Tarım ilaçlarının kullanımı ile ilgili konuşan Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erkan Yaslıoğlu, ''Pestisitler, kullandığımız kimyasal ilaçlar hepsi birer zehirdir. Bunu doğru kullandığımızda zararlı ve hastalıklarla mücadele etmede gereken belli başlı beş tane ana etken konu vardır. Bunlardan ilki, doğru teşhistir. Kimyasal ilaç, oluşan çatlaklardan meyvenin içine girdiği için böyle bir durum yaşanmıştır. Tarım ilaçlarıyla ilgili olarak bazı ürünlerin ruhsat sayısı da az. Zararlı mücadelede o ürüne yönelik özel ruhsatlanan ilaçlar olmadığı için tavsiye dışı ilaçlarda kullanılıyor. Denetimlerde zor, bakanlık yetişemiyor. Uygulamayı yapan kişiler içinde risk oluşturuyor. Çiftçilerin, uygun ekipmanlarla donanmış bir şekilde bu ilaçlamayı yapması lazım. Sadece kimyasal ilaca bağlı üretim yapmak doğru değil. Olabildiğince bunu azaltmamız gerekiyor, ama tamamen vazgeçilmek mümkün değil'' dedi.
SEMA ÜSTÜNTAŞ / BURSADA BUGÜN
Zirai ilaçlar bitkinin zararlılarını kontrol etmek için birçok üretici tarafında kullanılıyor.
Kayseri'nin Yeşilhisar ilçesinde 2 yıl önce nar yedikten sonra öldüğü iddia edilen 4 yaşındaki Saliha Çakır'ın adli tıp raporu ortaya çıktı. Raporda, Çakır'ın nara sıkılan tarım ilacından öldüğü tespit edildi. Saliha'nın babası Üzeyir Çakır, "Kimyasal ilaçtan olduğu kesinleşti. Bu nardan hepimiz zehirlendik. Kızım küçük olduğu için bünyesi kaldırmadı, vefat etti" dedi.
''PESTİSİTLER, KULLANDIĞIMIZ KİMYASAL İLAÇLAR HEPSİ BİRER ZEHİRDİR''
Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erkan Yaslıoğlu, "Yeniden gündeme gelen talihsiz olay 2019 yılında yaşanmıştır. Dört yaşındaki yavrumuzu maalesef kaybettik. Öncelikle ailesine sabırlar diliyoruz. Adli tıp raporunu incelediğimizde toksikoloji sonuçlarında herhangi bir şey bulunamadığı, ama zehirli maddelerin dönüştürebildiğini gördük. Dolayısıyla yedikleri nardan alınan örnekler üzerinde pestisit kalıntıları olduğu için yorumla buraya bağlanmış oldu. Tıbbi bir neden bulunamadığı için oy birliği ile adli tıp raporu bu karara varmıştır. Pestisitler, kullandığımız kimyasal ilaçlar hepsi birer zehirdir. Bunu doğru kullandığımızda zararlı ve hastalıklarla mücadele etmede gereken belli başlı beş tane ana etken konu vardır. Bunlardan ilki, doğru teşhistir. Buna yönelik olarak uygun ilaç seçimi, doğru doz, uygun zaman ve doğru ekipmanla sağlanması gerekiyor. Bunu da uzman ziraat mühendislerinin yapması gerekiyor. Buradaki nar olayında görülen, kalsiyum eksikliğine bağlı oluşan çatlaklar da olabiliyor. Kimyasal ilaç, oluşan çatlaklardan meyvenin içine girdiği için böyle bir durum yaşanmıştır. Tarım ilaçlarıyla ilgili olarak bazı ürünlerin ruhsat sayısı da az. Zararlı mücadelede o ürüne yönelik özel ruhsatlanan ilaçlar olmadığı için tavsiye dışı ilaçlarda kullanılıyor. Denetimlerde zor, bakanlık yetişemiyor. Uygulamayı yapan kişiler içinde risk oluşturuyor. Çiftçilerin, uygun ekipmanlarla donanmış bir şekilde bu ilaçlamayı yapması lazım. Hasat süresine kadar her ilacın prospektüsünde yer alan, geçmesi gereken bir süre vardır. Bugün hasta olduğumuz zaman tıbbi ilaçları da kullanıyoruz. Doktor bize belli bir öneride bulunuyor ve ilacı ona göre tüketiyoruz. Sadece kimyasal ilaca bağlı üretim yapmak doğru değil. Olabildiğince bunu azaltmamız gerekiyor, ama tamamen vazgeçilmek mümkün değil'' dedi.
''KENDİ ÜRÜNÜMÜZÜ KENDİMİZİN YETİŞTİRMESİ GEREKTİĞİNE DAİR BİR ZORUNLULUKLA KARŞI KARŞIYAYIZ''
Prof. Dr. Erkan Yaslıoğlu, ''Gelişmiş ülkelerde bile kimyasal ilaçlar kullanılmaya devam ediyor. Alternatif olarak bazı biyolojik yöntemler var. Zararlı avcı böceklerle doğal olarak mücadele edildiği, mekanik ve teknik önlemlerle bir takım şeylerin yapıldığını biliyoruz. Örneğin herbisitler yerine zararlı otlarla mücadele etmek, iş gücüyle biraz daha emek gerekiyor. Son yıllarda gelişmiş ülkelerde de çok yaygın olan entegre mücadele yöntemleri var. Hem hastalık ve zararlı, hem de yabancı otla birlikte entegre şekilde mücadele edilen bir yöntem. Bunda erken uyarı sistemleri de oldukça önemlidir. Doğa düşmanlarına daha az zarar vererek, ekonomik zararı eşiğin altında tutacak şekilde mücadele yapılması gerekiyor. Bazı ürünlerle ekonomik olarak kimyasal mücadele yapmak zorundasınız. Yapmadığınız da sadece biyolojik mücadele ile zarar çok fazla oluyor. Dolayısıyla gelir elde edilemiyor. Pandemi nedeniyle üretimle ilgili ülkelerin uyguladığı rejimlerde de değişikler oldu. Kendi ürünümüzü kendimizin yetiştirmesi gerektiğine dair bir zorunlulukla karşı karşıyayız. Örneğin buğdayda bu yıl kuraklık nedeniyle verimlilik düştü. Geçen yıl 10 milyon tona yakın ithalat yapılmıştı. Bu yıl daha da fazla olacağını düşünüyorum. Normalde ortalama 25 milyon ton üretirken, tahminlere göre 15 milyon ton buğday üretebileceğiz. Burada kilit şey ziraat mühendislerinin işin içinde olması gerektiğidir. Uygulama, kontrol, hasat dönemine kadar olan süre zarfında da denetimin bilinçli bir şekilde yapılması gerekiyor. Bununla ilgili hem ziraat mühendislerinin sahada olacağı, hem de çiftçinin bilgilendirilip, eğitileceği sistemin kurgulanması lazım. Konuşulan konuyu dikkate alırsak toplumsal üzücü olayların yaşanmasının önüne geçmiş oluruz'' şeklinde konuştu.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Bursa Bölge, 2021.09.23 08:38