Dil öğrenmek için gittiği Amerika'da dil öğrenmekle kalmayıp bir başarı öyküsüne de imza atan ABD'nin Erzincanlı yoğurt girişimcisi Hamdi Ulukaya, Bursa'da girişimcilik önerileri verdi. Ulukaya'nın yoğurdun Steve Jobs'u olmasındaki başarının arkasında özgüven ve alçak gönüllülük yatıyor.
Rabia DENİZ/BURSADABUGUN.COM
Uludağ Ekonomi Zirvesi'nin ikinci günü Chobani Yogurts Kurucusu ve CEO'su Hamdi Ulukaya'nın 'Girişimcilik Hikayesi, Gelecek Planları ve Girişimcilere Öneriler' konulu sunumuyla başladı. Hakkında 'Yoğurdun Steve Jobs'u' başlıkları atılan, Amerika'nın en çok satan yoğurt markası Chobani'nin kurucusu Hamdi Ulukaya, üzerinde 'satılık' yazan yoğurt fabrikasının hayatını değiştirdiğini söyledi. Ulukaya'ya unvanını kazandıran hikayesi, 2005'te Kraft Food'un boşalttığı 120 yıllık fabrikayı satın alarak işe başlıyor. İki yıl süren küçük çaplı fason üretimin ardından 2007'de kendi markasıyla New York'un merkezindeki marketlere mal vermeye başlamasıyla sadece kendi dünyasını değil, Amerikan yoğurt pazarını da değiştiren 'Chobani' bugün 1 milyar doları aşan cirosuyla ABD'nin en büyük yoğurt markası...
"YOLUN GÖRÜNMESİ SİZİN İLK HAREKETİNİZE BAĞLI"
Girişimcilikte başlangıç aşamasının çok önemli olduğunu belirten Ulukaya, "Bizim ofislere giderseniz ilk girişte 'hadi duvarları boyamaya başlayalım' yazar. Bu bir başlangıçtır. Bir işe başlamak çok iyi bir şey. Yolun görünmesi sizin hareketinize bağlı, yürümeye başlamanız, çalışırken düşünmeniz gerekiyor. Açtığım fabrikanın ilk halini gördüğünde kapatmaya çalışıyorlardı. İçindeki 55 tane işçi makinelerini kapatıyordu. Mezarlığı andıran bir hali vardı fabrikanın. Amerika'da bir banka küçük işletmelere yüzde 50'sini garanti ederlerse yüzde 40'ını verip girişimcilerden de yüzde 10'unu istiyor. Biz bunu yaptık 15 Ağustos 2005'te ben bu fabrikayı aldım. 55 kişi içinden en iyi 4 tanesiyle yola çıktım. Fabrikanın dışındaki boyaların dökülmüş olduğunu gördüm ve boyacıya gidip boya kutusu ve fırça aldım beraberce şu binayı boyayalım dedim. Boyamaya başlayınca aklımıza dünya kadar fikir gelmeye başladı" dedi.
TOPLUMUN İÇİNDE OLUN!
İş adamlarının, sanayicilerin ve girişimcilerin toplumdan ayrışmaması gerektiğine dikkati çeken Ulukaya, "Benim hikayemde Anadolu'yu bulursunuz ve bu işlerin çok da zor olmadığını görürsünüz. Girişimcilik iş adamlığı toplumdan ayrıştırılmamalı ki toplumun herhangi bir yerinde her genç isterse girişimci olabileceğini düşünebilsin. Bu yükümlülük en önce iş adamlarına düşüyor. İş adamlığı, sanayici girişimci gibi bir tabaka var. Bunun olmaması lazım" diye konuştu.
GÜVEN VE ÇALIŞANA SAYGI
Başarının arkasında özgüven ve alçak gönüllüğün geldiğine işaret eden Ulukaya, "Herkes girişimci olabileceğini düşünebilsin. Özgüven ve alçakgönüllülük çok önemlidir. Benim ne yapabileceğimden haberim yoktu. Bu yolculuğum başladığında meğer ne hazineler varmış. Güven ve çalışana saygı çok önemlidir. En çok övündüğüm şey ise biz bu işi kurarken ilk girişe bu yoğurttan yaptığımız karın yüzde 10'unu geri verecektir. Bu benim ilk prensibimdi. O zaman vadetmek kolaydı. Bekara karı boşamak kolaydı. Annemin adına kurduğum vakfın aracılığıyla Türkiye'nin her tarafında kütüphane açtık. Bazı ülkelerde okul açtık. Bunun geri dönüşümü her şeyin üstündedir. Şirketler yazılı kurallarla değil liderlerle yönetilir. Doğal ürünün öncüsüyüz. Herkes güzel, iyi yesin fiyatı uygun olsun dedik" ifadelerini kullandı.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Bursa Bölge, 2014.03.22 09:52