Ankara'da yaşayan Serdar Vural'ın sıfır kilometre elektrikli otomobil hayali kısa sürede büyük bir mağduriyete dönüştü. Aracı teslim aldığı ilk gün yaşanan teknik arıza, aylar sürecek bir hukuki sürecin de başlangıcı oldu. Vural, aracın sürekli arıza vermesi ve uzun süre serviste kalması nedeniyle tüketici mahkemesine başvurarak "ayıplı mal" iddiasıyla dava açtı.
Olay, 2024 yılının Aralık ayında satın alınan elektrikli aracın 2025 Ocak ayı başında teslim alınmasıyla başladı. Ancak araç, henüz 10 kilometre kullanılmışken gösterge panelinde ciddi bir sistem hatası uyarısı verdi. "Elektrik devre sistemi, tamir gerekiyor" mesajı üzerine araç yetkili servise yönlendirildi.
Serviste Aylarca Süren Belirsizlik Süreci
İlk müdahalenin ardından kullanıcıya sorunun geçici olabileceği ve uyarı ışığının kendiliğinden sönebileceği bilgisi verildi. Ancak arıza zaman zaman tekrar edince araç yeniden servise alındı. Sürecin ilerleyen döneminde araç, Mart 2025'te tamamen servise bırakıldı ve bir daha kullanıcıya teslim edilemedi.
Serviste geçen sürenin giderek uzaması, tüketicinin mağduriyetini artırırken yaklaşık bir yıllık süreçte aracın onarımının tamamlanamadığı belirtildi. Bu süreçte tüketiciye farklı bir araç tahsis edilse de verilen modelin elektrikli araç yerine benzinli olması, kullanım maliyetleri açısından ek yük oluşturdu.
Tüketici Mahkemesine Taşınan Hukuki Süreç
Yaşanan sorunların çözülmemesi üzerine Serdar Vural, önce noter aracılığıyla ihtarname göndererek aracın yenisiyle değiştirilmesini talep etti. Ancak bu girişimden sonuç alınamayınca dosya Ankara 1. Tüketici Mahkemesi'ne taşındı.
Dava dilekçesinde, aracın uzun süre serviste kalmasının yasal onarım sürelerini aştığı vurgulandı. Tüketici temsilcileri, aracın yaklaşık 319 gün boyunca kullanılamadığını belirterek bunun "ayıplı mal" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Ayrıca araçtan mahrum kalınan süre için maddi tazminat talebi de dosyaya eklendi.
Servis Kayıtları ve Teknik İnceleme Talep Edildi
Mahkeme, davaya ilişkin ilk değerlendirmesinde dosyanın basit yargılama usulü kapsamında ele alınmasına karar verdi. Sürecin sağlıklı ilerlemesi için araçla ilgili tüm servis kayıtlarının incelenmesi, sigorta ve tescil bilgilerinin dosyaya eklenmesi yönünde müzekkere yazılmasına hükmedildi.
Ayrıca aracın geçmiş hasar ve kayıt durumunun da detaylı şekilde araştırılacağı belirtildi. Davanın ilk duruşmasının 2026 yılının Haziran ayında görülmesi planlanıyor.
"İkame Araç Geri Alındı, Mağduriyet Derinleşti"
Tüketici avukatı tarafından yapılan açıklamada ise sürecin giderek daha karmaşık hale geldiği ifade edildi. Serviste uzun süre kalan araç nedeniyle verilen ikame aracın geri istendiği, bunun da mağduriyeti artırdığı dile getirildi.
Ayrıca otomobil firmasının daha sonra aracı teslim almak için ihtar gönderdiği ve teslim alınmaması durumunda günlük otopark ücreti talep edileceğini bildirdiği aktarıldı. Bu durumun tüketici açısından ek bir baskı oluşturduğu savunuldu.
Tüketici Hakları ve Elektrikli Araç Tartışması
Dava, yalnızca bireysel bir mağduriyet olarak değil, aynı zamanda elektrikli araçlarda yaşanan teknik sorunlar ve satış sonrası hizmet süreçleri açısından da dikkat çekiyor. Uzmanlar, özellikle yeni nesil araçlarda servis altyapısının ve garanti süreçlerinin kritik önem taşıdığına işaret ediyor.
Serdar Vural'ın açtığı dava, benzer sorunlar yaşayan tüketiciler için de emsal niteliği taşıyabilecek bir sürecin kapısını aralarken, gözler şimdi mahkemeden çıkacak karara çevrilmiş durumda.
Kaynak: DHA
Güncel, 2026.05.18 12:34