Doğu Anadolu'da yaz mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte birbirinden farklı iki dikkat çekici gelişme yaşandı. Kars'ta yükselen baraj suları yıllar önce boşaltılan eski bir köyü tamamen görünmez hale getirirken, Erzincan'da tulum peyniri üreticileri aylar sürecek yayla mesaisine başladı. Bir tarafta suyun altında kalan anılar, diğer tarafta yüksek rakımlı yaylalarda başlayacak üretim heyecanı bölgedeki yaşamın farklı yüzlerini ortaya koydu.
Kars'ın Sarıkamış ilçesinde bulunan Karakurt Barajı'nda su seviyesinin en üst noktaya ulaşmasıyla birlikte eski yerleşim alanları tamamen göl sularının altında kaldı. Aynı günlerde Erzincan'da ise üreticiler, doğal ortamda yetiştirilen koyunlardan elde edecekleri sütlerle meşhur Erzincan tulum peynirini üretmek için yaylalara doğru yola çıktı.
Karakurt Barajı'nda Yükselen Sular Köyün İzlerini SildiSarıkamış sınırlarında bulunan Karakurt Baraj Gölü'nde doluluk oranının yüzde 100'e ulaşmasının ardından kontrollü tahliye süreci başlatıldı. Ancak su seviyesindeki artış, yıllar önce tahliye edilen eski köy yerleşiminin tamamen sular altında kalmasına neden oldu. Bölgeden geriye yalnızca cami minaresinin üst kısmı görünür halde kaldı.
Havadan kaydedilen görüntülerde, geçmişte insanların yaşadığı alanların artık geniş bir göl görünümüne büründüğü dikkat çekti. Evlerin bulunduğu bölgelerin tamamen kaybolduğu manzara, bölge sakinlerinde derin bir hüzün oluşturdu. Suyun ortasında tek başına kalan minare ise yılların hatırasını taşıyan sessiz bir simgeye dönüştü.
Köyde uzun yıllar yaşayan vatandaşlar, çocukluklarının geçtiği sokakların bugün tamamen görünmez hale gelmesini buruk duygularla izliyor. Bölge halkı, bir zamanlar hayatın sürdüğü alanların artık yalnızca hafızalarda yaşadığını dile getiriyor.
"Çocuk Sesleri Yerini Sessizliğe Bıraktı"Eski Karakurt sakinlerinden Ahmet Can Çetinkaya, köyün geçmişte oldukça canlı bir yaşam alanı olduğunu anlattı. Çetinkaya, yıllar önce sokaklarda oynayan çocukların seslerinin yankılandığını, bugün ise aynı noktada yalnızca suyun görüldüğünü söyledi.
Köy camisinin tamamen göl altında kaldığını belirten vatandaşlar, uzaktan görülebilen minare ucunun kendileri için büyük anlam taşıdığını ifade ediyor. Bölge sakinleri, yaşadıkları değişimin yalnızca fiziksel olmadığını, aynı zamanda anıların da zamanla suyun altında kaldığını düşünüyor.
Özellikle dron ile çekilen görüntüler sosyal medyada geniş yankı uyandırırken, ortaya çıkan manzara birçok kişi tarafından "zamana karşı kaybedilen bir yaşamın izi" şeklinde yorumlandı.
Erzincan'da Yayla Göçü BaşladıDoğu Anadolu'nun bir diğer dikkat çeken gelişmesi ise Erzincan'da yaşandı. Türkiye'nin en önemli yöresel lezzetleri arasında gösterilen Erzincan tulum peynirinin üretimi için hazırlık yapan üreticiler, yaz sezonunu geçirmek üzere yüksek rakımlı yaylalara doğru hareket etti.
Akyazı Mahallesi'nde başlayan hareketlilikte üreticiler, koyunlarını ve aylardır kullanacakları yaşam malzemelerini kamyonlara yükleyerek yayla yoluna çıktı. Aileleriyle birlikte göç eden üreticiler, yaz boyunca doğayla iç içe bir yaşam sürecek.
Yaylalarda doğal otlarla beslenen koyunlardan elde edilen sütler, geleneksel yöntemlerle işlenerek Erzincan tulum peynirine dönüştürülecek. Bölgedeki üreticiler, bu sürecin hem kültürel mirası yaşattığını hem de bölge ekonomisine ciddi katkı sağladığını belirtiyor.
Doğal Erzincan Tulum Peyniri İçin Yoğun Mesai BaşlıyorÜretici ve kamyon şoförü Özcan Çakmak, kış aylarının ardından yeniden yayla dönemine girdiklerini belirterek üreticilerin büyük bir hazırlık yaptığını söyledi. Çakmak, yaylalarda yapılacak üretimin doğal ve kaliteli peynir açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.
Üreticilerin tamamen doğal ortamda koyun sütü sağacağını aktaran Çakmak, geleneksel maya kullanılarak hazırlanan Erzincan tulum peynirinin Türkiye'nin birçok noktasında yoğun ilgi gördüğünü dile getirdi. Tarım ve hayvancılığın desteklenmesinin üretici açısından kritik olduğunu vurgulayan Çakmak, üretimin güçlenmesinin ülke ekonomisine de olumlu katkı sağlayacağını ifade etti.
Kamyon şoförü ve üretici Sefer Demirol ise yayla sezonunun başlamasıyla birlikte bölgede hareketliliğin arttığını belirtti. Demirol, yaz aylarının sonunda üreticilerin yeniden köylerine döneceğini söyledi.
Yağışlı Hava Nedeniyle Yayla Sezonu GeciktiÜreticilerden Naim Uyrun, bu yıl etkili olan yağışlar nedeniyle yaylaya çıkış sürecinin önceki yıllara göre daha geç başladığını anlattı. Yaklaşık yedi aylık köy yaşamının ardından yeniden yaylalara ulaştıklarını ifade eden Uyrun, artık sağım döneminin başlayacağını ve peynir üretiminin hız kazanacağını belirtti.
Üretici Özkan Beydili de kış boyunca hayvanların bakımını köylerde sürdürdüklerini, havaların ısınmasıyla birlikte yeniden yayla düzenine geçtiklerini söyledi. Mustafa Beydili ise bu sezon Sivas tarafındaki yaylalarda üretim yapacaklarını ve yaz boyunca tulum peyniri üretimine devam edeceklerini aktardı.
Doğu Anadolu'da aynı günlerde yaşanan bu iki farklı hikâye, bölgenin hem doğayla mücadelesini hem de geleneksel yaşam kültürünü gözler önüne serdi. Bir tarafta sular altında kalan geçmişin izleri dikkat çekerken, diğer tarafta yaylalarda başlayan üretim telaşı yeni sezonun bereket umudunu beraberinde getirdi.
Kaynak: IHA
Güncel, 2026.05.20 09:11