İş yerinde yaşanan bir tartışma, çalışan açısından ağır bir sonuçla noktalandı. Vardiya amirine fiziki saldırıda bulunan işçinin iş sözleşmesi tazminatsız şekilde feshedilirken, açılan dava Yargıtay'a kadar taşındı. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işverenin fesih işlemini haklı bularak işçinin tazminat talebini reddeden kararı onadı.
İş yerlerinde çalışanlar arasında yaşanan tartışmalar zaman zaman hukuki uyuşmazlıklara dönüşebiliyor. Özellikle tartışmanın fiziki saldırıya ulaşması halinde işverenin iş sözleşmesini feshetme hakkının bulunup bulunmadığı ise önemli bir hukuki tartışma konusu oluyor.
Balıkesir'de bir iş yerinde yaşanan olayla ilgili açılan dava, bu konuda dikkat çeken bir Yargıtay kararına konu oldu. Bir işçinin vardiya amiriyle yaşadığı tartışma sırasında fiziki müdahalede bulunması üzerine iş sözleşmesi tazminatsız olarak sona erdirildi. İşçi ise feshin haksız olduğunu savunarak kıdem ve ihbar tazminatı talebiyle mahkemeye başvurdu.
Dosyanın ilk derece mahkemesinden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi'ne, ardından da Yargıtay'a taşınmasıyla birlikte işçinin davranışının iş hukuku açısından nasıl değerlendirilmesi gerektiği konusunda önemli bir karar ortaya çıktı.
Tartışma sırasında elindeki cisimle vurduDava konusu olay Balıkesir'deki bir iş yerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre işçilerden biri, vardiya amirinin kendisine karşı adil davranmadığını ileri sürerek tartışma yaşadı.
Tartışmanın büyümesi üzerine işçi, vardiya amirinin başına elindeki bir cisimle vurdu. İş yerinde yaşanan olayın ardından durum tutanak altına alındı ve olaya ilişkin tanıkların bulunduğu belirtildi.
İşveren, yaşanan fiziki saldırının iş ilişkisi açısından kabul edilemeyecek nitelikte olduğunu değerlendirerek çalışanın iş sözleşmesini tazminatsız şekilde feshetti.
İşçi ise bu karara itiraz etti.
"Kendimi savundum" diyerek dava açtıİşten çıkarılmasının ardından mahkemeye başvuran çalışan, olayın işveren tarafından aktarıldığı şekilde gerçekleşmediğini savundu.
Davacı işçi, olay sırasında karşı tarafın kendisine küfür veya hakaret etmediğini ancak tehditvari biçimde konuşarak üzerine yürüdüğünü ileri sürdü. Bu nedenle kendisini savunmak amacıyla hareket ettiğini belirten işçi, iş sözleşmesinin haksız şekilde feshedildiğini iddia etti.
Bu gerekçelerle kıdem ve ihbar tazminatlarının kendisine ödenmesini talep etti.
İşveren tarafı ise olayın iş yerinde meydana geldiğini, yaşananların tutanakla kayıt altına alındığını ve olaya tanık olan kişilerin bulunduğunu belirterek davanın reddedilmesini istedi.
İlk mahkeme işverenin haklı feshi kanıtlayamadığına karar verdiDavaya iş mahkemesi sıfatıyla bakan Kepsut Asliye Hukuk Mahkemesi, tarafların iddialarını ve olayın gelişimini değerlendirdi.
Mahkeme, eldeki deliller kapsamında kavganın kim tarafından ve hangi nedenle başlatıldığının kesin biçimde ortaya konulamadığı kanaatine vardı. Ayrıca işçinin saldırısında haksız tahrik koşullarının bulunduğunun da yeterince ortaya konulamadığı değerlendirildi.
İşverenin, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ispatlayamadığı sonucuna ulaşan yerel mahkeme, işçinin davasını kabul etti.
Bunun üzerine çalışanın kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığına karar verildi.
Ancak dosyanın sonraki aşamasında karar değişti.
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi kararı değiştirdiİşverenin yaptığı istinaf başvurusunun ardından dosya Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi tarafından incelendi.
Bölge Adliye Mahkemesi, olayın yalnızca karşılıklı bir tartışma olarak değerlendirilmemesi gerektiği kanaatine vardı. İşçinin gerçekleştirdiği fiziki saldırının iş hukuku bakımından "sataşma" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine hükmeden mahkeme, işveren açısından haklı fesih şartlarının oluştuğu sonucuna ulaştı.
Bu değerlendirmeyle birlikte ilk derece mahkemesinin işçiye kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesine yönelik kararı kaldırıldı.
İşçi ise Bölge Adliye Mahkemesi kararını kabul etmeyerek dosyayı temyiz etti.
Yargıtay'dan dikkat çeken onama kararıDosyanın temyiz incelemesi Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından yapıldı.
Daire, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi tarafından verilen kararı hukuka uygun buldu. Böylece işçinin tazminat taleplerinin reddedilmesi yönündeki karar kesinleşme yolunda önemli bir aşamadan geçti.
Yargıtay kararında, tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, dosyada bulunan belgeler, uygulanması gereken hukuk kuralları ile yargılama ve ispat sürecinin birlikte değerlendirildiği belirtildi.
Yapılan incelemenin ardından Bölge Adliye Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldı.
İşçinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü itirazların da kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı değerlendirilerek karar oy birliğiyle onandı.
İş yerinde fiziki saldırı tazminat hakkını etkileyebiliyorYargıtay'ın bu kararı, iş yerinde yaşanan tartışmaların hangi noktada işveren açısından haklı fesih gerekçesine dönüşebileceğini bir kez daha gündeme getirdi.
Kararda belirleyici olan noktalardan biri, tartışmanın yalnızca sözlü bir anlaşmazlık olarak kalmaması ve çalışanın iş arkadaşına yönelik fiziki saldırıda bulunması oldu. Bölge Adliye Mahkemesi bu davranışı "sataşma" kapsamında değerlendirirken, Yargıtay da yapılan hukuki değerlendirmede bozmayı gerektiren bir durum bulunmadığına hükmetti.
Bu nedenle iş yerinde yaşanan her tartışmanın aynı hukuki sonucu doğuracağını söylemek mümkün değil. Olayın nasıl başladığı, tarafların davranışları, kullanılan ifadeler, fiziki müdahalenin niteliği, tanık anlatımları ve diğer deliller iş uyuşmazlıklarında önem taşıyor.
Balıkesir'deki olayda ise dosyadaki deliller ve yargılama süreci sonunda işçinin gerçekleştirdiği fiziki saldırı, işveren açısından haklı fesih nedeni olarak kabul edildi ve kıdem ile ihbar tazminatı talebi Yargıtay aşamasında da kabul görmedi.
Kaynak: AA
Bursa Bölge, 2026.09.06 11:44