İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin ulusal çıkarları konusunda geri adım atmayacağını belirterek ABD ile yürütülen müzakere sürecine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Sosyal medya hesabı üzerinden paylaşım yapan Pezeşkiyan, İran yönetiminin diplomatik temasları sürdürürken halkın haklarını ve ülkenin stratejik çıkarlarını temel öncelik olarak gördüğünü ifade etti.
Orta Doğu'da gerilimin yeniden yükseldiği bir dönemde gelen açıklamalar, Tahran ile Washington arasındaki temasların perde arkasına dair yeni tartışmaları da beraberinde getirdi. İran liderliği, müzakere kapısını tamamen kapatmasa da ülkenin yasal haklarından taviz verilmeyeceği mesajını net biçimde ortaya koydu.
İran'dan Müzakere Sürecine Sert MesajCumhurbaşkanı Pezeşkiyan, yaptığı açıklamada İran'ın diyalog sürecine güçlü bir iradeyle katıldığını belirterek, görüşmelerin hiçbir şekilde teslimiyet anlamına gelmediğini söyledi. Pezeşkiyan, "Diyalog teslim olmak anlamına gelmez" ifadeleriyle İran'ın müzakere masasındaki yaklaşımını özetledi.
Tahran yönetimi, özellikle nükleer faaliyetler ve ekonomik yaptırımlar konusundaki uluslararası baskılara rağmen ülkenin çıkarlarını savunmayı sürdüreceğini vurguluyor. İran tarafı, diplomatik temasların ancak karşılıklı saygı ve eşit şartlar temelinde ilerleyebileceğini savunurken, baskı politikalarının sonuç vermeyeceği görüşünü dile getiriyor.
Pezeşkiyan'ın açıklamaları, İran kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Ülkede özellikle ekonomik yaptırımlar nedeniyle oluşan baskının hafifletilmesi beklentisi sürerken, hükümetin tavizsiz söylemi dikkat çekiyor.
ABD'nin İran İçin Öne Sürdüğü Şartlar Gündem Olduİran basınında yer alan haberlere göre, ABD tarafının müzakere süreci kapsamında Tahran'a sunduğu şartlar da netleşmeye başladı. İran'ın yarı resmi haber ajanslarından biri olan Fars Haber Ajansı'nın aktardığı bilgilere göre Washington yönetimi, görüşmelerin ilerlemesi için kapsamlı talepler iletti.
Haberde yer alan bilgilere göre ABD, İran'dan yüksek seviyede zenginleştirilmiş uranyum stokunun teslim edilmesini talep etti. Yaklaşık 400 kilogramlık zenginleştirilmiş uranyumun ABD'ye verilmesi yönündeki talep, müzakerelerin en kritik başlıklarından biri olarak değerlendiriliyor.
Ayrıca İran'ın yalnızca bir tesis hariç tüm nükleer faaliyetlerini durdurması istendiği öne sürüldü. Bunun yanında İran'a ait dondurulmuş varlıkların serbest bırakılmaması ve savaşın farklı cephelerde sona erdirilmesinin de müzakere şartları arasında bulunduğu aktarıldı.
Washington'un öne sürdüğü bu maddeler, Tahran yönetiminde tepkiyle karşılandı. İranlı yetkililer, ülkenin savunma ve enerji politikalarının dış baskıyla şekillenemeyeceğini savunuyor.
İran'ın Talepleri Masadaki Yerini Koruyorİran tarafı ise müzakerelerde kendi şartlarını açık şekilde ortaya koymuş durumda. Tahran yönetimi, öncelikle bölgedeki çatışmaların sona ermesini ve özellikle Lübnan dahil farklı cephelerde savaşın durdurulmasını talep ediyor.
Bunun yanı sıra İran, yıllardır ekonomisini zorlayan uluslararası yaptırımların kaldırılmasını istiyor. Dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılması da Tahran'ın temel beklentileri arasında bulunuyor.
İran'ın dikkat çeken taleplerinden biri de savaş nedeniyle oluşan zararların tazmin edilmesi oldu. Ayrıca Tahran yönetimi, stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenliğinin uluslararası düzeyde kabul edilmesini talep ediyor.
Uzmanlara göre tarafların ortaya koyduğu şartlar arasındaki büyük farklılık, müzakerelerin kısa sürede sonuçlanmasını zorlaştırıyor. Özellikle nükleer faaliyetler, bölgesel güvenlik dengeleri ve ekonomik yaptırımlar konusunda yaşanan görüş ayrılıkları sürecin en kritik başlıkları olarak öne çıkıyor.
Kaynak: AA
Dünya, 2026.05.18 23:16