CHP Lideri Kılıçdaroğlu, ''Enis Berberoğlu'nun toplu iğne kadar suçu yoktur. Siz kim olursanız olun hangi makamı işgal ederseniz edin CHP'ye hiç kimse kumpas kuramayacaktır'' dedi. ABD ile yaşanan vize krizine ilişkin sağduyu çağrısı yapan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, ''Amerika'nın yaptığı uygulama yanlıştır. Cezalandırılan hükümet değil 80 milyon oluyor'' dedi. İdlib operasyonuyla ilgili de konuşan Kılıçdaroğlu, TSK'nın İdlib'e gidişine destek verdiklerini belirterek, ''Türk askeri oraya gitmeli 'çatışmasızlık bölgesi' yaratmalı'' ifadesini kullandı. Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Beşiktaş kulübünün mü saha. Bizim verdiğimiz paralarla yaptılar' sözlerine tepki gösterdi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu.
CHP Lideri Kılıçdaroğlu, ''Enis Berberoğlu'nun toplu iğne kadar suçu yoktur. Siz kim olursanız olun hangi makamı işgal ederseniz edin CHP'ye hiç kimse kumpas kuramayacaktır'' dedi. CHP Lideri'nin gündeminde ABD ile yaşanan vize krizi ile İdlib operasyonu da vardı.
Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satır başları şöyle:
''Geçen hafta gruba gelirken bir grup askeri öğrenci ailesi yolumu kesti sorunlarımız var dediler. Darbe girişimi olurken Harp Okulu öğrencileri okullarında ders yapıyorlar 30 Temmuz'a kadar dersleri devam ediyor 31 Temmuz'da mezun olacaklar. O gün KHK çıkarıyorlar bunların hiçbirisi okudukları okuldan mezun olamazlar bunlara farklı üniversitelerin olmayan bölümlerinin diplomaları verildi. Bir haksızlıkla karşı karşıyalar. O KHK'yı görünce hiç kimse bunları işe almıyor. FETÖ'yü kınıyoruz ama haksızlığa uğrayan herkesin yanında olmak insan olmanın bir sonucudur. Geçen hafta Enis Berberoğlu'nun duruşması vardı müebbetle yargılandı 25 yıl hapse mahkum edildi alt mahkeme tarafından. Enis Berberoğlu'nun toplu iğne kadar suçu yoktur. Siz kim olursanız olun hangi makamı işgal ederseniz edin CHP'ye hiç kimse kumpas kuramayacaktır. Hakimler savcıları aldılar sözde hakim ve savcıları. Talimatla karar veren sarayın hakimleri ve savcılarına görev verdiler. Ama bu ülkede namuslu hakim savcılar da var. Enis Berberoğlu'nun davası bir üst mahkemede bozuldu.
Alt mahkeme diyor ki Enis Berberoğlu'na 'Sen hükümeti iktidardan etmek için çalışıyorsun.' Bir an önce serbest bırakılmasını TBMM'ye gelip görevinin başında olmasını istiyoruz. Kaçar mı? Suçsuz adam kaçar mı? Kaçtığı zaman ben bu suçu işledim anlamına gelir. Niye kaçsın? Suçu yok.
Devlet sırrı diyorlar devlet sırrı ne demektir? Derin devletin bildiği kimsenin de duymaması gereken bir sırdır. O sır hukuka aykırı ise devlet ona sahip çıkmaz. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bir yazısını göstereceğim üzerinde gizli mizli yazılı değil. İçinde mühimmatlar var diyor. Gizli diye kim söylüyor? Herkesin bildiği bir sır olay gizli olabilir mi? Fatura kime çıkıyor? Enis Berberoğlu'na. Biz elimizde belge olmadan konuşmayız. Enis Berberoğlu aylardır boşu boşuna hapishanelerde yatıyor. Bir an önce dönmesini ve görevinin başında olmasını istiyoruz.
''BİZİM TÜTÜNÜMÜZ ASLINDA BİR DÜNYA MARKASIDIR''
Bizim tütünümüz aslında bir dünya markasıdır. Cumhuriyetin ilk yıllarında ihracatın yüzde 30'unu tütün oluşturur. Bu kadar değerli olan tütün 2002'de uluslararası tekellere yenildi. 405 bin 882 aile tütünden geçiniyordu. 2015'te 7 kat küçüldü 56 bine düştü. Yabancı sigara üreticileri Türkiye'ye tütün ithal etmeye başladılar. Tütün ürünleri imalatının yüzde 89.3'ünü yabancılar oluşturuyor. Geriye kaldı yüzde 10. Şimdi yüzde 10'a da göz diktiler. Sigara üzerine yüzde 84 vergi getirdiler. İnsanlar da sigara içiyor. Kıymalık sarmalık tütün. Kağıda sarıp içecekler buna duyulan ilgi giderek arttı. Ceza hem hapis hem para cezasını öngören yeni düzenleme parlamentoya geldi. Bu topraklarda ekilen tütüne 'kaçak tütün' diyorlar doğru değil. Yerli tütün. Neresi kaçak? Hem yerlidir hem millidir. Bu tütünü çiftçinin üreticinin elinde almamak gerekiyor. Bugüne kadar tütün ürettiği için zenginleşen bir tek adam yok. CHP olarak biz Adıyamanlılar sesleniyoruz bize milletvekili vermediniz ama biz sizin yanınızdayız.
''NEDEN CUMHURBAŞKANLIĞI SARAYI'NDA GÖRÜŞÜYORSUN?''
Havaalanı yaptılar otoyol yaptılar bütçeden 5 kuruş para çıkmadı. Toplanan vergiler nereye gitti? İsraf israf israf... Altlarında uçaklar arabalar. Hangi açıdan bakarsanız bakın israfın iktidarın dokularına sindiğini görüyorsunuz. İşçiye memura versen deriz ki işçiye memura verdi. Kime verdin sen bu paraları? Namusu ve şerefi üzerine yemin eden insanlar ölümü göze alırlar namuslarından ve şereflerinden vazgeçmezler. Sayın Erdoğan Cumhurbaşkanlığı makamında Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkan Yardımcılarını ağırlıyor. Hani sen namusun ve şerefin üzerine tarafsız davranacağına dair yemin etmiştin? Çık şu milletin önüne senin için namus ve şeref ne anlama geliyor bir anlat bakalım. Adalet ve Kalkınma Partisi'nin genel merkezi yok mu? Gidersin orada görüşürsün. Neden Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda görüşüyorsun?
''DIŞ POLİTİKADA CİDDİ SORUNLAR YAŞIYORUZ''
Dış politikada ciddi sorunlar yaşıyoruz. Dış politikanın ayrı bir dili vardır. Dış politikada iktidar muhalefet olmaz. Ortak bir dil geliştirilir. İktidar olanlar dış politikadaki bütün gelişmeleri muhalefete anlatmak durumundadırlar. Dış politikada ortak bir dilimiz yok. İç politikada farklı dillerimiz olabilir. Ama dış politika böyle değil. Eğer dış politikada yanlışlar yaparsanız bunun sonuçları ağırdır.
Suriye politikası diplomasi hezimetidir. Akılcı soğukkanlı ve istişareyi elden gözden uzak tutmamak zorundayız. Amerika'da Sarraf davası var Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı tutuklu şimdi rehin alma politikasıyla sorun çözülmeye çalışılıyor. Erdoğan dış politikadan o kadar habersiz ki okuduğum zaman gözlerime inanamadım. Bir büyükelçi böyle bir karar alabilir mi? Dünyadan haberi yok. Siz alınan bir karar var ve karar ağır üzüntü verici topu sadece büyükelçinin omuzlarına yıkıyorsunuz.
''AMERİKA'NIN YAPTIĞI UYGULAMA YANLIŞ''
Amerika'nın yaptığı uygulama yanlıştır. Asla desteklemiyoruz. Binlerce öğrenci, hastalar, işadamları ABD'ye gidecek. Bütün bunların önü kesiliyor. Cezalandırılan hükümet değil 80 milyon. Sağduyunun egemen olması, akılcı politikalar üretilmesi gerekir. Her iki ülkenin de sağduyulu davranması lazım. Evet Amerika bizim stratejik ortağımız söyleniyor. Umarız kısa süre içerisinde bu kriz aşılmış olur.
İDLİB DESTEĞİ
Biz askerin İdlib'e gitmesine destek veriyoruz. Peki Türkiye bu noktaya nasıl geldi? Yanlış politikalar sonucu 4 milyon Suriyeli Türkiye'ye geldi. Şu ana kadar 30 milyar dolar harcandı. İlk kez bizim tarihimizde bu kadar ağır bir itibar kaybına uğradı. Astana'dan sonra Esed tekrar oldu Esed. Rusya ve İran kimden yana tavır aldı? Esad.
Türkiye şimdi kimden yana tavır alıyor? Esad'dan yana.. Bu nasıl oldu peki? Adamın burnunu böyle sürterler işte. İdlib'te kim var? Heyet tahrir El Şam... Bunların çekirdeğini El Nusra oluşturuyor. El Nusra'yı Erdoğan terör örgütü olarak görüyor mu? Hayır görmüyor. Tam tersine El Nusra'ya silah da gönderdiler cephane de gönderdiler.
19 Ekim 2016'da şunu diyor: Dün akşam Sayın Putin ile görüştüm ve Halep'i görüştük. Hava bombardımanın durduracaklarını söylediler. El Nusra'yı terk etmeleri konusunda ricaları oldu. Arkadaşlarımıza bu konuda gerekli talimatı verdik.
Bir terör örgütünün Halep'i terk etmesini başvurulan kişi Recep Tayyip Erdoğan.
Bedeli bu ülkenin fakir fukara çocukları ödeyecek. TSK gidecek oraya.
İdlib ile ilgili düşüncelerimizi 6 madde halinde belirtmek istiyorum:
1 Türkiye halkı AK Parti'nin yanlış Suriye politikasının bedelini ödemeye devam etmektedir. İdlib'ten gelecek her şehidin sorumlusu Recep Tayyip Erdoğan'dır.
2 İdlib'teki cihatçıların temizliği Türkiye'ye havale edilmiştir. Temizledikten sonra Esad'a teslim edecektir.
3 Bu temizliğin maliyeti çok yüksek olacaktır
4 Erdoğan'ın beslediği cihatçı örgütlerle şimdi TSK çatışacaktır. TSK'nın fırat kalkanından çok daha fazla sorunla karşılaşacağı açıktır.
5 Siviller Türkiye'ye yönelebilir
6 Cihatçı teröristlerin Türkiye'ye sızması olabilir.
BAŞBAKAN YILDIRIM'A, NURİYE GÜLMEN VE SEMİH ÖZAKÇA İÇİN ÇAĞRI
Sözlerimi önemli bir konu ile bitirmek istiyorum. Nuriye Semih için... Sadece işlerini istediler. Bir KHK ile görevlerine son verildi. Birisi şu anda hastanede birisi hapishanede. Bir baba olarak bir baba olan Sayın Binali Yıldırım'a seslenmek isterim dünyanın en haklı talebi işini istemek. Bunun için size düşen görevler vardır. Bu görevleri yerine getirirseniz büyürsünüz insanlık insan hayatı bu kadar ucuz olmamalı. Ölümle pençeleşen iki kişiye yapılan zulümdür bu zulüme kimse alet olmamalıdır. Komisyonlar kurdular ne yaparsanız yapın ama bunların bir an önce görevlerinin başına dönmesi lazım.''
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'A STAT TEPKİSİ
Ampute milli takımımız Avrupa şampiyonu oldu. Bakan hemen Erdoğan'ı arıyor. Takımı kutluyor. Beşiktaş'a teşekkür ediyoruz diyor bakan. "Ne demek diyor. Parasını biz verdik" diyor. Beyefendi sanki cebinden ödemiş. Cebinden mi ödedin sen. Ne demek parasını biz verdik. O parayı bu ülkede tüyü bitmemiş yetim ödedi. O vergiyi sen çarçur et diye ödemedi. Tek adam rejimini Türkiye'yi getirdiği nokta budur işte. Kimsin sen ya kimsin sen...
NE OLMUŞTU?
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa Futbol Şampiyonası'nda kupaya uzanan Ampute Milli Takımı'nı maç sonu telefonla tebrik etti, Teknik Direktör Uğur Özcan, takım kaptanı Osman Çakmak ve Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile görüştü. Erdoğan, telefonda, uzatmalarda attığı golle Milli Takımı şampiyonluğa taşıyan Osman Çakmak'a "Seni Milli Takım'a almak lazım. A Milli Takımdakilerde ruh yok" dedi.
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak'ın ''Beşiktaş Kulübü'ne de teşekkür ediyoruz efendim saha için, talebimizi kırmadılar'' sözleri üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Beşiktaş Kulübü'nün mü saha ya? Bizim verdiğimiz paralarla yaptılar" cevabını verdi.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Siyaset, 2017.10.10 13:56