İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'daki yerleşim politikalarına karşı 12 ülke ortak harekete geçti. Fransa, İngiltere ve Kanada'nın da aralarında bulunduğu ülkeler, yasa dışı İsrail yerleşimlerinden gelen ürünlerin ticaretine yönelik ulusal yasaklar uygulayacaklarını duyurdu.
Aralarında Fransa, Birleşik Krallık ve Kanada'nın da bulunduğu 12 ülke, yayımladıkları 5 maddelik ortak bildiriyle uluslararası hukuka aykırı olan yasa dışı İsrail yerleşimlerinden gelen malların ticaretine ulusal kısıtlamalar getirildiğini ilan etti. Liderler, İsrail'in Doğu Kudüs'teki E1 yerleşim projesini "kabul edilemez" olarak nitelendirerek iki devletli çözümü tehlikeye atan adımlara karşı sert tedbirler alınacağını vurguladı.
ÜÇ ÜLKE ÖNCÜLÜK EDİYOR
Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Birleşik Krallık Başbakanı Andy Burnham ve Kanada Başbakanı Mark Carney'nin öncülük ettiği diplomatik hamleye; Danimarka, İspanya, Finlandiya, İrlanda, İzlanda, Norveç, Polonya, Portekiz ve İsveç destek verdi.
E1 PROJESİNE VE YERLEŞİMCİ ŞİDDETİNE TEPKİ
Ortak bildirinin ilk maddesinde, İsrail hükümetinin Batı Şeria'daki faaliyetlerinin iki devletli çözüm ihtimalini ciddi şekilde tehdit ettiği belirtildi. Yerleşimci şiddetinin ve yerleşim alanlarının genişlemesinin emsalsiz seviyelere ulaştığı ifade edilirken, özellikle E1 yerleşim projesi ihale çağrılarının "durumu daha da ağırlaştıran kabul edilemez bir adım" olduğu kaydedildi.
YERLEŞİM MALLARINA TİCARİ AMBARGO VE KISITLAMA
Bildirinin ikinci maddesinde 12 ülkenin, yasa dışı yerleşimlerde üretilen malların ticaretine dönük ulusal kısıtlamaları uygulamaya koyma ve Avrupa genelindeki yaptırımları destekleme kararlılığı teyit edildi. Fransa, Birleşik Krallık ve Kanada; İrlanda, İspanya, Hollanda, Norveç ve Belçika'nın bu doğrultuda daha önce aldığı kararları memnuniyetle karşıladıklarını belirterek tüm üye ülkeleri ulusal yasaklama önlemleri almaya davet etti.
"İLHAK VE ZORLA YERİNDEN EDİLMEYE KARŞIYIZ"
Yayımlanan metnin üçüncü maddesinde, New York Bildirgesi ilkeleri çerçevesinde adil ve kalıcı bir barış için harekete geçme kararlılığı yinelendi. Liderler, Filistin topraklarının ilhak edilmesine ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açacak her türlü eyleme kesin olarak karşı durulacağını ifade etti.
İSRAİL HÜKÜMETİNE ACİL ÇAĞRI
Bildirinin dördüncü maddesinde İsrail yönetimine doğrudan çağrıda bulunuldu. İsrail hükümetinin yerleşim birimlerini genişletmeye ve sivil idari yetkileri devretmeye derhal son vermesi istendi. Ayrıca, şiddet eylemlerine karışan yerleşimcilerin yargı önüne çıkarılması ve İsrail güvenlik güçleri hakkındaki iddiaların etkin şekilde soruşturulması talep edildi.
"İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM KOŞULSUZ DESTEKLENMELİ"
Beşinci ve son maddede ise İsrail'in meşru güvenlik ihtiyaçlarının tanındığı belirtilirken, Hamas'ın 7 Ekim'de gerçekleştirdiği terör saldırıları bir kez daha kınandı. Antisemitizmle müadelenin kararlılıkla sürdürüleceği vurgulanırken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları doğrultusunda İsrail ile egemen, demokratik ve yaşayabilir bir Filistin devletinin yan yana, barış içinde yaşamasını öngören iki devletli çözümün tek yol olduğu altı çizildi.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Dünya, 2026.09.08 16:13