TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Akif Hamzaçebi başkanlığında toplandı.
Hamzaçebi, gündeme geçmeden önce, üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.
AK Parti Mersin Milletvekili Ali Cumhur Taşkın, dünyada 1,5 milyar insanın çölleşme ve erozyon sorunuyla karşı karşıya olduğunu belirterek, Türkiye'nin de bu alanda hassas bir konumda bulunduğunu söyledi.
MHP Hatay Milletvekili Mehmet Necmettin Ahrazoğlu, sigara kaçakçılığı hakkındaki konuşmasında, kaçakçılığın ülkenin ekonomik ve sosyal hayatını olumsuz etkilediğini, ayrıca teröre finansman sağlayan çok boyutlu ve aktörlü bir konu olduğunu bildirdi. Tütün kaçakçılığının 2010 yılından sonra daha da çoğaldığını dile getiren Ahrazoğlu, bu tehdidin gün geçtikçe arttığına dikkati çekti.
CHP Bursa Milletvekili Ceyhun İrgil, Türkiye'nin sağlık tablosu konusundaki konuşmasında, sağlıkta dönüşüm programının bir felakete dönüşmekte olduğunu iddia etti. Randevu sisteminde yığılmaların olduğunu savunan İrgil, çeşitli sorunlar nedeniyle bazı tedavilerde eksiklikler yaşandığını savundu.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Manisa'da yine 69 askerin yemekten zehirlendiğini belirterek, bir ay içerisinde meydana gelen bu üçüncü vakanın da münferit ve basit bir vaka olarak ele alınamayacağını kaydetti.
HDP Mardin Milletvekili Erol Dora, partisinin bazı milletvekillerinin ve CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'nun tutuklanmasının, anayasaya ve AİHM içtihatlarına aykırı olduğunu iddia etti.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Manisa'da askerlerin yemekten zehirlenmesine de değinerek, bu konuda daha önce CHP olarak verdikleri araştırma önergesinin kabul edilmediğini anımsattı. Özel, bu konunun sebeplerinin tespit edilmesi çağrısında bulundu.
Özel, Genel Kurula katılan milletvekillerinin yoklamasına ilişkin Meclis Başkanlık Divanı kararında tahrifat yapıldığını savunarak, bununla CHP'nin, Enis Berberoğlu'nun tutuklanmasına tepki yürüyüşüne katılan milletvekillerinin Mecliste yok yazılıp yürüyüşün direncinin kırılmaya çalışıldığını ileri sürdü. Özel, kendilerine gönderilen Başkanlık Divanı kararının yer aldığı evrakta sahtecilik yapıldığını iddia etti.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, konunun inceleneceğini belirterek, "Ama daha ne olduğu anlaşılmadan hemen sahtecilik filan gibi hüküm vermek doğru değil. Bakılsın, Başkanlık Divanı ne olduğuna ilişkin değerlendirmeyi yapsın." diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Akçay, "15 Haziran 2017 tarihli Başkanlık Divanı kararında, bu dikkat çekici durumun Başkanlık Divanı tarafından yeniden değerlendirilerek bu tereddüdün açıklığa kavuşturulmasında biz fayda görüyoruz." ifadesini kullandı.
Başkanvekili Hamzaçebi, toplantı ve karar yeter sayısına ilişkin esasların Anayasa'nın 96. maddesinde yer aldığını, İçtüzüğün 57. maddesinin ise yoklamaya ilişkin hükümleri içerdiğini belirterek, Genel Kurul toplandığında, birleşimi yöneten başkanvekili müşahede yoluyla yoklama yapıp, "toplantı yeter sayısı vardır" dediğinde, milletvekillerinin tamamının Genel Kurulda var sayıldığını hatırlattı.
Söz konusu Başkanlık Divanı kararına göre ise müşahede ile yapılan yoklama dahil o gün içerisinde yapılan yoklamaların hiçbirinde olmaz ise milletvekilinin yok sayıldığını aktaran Hamzaçebi, "Bu müşahede ile yapılan yoklamanın yürürlükten kaldırılmasıdır. Başkanlık Divanının buna yetkisi yoktur. Böyle bir kararı Başkanlık Divanı almış olabilir, ama yetki hukuksuzdur." değerlendirmesinde bulundu.
Hamzaçebi, bu durumun, Anayasa'nın 84. maddesine de aykırı olduğunu bildirdi.
Bu arada, partilerin grup başkanvekilleri ve Hamzaçebi, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'i, ölümünün 2. yılında andı.
Genel Kurul'da CHP milletvekilleri, sıraların "adalet" yazan pankartlar bıraktı.
TBMM Genel Kurulunda HDP'nin, şehir hastanelerinin sorunlarına ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi kabul edilmedi.
Danışma Kurulu toplanamadığından Genel Kurulun onayına sunulan öneri üzerinde söz alan CHP BursaMilletvekili Erkan Aydın, şehir hastanelerinin yeni rant alanlarına yol açtığını ileri sürdü.
"Sağlıkta dönüşüm projelerine artık ticarethane gibi bakılıyor" diyen Aydın, iktidarın yanlış uygulamaları nedeniyle sosyal devlet anlayışından uzaklaşıldığını, sağlık hizmetinin, parası olanın alabildiği bir hizmete dönüştüğünü savundu.
MHP Antalya Milletvekili Ahmet Selim Yurdakul da şehir hastanelerine "cebimizden para çıkmadan hastane sahibi olduk" anlayışıyla bakmayı doğru bulmadığını, özellikle yabancı yatırımcının bu hastaneleri neye karşı yaptığının, neye karşı ortak olduğunun iyi sorgulanması gerektiğini vurguladı.
Şehir hastaneleri için arazinin devletten verildiğini, kredinin devlet bankalarından karşılandığını, kira garantisi sağlandığını, sağlık çalışanlarının devletten temin edildiğini, yatırımcıya bunun gibi pek çok ayrıcalık tanındığına değinen Yurdakul, "Devletin üç liraya yapacağı yatırım için yabancılara 25 lira veriyoruz. Hani cebimizden para çıkmayacaktı. Bu para vatandaşın cebinden çıkıyor." dedi.
HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan şehir hastanelerinin yapımıyla ilgili yapılan anlaşmaları eleştirerek, devletin zarara uğratıldığını iddia etti.
Meclisin konuyu araştırmasının zorunlu olduğunu belirten Paylan, aksi takdirde ciddi yolsuzlukların yaşanacağını ifade etti.
AK Parti Kütahya Milletvekili Vural Kavuncu ise partisinin AK Parti sağlıkta çok önemli hizmetleri hayata geçirdiğini, bunun muhalif kesimlerin bile iktidarı takdir ettiği bir konu olduğunu söyledi.
Şehir hastanelerinin de AK Parti'nin sağlıktaki dönüşüm çalışmalarının bir parçası olduğunun altını çizen Kavuncu, vatandaşın hak ettiği, büyük kapsamlı ve lüks koşullarda hizmet veren hastaneleri hizmete soktuklarını bildirdi.
Kavuncu, muhalefetin şehir hastanelerinin yapımı ve hizmet koşulları konusunda yanlış bilgilere sahip olduğunu belirterek, bu hastanelerin yatırımcıları için doluluk ve hasta yatağı garantisi olmadığını da ifade etti.
Görüşmelerin tamamlanmasının ardından oylanan HDP Grup önerisi, kabul edilmedi.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Siyaset, 2017.06.17 16:01