Kültür ve Turizm Bakanlığı, 'Go Türkiye' isimli hesabından 'Ben aşılandım' videosu paylaştı. Videoda turizm çalışanlarının "Aşılıyım" yazılı maskelerden taktığı görüldü. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, "Maskenin üzerine böyle bir şey yazmaya gerek var mıydı, bilmiyorum" dedi.
AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, A Haber ekranlarında yayınlanan "Canan Barlas ile Gündem" programında dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
"KADEMELİ BİR ŞEKİLDE YOLUMUZA DEVAM EDECEĞİZ"
Kurtulmuş, tam kapanma sonrası süreçle ilgili, "Koronavirüse ait bütün veriler takip ediliyor. Tedbirler buna göre bazen sıkılıp bazen gevşetiliyor. Tam kapanma sonrası kademeli bir şekilde yolumuza devam edeceğiz. Millet olarak fedakarlık yapıyoruz. Samimi olarak muhalefetin fikirlerini dinlemeye hazırız" ifadelerine yer verdi.
"BU HAFTA OLDUKÇA KRİTİK"
1 Haziran ile ilgili de konuşan Kurtulmuş, "Uzmanlar bu haftanın çok kritik olacağını ifade ediyor. Tüm rakamlara bakılacak. Hastalığı bütünüyle ortadan kaldırmak istiyoruz. Tüm uygulamalara bakılacak ve sonrasında bir karar verilecek" sözlerine yer verdi.
"BUNU YAPMAYA GEREK VAR MIYDI?"
Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın yayınlandığı tepki çeken "Aşılandım" videosuyla ilgili de konuşan Kurtulmuş, "Bu konuda maskenin üzerine bunu yazmaya gerek var mıydı bilmiyorum. Turizm sektöründe çalışan kişilerinde bunun olması turistler için bir güvencedir. En azında psikolojik olarak rahatlatır. Ama maskeye bu yazı yazılmayabilirdi." dedi.
İsrail'in Filistin topraklarındaki faaliyetlerini vahşet ve soykırım olarak nitelendiren Kurtulmuş, Osmanlı'nın Filistin topraklarından çekildiği andan itibaren siyonistlerin faaliyetlerini yoğunlaştırdığını kaydetti. Kurtulmuş, ABD'nin Irak'ı işgaliyle başlayan süreç ve İslam dünyasının kendi iç sorunlarıyla baş başa kalmasının bölgede İsrail'e alan açtığını dile getirerek, siyonizmin dünyanın hemen her başkentinde güçlü olduğunu anlattı.
İsrail'in İslam dünyasının dağılmışlığıyla daha da cesaretlendiğini belirten Kurtulmuş, şunları kaydetti:
"Son altın vuruşu yapalım düşüncesindeler. Nedir o altın vuruş? Arz-ı mev'udu kurmaktır. Bunu kurmadan önceki son adımları ise Süleyman tapınağının inşa edilmesidir. Bunun için de Mescid- Aksa'ya saldırıyorlar. Yıllar öncesinden hazırladıkları o tünelleri, arkeolojik kazıları yaparak Mescid-i Aksa'yı yıkmak ve onun yerine Süleyman mabedini yapmak istiyorlar. Süleyman mabedinin inşası Yahudi siyonist ideolojisi için evrensel tanrı krallığının kurulmasının başlangıcıdır. Arz-ı mev'udun başlangıcıdır. Bunları yıllardır anlatıyoruz. Bunlar sanki hikaye gibi algılanıyor. İşte bunun uygulanmasını ortaya koydular. Maalesef İslam dünyası dağılmışken son adımları atmaya çalışıyorlar. Allah'a şükür onları engelleyecek olan, İslam dünyasının amiral gemisi Türkiye'dir. Cumhurbaşkanımız olayların başladığı günden itibaren, siyonistlerin yayılmacı politikalarını bilen bir ülke olarak faaliyetlerini sürdürüyor. İlk andan itibaren titizlikle küresel diplomasi uygulamaya çalışıyoruz."
Kurtulmuş, İsrail'in arz-ı mev'udu asla kuramayacağına vurgu yaparak, İslam dünyasını oluşturan halkların her şeyin farkında olduğunu söyledi. Konunun sadece Müslümanların meselesi olmadığına dikkati çeken Kurtulmuş, Kudüs'te Hristiyanların da var olduğunu anımsattı.
Türkiye'nin Kudüs'te fiili adımlar atıp atmayacağı konusunda görüşleri sorulan Kurtulmuş, şunları söyledi:
"Şüphesiz önce diplomasi. Ama gelinen noktada İsrail'in fiilen durdurulmasından başka bu zulümleri önleyecek bir yol kalmamıştır. Bunun için İslam İşbirliği Teşkilatının, Arap Liginin, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi vesaire bütün bu uluslararası platformların harekete geçirilmesi hayati önem arz ediyor. Cumhurbaşkanımızın onlarca ülkenin lideriyle görüşmeleri oldu. Burada İsrail'e fiili bir müdahale, orada bir barış gücü oluşturmak, Filistinlilerin hakkını hukukunu korumak... İnsanları kesmeye devam ediyor. Onun elini tutup zulmüne engel olmaktan başka bir çare kalmadığı görülüyor. Türkiye'nin uluslararası anlamda barış gücü oluşturulması için bu çabaların ortaya konulması lazım. Bu anlamda bu saldırganlığın birçok ülkeyi 'Artık yeter' noktasına getirdiğini düşünüyorum. Rejimler burada tereddüt etse bile ülkelerin halklarının ciddi şekilde uyanışa geçtiğini görüyorum."
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Siyaset, 2021.05.16 23:46