CHP önceki Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal, 16 Nisan referandumuna ilişkin, "Asırlık bir tercih yapacağız, telafisi mümkün olmayan bir konu. Yani kararı bir defa alacağız, bir defa bir şey söyleyeceğiz. Yanlış söylersek her şeyi kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyayız" dedi.
Deniz Baykal, pazar günü yapılacak referandumla ilgi bilgi vermek amacıyla partisinin Manavgat İlçe Başkanlığı'nı ziyaret etti. CHP Milletvekili Niyazi Nefi Kara, Manavgat Belediye Başkanı CHP'li Şükrü Sözen de programda hazır bulundu. İlçe binası gelen kalabalığı almayınca Deniz Baykal caddede konuşma yaptı.
'ASIRLIK BİR TERCİH YAPACAĞIZ'
16 Nisan'da yapılacak referandumu telafisi olmayan, olağanüstü kararların alınacağı bir yol ayrımı olarak niteleyen Deniz Baykal, "Hepimiz gerçekten çok ağır sorumluluklar taşıyoruz şu anda. Alacağımız karar sadece bizim bundan sonra kalan hayatımızı değil, çocuklarımızın ve torunlarımızın da hayatını etkisi altına alacak. Asırlık bir tercih yapacağız, telafisi mümkün olmayan bir konu. Yani kararı bir defa alacağız, bir defa bir şey söyleyeceğiz. Yanlış söylersek her şeyi kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyayız" dedi.
'BU BİR VATAN MESELESİ, TÜRKİYE MESELESİ'
Referandumda verilecek oyun vatanın ve devletin tapusu olduğunu kaydeden Baykal, herkesin kendi evinin, bahçesinin ve tarlasının tapusuna sahip çıkar gibi vatanın ve devletin tapusuna sahip çıkması gerektiğini anlattı. Referandumun bir siyasi parti seçimi olmadığını anlatan Baykal, "Dün Aydın Nazilli'de bir toplantı vardı, Demokrat Parti genel başkanı genç bir çocuk yanımda. Oradan ayrıldık bize bir buluşma ayarladılar, baktım Ülkü Ocaklarının genel başkanı yanımızda. O da heyecanlı, 'Aman ha, Türkiye'ye sahip çıkalım' diyor. Doğru Yol'lusu, Anavatan'lısı 'Aman ha' diyor. 'Adalet ve Kalkınma Partili yetkililer, il yöneticisi, belediye meclis üyesi falan bu meselenin farkında' diyorlar. Niye, çünkü bu bir vatan meselesi, Türkiye meselesi, devletin geleceğinin meselesi. 100 yıllık Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceğinin tehlikeye atılıp atılmayacağı meselesi" diye konuştu.
'EYALET KONUŞULUYOR'
Kendisini dinleyenlere "Aman Türkiye'mize sahip çıkalım" diyen Baykal, iktidar partisi mensuplarının ilk başta sadece yönetim değişikliğinden bahsetmelerine rağmen cumhurbaşkanlığı başdanışmanının "Devlet halkın devleti olarak yeniden kurulacak" dediğini aktardı. Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Rejimi değiştirmenin de ötesinde, devletin kurulmasının söz konusu olduğu, devletin kurulması için de önce devletin yıkılmasının gerekeceği, 'önce devleti yıkacağız, sonra devlet kuracağız' bu düşünceler konuşuluyor. Eyalet konuşuluyor. Dışarıdan Türkiye'yi bölmeye, parçalamaya yönelik bin tane tezgah konuşuluyor. Suriye'yi, Irak'ı parçaladılar. Şimdi de fırsat bulsalar Türkiye'yi parçalayacaklar. İçeride de birileri onlara yardımcı olmak için 'biz de eyalete geçelim, eskiden de Osmanlı'da vardı eyalet' diye konuşmalar yapıyor, daha önce başbakanlık döneminde Sayın Tayyip Erdoğan."
'TRUMP'DA BİLE BU YETKİLER YOK'
Baykal, referandumda 'evet' kararıyla cumhurbaşkanına tek adamlık yetkisi verileceğini vurgularken, şunları söyledi:
"Getirilen rejim başka, başkanlık rejimi başka. Trump da bile bu yetkiler yok. Orada başkanlık rejimi var. Ama bu getirilen tek adam. Mahkeme yok, temyiz yok, itiraz yok. Kanunu o çıkarıyor tek başına. Bütün bakanlıkları isterse kapatır, yenisini istediği gibi açar. Soru sormak mümkün değil. Memurları bir günde sözleşmeli personel yapabilir. 'Memurum' diye kendini güvenceye aldığını sanma, 'evet' dediğin anda, zaten dilinin altında var, söyleyip duruyor; 'Kardeşim ne demek memurluk. Sözleşmeli personelsiniz. Ben istediğim adamı müsteşar yapacağım' diyebilir."
Deniz Baykal konuşmasının ardından vatandaşla fotoğraf çektirip Manavgat'tan ayrıldı.
'16 NİSAN'DA HAYIR DİYECEKSİNİZ ÖYLE BİR 23 NİSAN KUTLAMASI YAPACAĞIZ'
CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, Alanya Belediyesi önündeki meydanda 16 Nisan referandumu için 'hayır' mitingi düzenledi. Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı alanda Deniz Baykal çiçeklerle karşılandı. Baykal'a, üzerinde 'hayır' yazılı Alanya'nın meşhur süs eşyası olarak da kullanılan su kabağı hediye edildi.
Herkesin buraya büyük bir sorumluluk duygusu ve vatanseverlik aşkıyla geldiğini belirten Deniz Baykal, "Bir derdimiz, kaygımız, sıkıntımız var. Pazar günü oy kullanacağız, bu oy seçim, belediye başkanlığı, milletvekilliği oyu değildir. Oralarda doğru kullanılır, yanlış kullanılır, 4 yıl sonra değişir. Bu evladiyelik bir karar. Pazar günü alacağınız karar sadece sizin değil, çocuğunuzun, torununuzun da hayatını etkisi altına alacak" dedi.
'YÜZDE 49.5 OY ALMIŞ BAŞBAKANI BACAĞINDAN TUTTUN ATIVERDİN'
Tek adam siyaseti yerleştirilmek istendiğini belirten Deniz Baykal, "Tek adamı biz yaşadık sonucunu gördük. İngiliz zırhlısıyla çekti gitti. Tek adamı çevresinde herkes yaşıyor. Mübarek'i, Esad'ı, Saddam'ı, Kaddafi'yi gördük. Biz tek adam istemiyoruz. Tek adamı Türkiye aştı. Tek adamı Türkiye'nin ne kafasına, ne yüreğine sığdırırsınız, mümkün değildir" dedi. Türkiye'nin son yıllardaki ekonomik sıkıntılarından bahseden Baykal, bu memleketin tek sıkıntısının Anayasa değişikliğiymiş gibi davranıldığından bahsederek, "Yok efendim Cumhurbaşkanı sayın Sezer, rahmetli Ecevit'e anayasayı atmış, kavga etmişler 'buna son vereceğiz'. Yav otur oturduğun yerde. Siyasi hayat içinde elbette tartışma da çekişme de olur. Bunun için anayasa mı değiştirilir? 'Kitabı attı, kriz çıkardı' diyorsun sen kitabı bırak, yüzde 49.5 oy almış başbakanı bacağından tuttun atıverdin. Türkiye'de kimsenin kılı kıpırdamadı. Şaka mı yapıyorsun? Bunun için anayasa mı değişir? Laf laf" diye konuştu.
'RABİA DEĞİL 5'İNCİSİ VAR'
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'tek vatan, tek millet, tek devlet, tek bayrak' sözlerini hatırlatan Baykal, "Eee var mı itiraz eden? Anayasa değişikliği bunun için mi yapılıyor? Sanki biz federasyonuz, eyalet olacağız da tek devlet olacağız. Sanki çok bayrak isteyen var da tek bayrak olacağız. Sanki milleti birileri bölmeye çalıştıkları gayret gösterdikleri halde bölemedikleri Türk milleti parçalandı da bunlar bütünleştiriverecekler. Hadi canım sende. Ortada bir tek var da, bu söyledikleri değil. Bu söyledikleri işin karamelası, işin yumuşak, sevimli gösterecek bölümü. Elbette bu Anayasaya hayır diyenler senden çok tek devlet, tek millet, tek bayrak diyorlar. Ama sen tek bayrak, tek millet, tek vatan bunların hepsini söylüyorsun burada mesele yok ama bir tane daha var. Rabia değil bu, beş parmak, 5'inci var. Ne bu, tek adam" dedi.
17-25 ARALIK'I HATIRLATTI
İktidarın denetimden hoşlanmadığı ve anayasayla bunun çaresini bulduğunu anlatan Baykal, yeni tasarıda milletvekillerinin gensoru hakkının ortadan kaldırılacağını da hatırlatarak, şunları söyledi:
"Mesela 17-25 Aralık olaylarını bir hatırlayın. O yaşanan olaylar karşısında bir soruşturma yapmak, bir gensoru vermek, hükümeti sarsmak gerekmiyor muydu? Gerekiyordu değil mi, bu bir haktı, görevdi değil mi. E onu yaptılar, ne oldu işledi mi? Parmaklar kalktı 'hayır gerek yok' denildi, değil mi? Peki şimdi işlemedi diye bu hakkı kaldıralım mı?"
'PAZAR GÜNÜ OYUMU HAYIR OLARAK KULLANACAĞIM'
Konuşmasında iktidarın devletin tüm imkanlarını referandum kampanyasında kullandığı eleştirilerinde bulunan ve Antalya'da twitter'dan 'evet' oyu vereceğini açıklayan kaymakam ve savcıyı da hatırlatan Deniz Baykal, "Bunlar yetti bir de Antalya savcısı çıktı. Yani şimdi devletin kademeleri kuyrukta. Devletin-milletin parasıyla, ayıp olmuyor mu, bu kadar tek taraflı kampanya" dedi. Baykal, pazar günü eşi ve kızıyla birlikte giderek oyunu 'hayır' olarak kullanacağını belirterek, "Ben hayırcıyım ama bana terörist diyenin alnını karışlarım. Anamızın ak sütü gibi aktır, helaldir hayır" dedi.
'EVET ÇIKARSA KARGAŞA VAR'
Anayasa değişikliğinin Ortadoğu ülkesi olmanın hazırlığı olduğundan bahseden Baykal, şöyle konuştu:
"Eğer bu anayasa böyle geçerse şunu bilin bunun en büyük zararını çekecekler arasında hiç şüphe yok ki evet oyu verecek arkadaşlar da var. Çünkü zarar evet mi hayır mı diye bakmaz hepimizi vurur. Kimi memur güvencesini kaybeder, kimi işçi kıdem tazminatının uçtuğunu görür. Kimisi çoluğun çocuğunun devlet dairelerindeki haklarından mahrum kaldığını görür. Evet çıkarsa evet verenlerin de, vermeyenlerin de her şeyin belirsiz noktaya geleceği açıktır. Türkiye evet çıkarsa bir belirsizlik ve kargaşa ortamına girecek. 7 bin 200 tane mevzuat değişikliği, kanun yapılacak. Tüzük, yönetmelik değişecek. Her değişiklik kime nasıl yansıyacak bilemeyeceksiniz. Evet çıkarsa kargaşa, büyük sıkıntı, belirsizlik var. Ne olacağı belli değil. Evet çıktığı zaman herkes şu an sahibi olduğu güvencenin, hukukun, hakkın bir kısmının kaybolduğunu görecektir. Ama hayır çıkarsa kimse kimseyi ütmeyecektir. Ütmek yok hayırda. Elindeki elinde kalmaya devam edecektir."
'23 NİSAN KUTLAMASI YAPACAĞIZ'
Baykal, "İnşallah 16 Nisan'da hayır diyeceksiniz ve 23 Nisan'da öyle bir 23 Nisan kutlaması yapacağız ki yerlere, göklere sığmayacağız. Sanki Alanya'da değil, sanki 2017'de değilsiniz, sanki sene 1920, sanki Ankara'da Ulus Meydanı'ndasınız. O taş mektebin merdivenlerinin üzerinde Gazi Mustafa Kemal, yanında arkadaşlarıyla dualarla, tekbirlerle, kurbanlarla meclisi açarken, sen de orada şu bayraklarla sallıyormuş gibi hissedeceksin. 29 Ekim 1923'te mecliste cumhuriyeti ilan edenlerin arasındaymışsınız gibi hissedeceksiniz. 9 Eylül'de Anadolu'nun işgalden kurtulduğu anda nasıl Mehmetçik elinde bayrakla İzmir Vali Konağı'nın çatısına böyle pıtır pıtır çıkıyor, Yunan bayrağını indirip Türk bayrağını oraya koyuyor ve sen de televizyonda onu seyrederken yüreğin kabarıyor, gözün doluyor ya, aynı duyguyla sevineceğiz. Ülkeyi, cumhuriyeti, devletimizi kurtarmış gibi sevineceğiz" diye konuştu.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Siyaset, 2017.04.14 15:14