Bursa'nın tekstil sektöründe önemli değerlerini kaybettiği ortaya çıktı. Bursa, tekstil sektörünü besleyen yerli tiftik, ipekböcekçiliği, kozacılık, yerli pamuk ve doğal elyaf üretiminde sınıfta kaldı.
Rabia DENİZ/BURSADABUGUN.COM
Tekstil kenti Bursa; hayvancılıkta yerli tiftik, ipekböcekçiliği ve kozacılık, tarımda ise yerli pamuk ve doğal elyaf üretiminde sınıfta kaldı. Kimya Mühendisleri Odası Bursa Şubesi ile Tekstil Mühendisleri Odası Bursa Şubesi'nin düzenlediği Bursa 'Uluslararası Tekstil Teknolojisi ve Kimyasındaki Son Gelişmeler Sempozyumu'nun sonuç bildirgesinde Bursa'nın tekstil sektöründe önemli değerlerini kaybettiği ortaya çıktı. 10 ülkeden 25'i yabancı bin 830 kişinin katıldığı sempozyumun sonuç bildirgesi, Bursa'daki kimya ve tekstil sektörlerinin kanayan yaralarını gözler önüne serdi.
ÜRETİM VE İŞÇİLİK UZAKDOĞU'YA KAYIYOR
Tekstil üretimi ve işçiliğinin gün geçtikçe Uzakdoğu'ya kaydığını belirten Kimya Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Ali Uluşahin, "Tekstil sektörü pamuk, yün gibi ihtiyaç duyulan doğal elyaflar nedeniyle tarım ve hayvancılık sektörü yapay elyaflar nedeniyle petrokimya sanayi ile etkileşim halindedir. Boya terbiye kimyasalları açısından kimya sanayi ile etkileşen sektörler hazır giyim ve konfeksiyonda aksesuar sanayi ile iç içedir. Türkiye Tekstil, hazır giyim ve deri ihracatından yaklaşık yüzde 4 civarında pay almakta ve bu payın gelecek yıllarda yüzde 10 civarında olması beklenmektedir. Hayvancılık sektörü ile doğrudan ilgili yerli tiftik, ipekböcekçiliği ve kozacılık yeniden yaşama geçirilmeli, tarım sektörü ile doğrudan yerli pamuk üretimi ve doğal elyaf üretimi mutlaka yeniden canlandırılmalıdır" dedi.
BURSA'YA İLERİ TEKNOLOJİLER ENSTİTÜSÜ
Tekstiliyle anılan Bursa'nın en büyük eksikliğinin ileri teknolojiler enstitüsü olduğunun altını çizen Uluşahin, ülkenin yetenekli gençlerini bilim alanına çekecek evrensel bilimin ilkelerine bağlı bir yapı oluşturulması gerektiğini söyledi. Bu enstitüde üretilen bilgilerin sanayiye aktarılması gerektiğini ifade eden Uluşahin, "Marka olmayı başarmış firmaların taşeron üreticileri olmak ile yetinilmemeli markalaşma amaçlanarak özellikle hazır giyimde üretilen katma değerin yüzde 50'sinin uluslararası tedarik zincirleri yerine bizzat ülkemiz üreticilerine aktarılacağı marka ve tedarik zincirlerinin oluşturulması gerekmektedir. Tekstil sektörünün kirletici etkisi kabul edilmeli, kamu maliyet unsuru olarak değerlendirilmeli gerekli yasal düzenlemelerle hem üreticinin zarar görmeyeceği doğa ve insan sağlığının korunacağı tedbirler ivedilikle hayata geçirilmelidir" diye konuştu.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Bursa Bölge, 2013.05.31 13:12