Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 23 Nisan kutlamaları için yabancı ülkelerden Türkiye'ye gelen çocukları konuk etti. Nazım Hikmet'in 1956'da yazdığı 'Kız Çocuğu' şiirinden bir bölümü okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "'Çalıyorum kapınızı, teyze, amca, bir imza ver. Çocuklar öldürülmesin şeker de yiyebilsinler.' Evet çocuklar öldürülmesin. Büyüklerin yol açtığı çocukların faturası çocuklara kesilmesin" diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe'de, Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği'ne katılan çocukları kabulünde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nazım Hikmet'in 1956'da yazdığı ''Kız Çocuğu'' şiirinden de bir bölümü okudu.
Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:
''Artık bu etkinliği bu salonumuzda değil hemen bir yanda büyükçe bir sahnesi olan büyük bir kongre merkezimiz var bundan sonra bu kutlamaları o salonda yapalım dedim. Zira çocuklarımızın gösterisi orada çok daha rahat olacaktır. Sevgili çocuklar 23 Nisan bizim ve tüm dünya çocukları için bir sevinç coşku günüdür. Ama bu yıl da dünyanın çeşitli yerlerinde ne yazık ki onbinlerce çocuk 23 Nisan'ı görme imkanı bulamadı. Hatta içinde bulunduğumuz şu 20 Nisan gününden 23 Nisan'a geçecek 3 günde dahi acıya maruz kalan çocuklar olabilir.
Bakınız bizim bir şairimiz ne diyor? 'Benim sizden kendim için hiçbir şey istediğim yoktur. Şeker bile yiyemez ki kağıt gibi yanan çocuk. Çalıyorum kapınızı, teyze, amca, bir imza verin. Çocuklar öldürülmesin şeker de yiyebilsinler.' Evet çocuklar öldürülmesin. Büyüklerin yol açtığı savaşların faturası çocuklara kesilmesin. Büyüklerin vurdum duymazlığının bedelini minik bedenler ödemesin. Kısa bir süre önce Suriye'de kimyasal silahlarla öldürülen iki ikiz çocuğun babasını ülkeme davet ettim. Hemen çocuklarını gömdükten bir gün sonraydı kendisini Hatay'da ağırladım. İki ikiz yavrusunu kucağında görüntüleyen dünya basını acaba bu olay karşısında ne dedi? O iki yavru inanıyorum ki yüzlerce binlerce çocuk Suriye'de kimyasal silahlarla öldürülmüştü. Bu tür ölümler olmasın diyoruz. Türkiye olarak bu haksızlığa isyan ederek içeride ve dışarıda ciddi çalışmalar yürütüyoruz.
Her ölüm erkendir ama çocuk ölümü gerçekten çok erkendir. Biz çocuklar yaşasın istiyoruz. Çocuklar yaşasın ki büyüdüklerinde daha güzel bir dünyanın inşasına katkı sağlasın istiyoruz. Daha da önemlisi çocuklar sadece yaşamakla kalmasın, kendilerini güvende hissetsinler, gıdadan giyime, eğitimden sağlığa, her türlü hizmeti alsınlar istiyoruz. Bunun için sizlerin desteğine ihtiyacımız var. Anne babalarınızdan, öğretmenlerinizden başlayarak ülkenizdeki tüm büyüklerden, dünyadaki çocukların yaşadıkları sıkıntılar konusunda daha hassas olmalarını talep etmelisiniz. Emin olun siz isterseniz olur.
Çeşitli kamu ve sivil toplum kuruluşlarımız aracılığıyla pek çok ülkede, çocuklara yönelik yardım, eğitim, sağlık faaliyetleri yürütüyoruz. İnsanın, hele çocuğun olduğu yerde biz başka bir ölçü aramayız. Dünyadaki tüm donörler arasında bu konuda Türkiye, Amerika'dan sonra ikinci sırada. Ayrıca, gayrisafi milli hasılaya oranla değerlendirdiğimiz zaman, Türkiye birinci sırada. Çünkü biz dertliyiz. Biz mazlum ve mağdurların yanında yer almaya devam edeceğiz.''
Çocuklar için hazırlanan salonda çocuklara hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyada başka örneği olmayan bu bayramın uluslararası düzeyde şenliğe dönüşmesinde emeği geçenlere teşekkür etti. Bu etkinliğin artık daha büyük bir salonda yapılması için Özel Kalem Müdürüne talimat verdiğini belirten Erdoğan, "23 Nisan bizim ve tüm dünya çocukları için sevinç, coşku, dayanışma ve paylaşma günüdür. Bu yıl da dünyanın çeşitli yerlerinde ne yazık ki, onbinlerce çocuk 23 Nisan'ı görme imkanı bulamadı. Hatta içinde bulunduğumuz 20 Nisan gününden 23 Nisan'a kadar geçecek 3 günde dahi acıya, felakete maruz kalan çocuklar olabilir. Suriye ve Irak'ta savaşın, Somali başta olmak üzere Afrika'nın çeşitli yerlerinde açlığın pençesine düşen ve açlığın pençesinde kıvranan tüm çocuklara buradan şahsım, sizler ve ülkemin çocukları adına selamlarımızı gönderiyorum. Kalplerimiz ve dualarımız onlarla" diye konutu.
"İnsanın, hele çocuğun olduğu yerde biz başka bir ölçü aramayız"
Şiirlerin tercümesinde sıkıntı olabildiğini ve bundan korktuğunu söyleyen Erdoğan, "Bizim bir şairimiz, 'Benim sizden kendim için istediğim hiçbir şey yoktur. Şeker bile yiyemez ki kağıt gibi yanan çocuk. Çalıyorum kapınızı teyze, amca bir imza verin. Çocuklar öldürülmesin, şeker de yiyebilsinler.' Evet, çocuklar öldürülmesin, büyüklerin yol açtığı savaşların faturası çocuklara kesilmesin. Büyüklerin vurdumduymazlığının bedelini minik bedenler ödemesin. Kısa bir süre önce Suriye'de kimyasal silahlarla öldürülen ikiz çocuğun babasını ülkeme davet ettim. Hemen çocuklarını gömdükten bir gün sonra kendisini Hatay'da ağırladım. O fotoğraf karelerine düşen ikiz yavrusunu kucağında görüntüleyen dünya basını acaba bu olay karşısında ne dedi, bunlara nasıl baktı? Halbuki o iki yavru, yüzlerce, binlerce çocuk Suriye'de kimyasal silahlarla öldürülmüştü. Artık bu tür ölümler olmasın diyoruz. Biz Türkiye olarak bu haksızlığa isyan ederek hem içeride hem dışarıda ciddi çalışmalar yürütüyoruz. Suriye ve Irak'tan ülkemize gelen, büyük bir bölümü de çocuk olan sığınmacıya sınırlarımızı ve kucaklarımızı açtık. Dünyada bunun başka bir örneği yok. Onların tüm bakımlarını üstlendik, eğitimleri ile ilgileniyoruz. Sağılık sıkıntılarını gideriyoruz. 6 yıl içinde 25 milyar dolar bunun için yatırım yaptık. Peki, dünyadan bir şey geldi mi? Ne yazık ki AB'den 725 milyon dolar, BM Mülteciler Konseyinden ne yazık ki 550 milyon dolar geldi. 25 milyar dolar nerede, gelen yaklaşık 1,5 milyar dolar nerede. Gelse de gelmese de biz bunu yapacağız. Bizim değerler silsilemiz içinde biz biliyoruz ki, veren el alan elden hayırlıdır. Şair şöyle diyor, 'Çocuk öldü mü, güneş simsiyah görünür gözümüze.' Uluslararası kuruluşlardan ve diğer ülkelerden ciddi bir yardım almıyor olmamıza rağmen 6 yıldır bu insanlarla evimizi ve ekmeğimizi bölüştük, bölüşmeye devam edeceğiz. Çeşitli kamu ve STK'larımız aracılığı ile pek çok ülkede çocuklara yönelik yardım, eğitim ve sağlık faaliyetleri yürütüyoruz. İnsanın, hele çocuğun olduğu yerde biz başka bir ölçü aramayız. Dünyadaki tüm donörler arasında Türkiye, Amerika'dan sonra ikinci sırada. Ayrıca GSMH'ya oranla değerlendirdiğimizde Türkiye birinci sırada. Biz mağdur ve mazlumların yanında yer almaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
"Emin olun siz isterseniz olur"
Çocuklardan bir istekte bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kendi ülkelerinizde geleceğin yöneticisi olacak sizlerden benim bir ricam var, lütfen sorumluluk sahibi olduğunuzda bugün sizin yaşınızda olan çocukların dünyanın diğer bölgelerinde hangi şartlarda yaşadığını unutmayın. Savaşlardan açlık ve kuraklık tehlikelerine, kötü muameleden küçük yaşta çalıştırılmaya kadar diğer çocukların hangi sıkıntılara maruz kaldığını unutmayın. Her ölüm erkendir, ama çocuk ölümü çok erkendir. Biz çocuklar yaşasın istiyoruz. Çocuklar yaşasın ki, büyüdüklerinde daha güzel bir dünyanın inşasına katkı sağlasın istiyoruz. Çocuklar sadece yaşamakla kalmasın, kendilerini güvende hissetsinler, gıdadan giyime, eğitimden sağlığa her türlü hizmeti alsınlar istiyoruz. Sizlerin desteğine ihtiyacımız var. Anne ve babalarınızdan, öğretmenlerinizden başlayarak, ülkenizdeki tüm büyüklerden dünyadaki çocukların yaşadıkları sıkıntılar konusunda daha hassas olmalarını talep etmelisiniz. Emin olun siz isterseniz olur. Kendimden biliyorum, çocuk masumiyeti karşısında yumuşamayacak hiçbir insan, hiçbir kalp yoktur. El Ele verdiğimizde dünyayı değiştirebiliriz. Sizlere güveniyorum" ifadelerini kullandı.
İŞTE O ŞİİR
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bir bölümünü okuduğu, Nazım Hikmet'in 'Kız Çocuğu' adlı şiiri şöyle:
Kapıları çalan benim
kapıları birer birer.
Gözünüze görünemem
göze görünmez ölüler.
Hiroşima'da öleli
oluyor bir on yıl kadar.
Yedi yaşında bir kızım,
büyümez ölü çocuklar.
Saçlarım tutuştu önce,
gözlerim yandı kavruldu.
Bir avuç kül oluverdim,
külüm havaya savruldu.
Benim sizden kendim için
hiçbir şey istediğim yok.
Şeker bile yiyemez ki
kâat gibi yanan çocuk.
Çalıyorum kapınızı,
teyze, amca, bir imza ver.
Çocuklar öldürülmesin
şeker de yiyebilsinler. (1956)
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Güncel, 2017.04.20 14:03