Sincar'da, kadın ve kızlar DAEŞ'in eline geçmemek için toplu intihar etmiş.
Avrupa Parlamentosunun (AP) eski Milletvekili olan Ezidi Feleknaz Uca, Irak'ın Sincar (Şengal) bölgesinde Deaş'in eline düşmemek ve namusunu korumak için bazı kadın ve kızların toplu olarak dağdan atlayarak intihar ettiklerini söyledi. Uca, bir babanın ise DAEŞ'in eline düşmesin diye önce iki kızını sonra ise kendini öldürdüğünü söyledi.
Diyarbakır'da, DAEŞ'in elinde bulunan kadınların kurtarılması için kuruluşu ilan edilen, "Zorla alıkonulan kadınlar için mücadele platformu için düzenlenen toplantıya katılan AP eski üyesi ve aynı zamanda Ezidi olan Felaknaz Uca, DAEŞ'in bugüne kadar binlerce kadını kaçırıp, başlarını kestiğini ve tecavüz ettiğini söyledi. DAEŞin yaptığı vahşet ile Özgecan Aslan'ın öldürülmesinin aynı olduğunu söyleyen Uca, Irak'ta yaptığı incelemeler sırasında DAEŞ'in Şengal'de kadın ve kızlara yönelik uyguladığı vahşet ve kadın ile kızların Deaş'in eline geçmemek için yaptıklarını anlattı.
EZİDİ KADINLAR TOPLUCA İNTİHAR ETTİ
Uca, DAEŞ'in Şengal'e saldırmasından sonra çok sayıda kadın ve genç kızın kaçtıkları Şengal Dağı'nda namuslarını korumak için el ele tutuşup birlikte dağdan atlayarak intihar ettiklerini belirtti. Uca şunları söyledi:
"DAEŞ'in uyguladığı vahşet, yaptığı tecavüzlerden korunmak ve namuslarını korumak için kızlar ve genç kadınlar dağın tepesinde el ele tutuşup birlikte atlayarak canlarını son vermişler. Yine bir baba evlerinin etrafı DAEŞ'liler tarafından sarılınca kızları DAEŞ'in eline geçmesin diye önce iki kızını öldürmüş ardından da kendisinin de onların yanına gitmesi gerektiğini belirterek, silahı ile kendini öldürmüş. Yine akrabaları Avrupa'da yaşayan Hayat adlı 16 yaşındaki genç bir kız evlerinin Deaş tarafından sarıldığını görünce Avrupa'daki yakınlarına elindeki silah ile yaşamına son vereceğini söylemiş ve yakınları ile telefon ile görüşürken, tabanca ile namusunu korumak ve DAEŞ'in eline düşmemek için canına kıymış ve bu olay yakınları tarafından telefonla duyulmuştur. Kaçırılan Kürt, Ezidi, Türkmen, Arap kadınlar pazarlarda satılmış, bir kadına bir günde 20 nikah kıydırılmıştır."
7 BİN 500 KADIN KAYIP
Feleknaz Uca, DAEŞ'in elinde zorla tuttuğu kadın ve kızların sayısı ile ilgili net bir rakam olmamak ile birlikte yapılan çalışmalara göre, DAEŞ saldırıları sonrasında 5 ile 7 bin 500 kadının kayıp olduğunu söyledi. Uca, Irak Kürt Yönetimi Parlamentosu'nda kurulan komisyonların elindeki verilere göre ise, 4 bin kadının DAEŞ'in elinde olduğunu söyledi.
Kurulan platform ile ilgili hazırlanan yazılı açıklamayı okuyan HDP Şırnak Milletvekili ve DTK Genel Başkan Yardımcısı Selma Irmak, başta Sincar'da kaçırılan Ezidi, Türkmen, Süryani, Arap kadınlar olmak üzere tüm kadınların özgürlüğünü sağlamak için 'Kazanılacak özgür bir dünya, kazanılacak özgür bir yaşam var' sloganı ile mücadelelerini yükselteceklerini söyledi. Irmak, kadınlar olarak, kadınlara yönelik gelişecek tüm zorba, zulüm yöntemlerine karşı olacaklarını belirterek, "Zorla alıkonulan kadınlar için mücadele platformuna evrilmesi için kadın girişimi olarak mücadele edeceğimizi buradan deklere ediyoruz. 3 Ağustos 2014 yılında Şengal'de Deaş çetecilerinin gerçekleştirdiği katliamla kadınlara yönelik çok ağır saldırılarda bulunmuş binlerce Ezidi kadın kaçırılmış, işkencelere maruz kalmış ve köle pazarlarında satılmıştır. Satılan kadınlar birçok ülkeye pazarlanmıştır ve hala pazarlanmaya devam etmektedir. Bu kadınları pazarlarda satanlar kadar, kadınları pazarlarda alanlarda biz kadınların gözünde aynı suçu işlemiştir. Kadınlara yönelik bu saldırılar bir toplumun kırımı ve tecavüz kültürünün sonucudur" dedi.
"KADINLAR OLARAK SOKAĞA ÇIKIP İSYAN EDELİM, ARTIK YETER DİYELİM"
Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak,kadınlar olarak Özgecan'ların yaşaması için ve bir daha tür katliam ve tecavüzlerin yaşanmaması için birlikte mücadele etmenin gerekli olduğunu hatırlatmak istediğini belirtti. Kışanak, "Özgecan'dan sonra ortaya çıkan kadınların tepkisi ve duruşu son derece önemlidir.Bu bir dönem noktası olabilir. Biz kadınlar hep beraber sokağa çıkıp isyan edip artık yeter diyen bir tutumu ele alarak kadılara yönelik cinayetleri, tecavüzleri ve saldırıları durdurabiliriz. Bunun potansiyeli var, imkanları var. Özgecan'ın katledilmesinden sonra ortaya çıkan kadınların duruşu, yükselen sesler bunu göstermiştir. Bu konuda şimdiye kadar kadına ne yapması gerektiğini ve nasıl yaşaması gerektiğini tarif edenler artık susmalılar. Eğer birine nasıl davranması ve nasıl yaşaması gerektiği tarif ediliyorsa oda erkeklik zihniyetidir. Kumu gücünü elinde bulunduranlar, yönetme yetkisini elinde bulunduranlar, kamuoyu oluşturma imkanına sahip olanlar, topluma rol ve model olanlar toplumu yönlendirenler lütfen artık kadınlara nasıl yaşamaları, nasıl davranmaları, nasıl giyinmeleri ve nasıl gülmeleri konusunda bir tek cümle dahi söylemesinler. Duymak istemiyoruz, bu kadar kışkırtılmış, canavarca hislerle donatılmış erkeklik saldırganlığı ortada dolaşırken kadını terbiye etme yaklaşımından vazgeçsinler. Terbiye etmek istiyorlarsa bu canavarlaşmış erkekliği terbiye etsinler" dedi.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Dünya, 2015.02.16 15:18