir alışveriş merkezi inşasına karşı çıkmak için başlayan eylemler, Erdoğan'ın otoriter yönetim anlayışına kayışını gün ışığına çıkardı. Modernleşme yanlısı Erdoğan zaman içinde, dengesiz dağılmış bir gücün de verdiği kibirlilikle muhafazakâr İslam anlayışındaki otoriter reflekslerini yeniden buldu.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Dünya, 2013.06.06 07:29