Adalet Bakanı Bekir Bozdağ bir dizi ziyaretlerde bulunmak üzere Bursa'ya geldi. Bakan Bozdağ'ın verdiği ilk ders ile Uludağ Üniversitesi 2022- 2023 Akademik Yılı Açılış Töreni gerçekleşti. Bozdağ törende, "Yeni anayasa Türkiye'nin en büyük kalkınma hareketidir" dedi.
ERCAN ÇALIŞIR - FADİME NİSA SAYAR / BURSADA BUGÜN
Uludağ Üniversitesi yeni akademik yılı Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın vereceği ilk ders ile açıldı.
Programa Adalet Bakanı Bekir Bozdağ yanı sıra Bursa Valisi Yakup Canbolat, Uludağ Üniversitesi Rektörü Ahmet Saim Klavuz, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyon Başkanı AK Parti Milletvekili Hakan Çavuşoğlu, AK Parti Bursa Milletvekilleri Refik Özen, Zafer Işık, Emine Yavuz Gözgeç, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ile çok sayıda akademisyen ve öğrenciler katıldı.
Uludağ Üniversitesi Rektörü Ahmet Saim Klavuz'un konuşmasından satır başları;
Az önce sayın Bakanım 'Heyecan yaptım' dediler. Ben de heyecan yaptım. Haftada 4-5 konuşma yapan bir rektörüm. Çok rahat konuşuyorum fakat dünden itibaren ne konuşacağım diye heyecan yaptım.
Bu benim 4'ncü Akademik Yılı açılış konuşmam. Ve son olacak. Yaş haddinden dolayı görevi ve bayrağı daha ileriye taşıyacak yeni arkadaşa devredeceğim.
2 yıla yakın bir süre pandemi sürecini yaşadık. Bu dönemde eğitim öğretimin akamete uğramaması ülkemizin bir başarısıdır. Daha önce görmediğimiz dijital eğitime geçtik. 15 günde alt yapısını kurup hatasız kazasız tamamladık. Buna katkı sunan hocalarıma, öğrencilerime ve idari personelime teşekkür ederim.
71 bine yaklaşan öğrenci sayımız var. 20 devlet, 3'te vakıf üniversitesi araştırma üniversitesi niteliği taşıyor. Bunlardan biri de Kasım ayından itibaren biziz.
İlk 10'a girmek için bir hedef koymamız lazım. 71 bin öğrencisi olan bir üniversitenin diğer üniversiteler ile aynı şartlarda mukayeseye sokmak adaletle bağdaşır mı? 6 bin öğrencileri olan üniversitelerle yarıştırılıyoruz. Bizim üniversitemiz, insan kaynağı yetiştirmenin vecibe olduğu bilincindedir. Marka şehir Bursa'nın marka üniversitesi olarak araştırma üniversitesi olarak üstümüze düşeni yapmaya gayret ediyoruz.
"BURSA ÜLKENİN YÜKSELEN YILDIZI OLACAK"
1'nci olduğumuz alan otomotiv malzeme teknolojileridir. Gıda ve arz güvenliği, sosyal bilimler, arkeoloji ve din bilimlerinde ilk 3'teyiz.
Üniversite sanayi iş birliği, üniversiteler için kaçınılmazdır. 20 yıldır her rektör bunu sağlamaya çalıştı. Bu bir kültür meselesi. Dünya sıralamasında 1200'lerdeyiz. Bizim gibi üniversiteler 1500'lerde olur. BTSO ile ULUTEK projesini beraber yürütüyoruz.
ULUTEK TEKNOSAB'ım Ar-Ge merkezi olacaktır. Görükle in trafiğini rahatlatmak için Uludağ Üniversitesinin 8 dönüm arazisini kamulaştırma çabalarını doğru bulmuyorum. Bursa ülkenin yükselen yıldızı olacak.
Çok zor bir süreçten geçiyoruz. Yatırımlar devam etse de ekonominin durumu belli. Akdeniz'de beka mücadelesi veriliyor. Valimiz ve hayirseverlerimizin desteği ile büyük projeler yapılıyor. Bundan sonra gelecek arkadaşlarda bu politikayı izlemelidir.
Hocalarımızı son 2 yıldır yorduğumuzun farkındayım. Bu yılın sonuna kadar YÖK akreditasyonu almış hale geleceğiz. Bundan sonra kalitenin üst düzeye çıkması gerekiyor.
Göreve geldiğimizde Türkiye üniversiteleri ikiye bölünmüştü. Bence bu doğru değildi. Mantıksızdı. Biz ise bölünmeyen en büyük, en kalabalık üniversitesiyiz. Cumhurbaşkanımıza bu konuda projeler sundum. İnegöl, Mustafakemalpaşa, Yenişehir ve İznik'i kapsayan butik bir üniversite, Gemlik ve Orhangazi içinde ikinci bir butik üniversite önerdim.
Yurtdışından öğrencilerimiz yüzde 10 altına düşmüyor. Dünyanın 5'ten büyük olduğunu öğretip iyi niyet elçileri olarak ülkelerine gönderiyoruz. Bunların katkısı hemen belki olmaz fakat onlar yıl sonra olacaktır.
Bursa'ya 4 devlet üniversite yakışır. Tekstil ve moda tasarımı, yaşlı bakımı, beslenme diyatetik, teknoloji tasarım gibi önemli bölümler hayata geçirilebilir. Bu araştırma üniversitesine bu yükleri yüklemeden yeni üniversiteler kurarak bu bölümlerin hayata geçirilmesi gerekmektedir.
Akademik kadrolara genç hocalar geliyor. Bu üniversite bu azim ve çalışmak ile tecrübeli hocaların birikimini bir araya getirebilirse çok güzel işler çıkarabilir. Eğitim öğretim yılının hayırlı olmasını diliyorum. Sayın Bakanımız 1988 Uludağ Üniversitesi mezunudur. Bizleri kırmadan buraya geldi. Kendisine de teşekkür ediyorum. Bilimin ve değerlerin Bursa'mızı, ülkemizi ve tüm insanlığı kucaklamasını diliyorum.
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın konuşmasından satır başları;
Yeni akademi yılı ülkemize ve Bursa'mıza hayırlı olsun. Ailemin, içinde yetiştiğim ocakta bulunmaktan dolayı heyecan içindeyim. Üniversitemizin bir mensubu ve mezunu olmaktan gurur duyuyorum. Elde ettiğimiz her başarıdan buradaki hocalarımız ile Bursa'dan öğrendiklerimizin büyük payı vardır. Öğrendiklerimiz ile ülkemize hizmet etmeye devam ediyoruz. Aradan geçen onlarca yıldan sonda burada bulunmak çok güzel.
Üniveristelerimiz bilim ve sanatın azami düzeyde yaşandığı çok büyük aydınlık yaşatan kandillerdir. Milletimizi ileri taşıdığı gibi insanlığı da ileri taşıyacaktır. Dünyanın geldiği noktada ulemanın ve akademisyenlerin katkılarıyla başlayıp devam ederek bugünlere gelmiştir. Ülkemizin daha ileri gitmesi de yine hocalarımız ve bilim ile olacaktır.
Anayasamız din, vicdan, bilim, sanat öğretilerini teminat altına almıştır. Her alandaki hürriyetin tam yaşanmasından geçer. Anayasada yazılır, ülkede yaşayanlar hissetmezse bir işe yaramaz. Her öğrenci ve bilim insan bu güvenceyi hissetmelidir.
Hürriyetler bizi olduğu gibi ülkemizi de geliştirecektir. Bilim insanlarımız ve akademisyenlerimizin aklı hür olması ülkemiz için çok önemlidir.
Çok değişik ülkelerde değişik ideolojik çatışmalara neden olduğu aşikar durumlar görülüyor. Halbuki bilim insanları ideolojik saplantılara kendini kaptırdığı zaman bir fayda etmez. Hürriyet, ideolojilere esir olmadan tüm ideolojilere eşit mesafede olabilmektir. Gelişmekte olan ülkelerde fikir ve ilimlerin gelişmesinde çok büyük engeller oluşturdu. İdeoloji, saplantı ve ön yargıya teslim olmayan aklı ve vicdanı hür şekilde öğreten, araştıran ve yazan bilim insanlarının omzunda yükselecektir. Kılıç bir fikri öldüremez. Kanun, yasa ya da yasak fikri yok edemez. Fikirlerin çatışması ancak fikir ile mümkündür. Bundan büyük kazanç elde edebiliriz. Yumrukları sıktığımızda doğru pusuladan şaşarız. Bilim insanları azami düzeyde fikri özgürlüğü yaşadığı gibi yaşatmalıdır da.
Bir parti mensubu gibi konuşan hocalarım beni etkilemezdi. Bilim ile konuştuğunda ise çok etkilenirdim. Şahsımı ve benim gibi nice öğrenci yetiştiren Ahmet Saim Klavuz hocama teşekkür ediyorum.
Yeni anayasa konusu Türkiye'nin değişmez ve değişmesi teklif edilemez konusudur. Parti programı ve siyasi gündemine almayan bir siyasi parti şu an yok. Türk milletinin ortak ihtiyacı budur. Siyaset kurumu bu ihtiyacı görüp muhtelif çalışmalar yapmıştır. 9 parti genel başkanı 1 partinin de genel başkan yardımcısı bir araya gelip bu konuda ilk adımı atmışlardı. Süleyman Demirel, Muhsin Yazıcıoğlu, Bülent Ecevit, Deniz Baykal gibi birçok önemli isim bir araya gelmiştir.
2008 yılında her partiden ikişer kişi katılımıyla uzlaşma komisyonu kurmak için MHP, AK Parti üye vermişken CHP üye vermedi ve bu komisyon kurulamadı.
2011 yılında yeni bir çağrı yapıldı. AK Parti, CHP, MHP ve BDP'den üyelerle komisyon kuruldu. Maalesef geçen zaman içinde 328 toplantı yapmışken 14 bin 900 tutanak tutuldu. Ve sonuç yine nafile. Çalışmalar CHP ve değişik partilerin kırımızı çizgileri nedeniyle görüşmelere parlementer sistem konusunda tıkandı.
2015 yılında anayasa mutabakat komisyonu kuruldu. Bu komisyonun ömrü çok kısa oldu. Hükümet sistemi tartışması nedeniyle çalışma imkanı bulamadı.
Bu çalışmalar siyaset kurumunun yeni anayasa konusunda hem fikir olduğunu fakat uzlaşma zeminin oluşmadığını açık şekilde gösteriyor. Üzüntümüz anayasanın gecikmesinedir. Yeni anayasa olmadan yeni ve büyük Türkiye olmaz. Anahtar yeni anayasadır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ilk olarak anayasa yapmıştır. Türkiye yeni yüzyılı inşa ederken yeni anayasa her birimizin ortak çıkarıdır.
4 anayasamız oldu. Bunların hiç biri olağan bir dönemde yazılmadı. Savaş, darbe gibi durumlarda yapıldı. Türkiye'de her kesimin kendini bir hissederek katkı verdiği olağan bir dönemde yeni anayasa yapmaya ihtiyacı vardır. Bu iradeyi hayata geçirmek bizim gücümüze güç katacaktır. Anayasamız en çok değişiklik yapılan anayasa olarak tarihe geçmiştir. Dil birliği bozulmuştur. Anayasadaki cümle, fırka ve maddelerin bile birbirinden çok farklı olduğu yerde dil birliğini bu anayasanın muhafaza ettiğini ileri sürmek imkansızdır. Dil birliği sağlanmış yeni anayasa Türkiye'nin bir ihtiyacıdır.
223 noktada müdahale edilen anayasa, dönemin şartlarını ve görüşlerini içine alan olumlu olmayan bütünlüksüz bir durum ortaya çıkarmıştır. 1982 anayasası ise kimseye güvenmeyen bir anayasa ortaya çıkarmıştır. Yasamaya, yürütmeye ve yargıya güvenmeyen bu anayasa, millete de güvenmiyor.
1982 anayasası hükümet seçmeyi millete vermemiştir. Güvenmemiştir. Sadece milletvekili seçme yetkisi vermiştir. Cumhurbaşkanı halkın seçtiği bir milletvekilini başbakan olarak atıyor. Buna demokratik deniyor. Başbakanını seçemeyen bir halk, cumhurbaşkanını sevmeyen bir halk, bakanını seçemeyen bir başbakan.
2014'te Cumhurbaşkanı seçme hakkını halkımıza verdik. Doğrudan halkımızın ilk seçtiği Cumhurbaşkanı ise Recep Tayyip Erdoğan'dır. Bilinen türk tarihinde 24 Haziran 2018'de ilk kez yürütmeyi halkın kendisi seçmiştir. 2023'te yapılacak seçim, yürütme organı devlet başkanı olarak seçilecek 2'nci seçimidir. Geçmişte kullanılan haklar, gelecekte kullanacağı haklardan mahsup edilemez. Cumhurbaşkanımızın adaylığı konusunda yapılan konuşmalar, gereksiz ve manasız konuşmalardır. Sayın Cumhurbaşkanımızın adaylığı konusunda herhangi bir yasak yoktur. Anayasanın verdiği hak, elden alınamaz.
Temel hak ve hürriyetler bizim anasayamızda var. 1982 anayasası ise daha çok nasıl hak sınırlanır yolu gösterir bir anayasadır. Yasamayı, yürütmeyi ve yargıyı korunaklı alanlara müdahalesi ve sınırlamasının çok net şekilde sınırlarını çizmek gerekiyor. Haklar kimsenin takdir ve insafına bırakılmayacak şekilde yapılmalıdır. Değiştire değiştire bu anayasanın darbeci ruhu ve vasfını yok edemeyiz. Madde, fıkra değiştirmekten ziyade yeni bir anayasa yapmak şart haline gelmiştir. Anayasanın
yeniden ele alınmasında fayda vardır. 223 yamalı elbise ile sokağa çıkılır mı? Bunun takdiri sizlere aittir. 223 yamalı bohçaya dönmüş bu anayasadan kurtulmak zaruridir. Yeni sivil, demokratik, özgürlükçü anayasa yapılamayışının sorumluluğu siyaset kurumundadır. Yeni anayasa ihtiyacını daha fazla geciktirmeyelim. 2'nci yüzyılın Türkiye'nin olmasını sağlamak için anayasa şarttır. Birbirine karşı adım atmayan siyasi partilere halk kırmızı kart gösterilebilir. Herkes kendi dediğinin olmayacağını bilerek, bir masada birlikte değerlendirerek en doğru olanda uzlaşacağız. Bunun kolay olmadığı da unutulmamalıdır.
Yeni anayasa Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu en büyük kalkınma hareketidir. Büyük ve güçlü Türkiye'nin açılış kapısıdır. Eninde sonunda hayata geçecektir. 2023'te oluşacak yeni parlemento milletin sesine kulak verip milletimizin onayına sunma başarısını umarım gösterir.
Bizleri sizlerle buluşturan sayın hocam Ahmet Saim Klavuz'a teşekkür ediyorum. Yeni akademik yılın hayırlı olmasını temenni ediyorum.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Bursa Bölge, 2022.10.03 11:13