"Milyonlarca Nefes, Teröre Karşı Tek Ses" mitingi İstanbul Yenikapı'da yapılıyor. Mitinge Cumhurbaşkanı Erdoğan, Meclis Başkanı Yılmaz ve Başbakan Davutoğlu da katılarak, birer konuşma yaptı. Başbakan Davutoğlu, 3 mesaj verdiği konuşmasında, 1 Kasım'da HDP'nin baraj altında bırakılması çağrısında da bulundu.
Saat 16:00'da başlayacak miting için öğle saatlerinden itibaren vatandaşlar alanı doldurmaya başladı. Mitingi gelenlere Türk bayrakları dağıtılırken miting alanına asılan dev pankartlarda Türkiye'nin 81 ilinin isimleri yer aldı.
Geniş güvenlik önlemlerinin alındığı mitinge Cumhurbaşkanı Erdoğan , TBMM Başkanı İsmet Yılmaz ve Başbakan Ahmet Davutoğlu da katılacak.
Cumhurbaşkanı ve Başbakan miting alanında
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu 'Milyonlarca Nefes Teröre Karşı Tek Ses' mitinginin düzenleneceği Yenikapı Miting Alanı'na helikopterle geldi.
Yenikapı Miting Alanı'nda düzenlenecek olan 'Milyonlarca Nefes Teröre Karşı Tek Ses' mitingi için vatandaşlar deniz ve kara yoluyla alana akın etmeye devam ediyor. Miting öncesi sahneye ilk olarak Uğur Işılak çıktı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu ve eşi Sare Davutoğlu, Yenikapı Miting Alanında helikopterle geldi. Alana giren Başbakan Davutoğlu ve Cumhurbaşkanı Erdoğan miting alanını dolduran vatandaşları selamladı. Cumhurbaşkanı ve Başbakan vatandaşları selamladıktan sonra protokoldeki yerini aldı.
Miting için öğle saatlerinde alana gelmeye başlayan vatandaşlar, "Şehitler ölmez, vatan bölünmez", "Türk Kürt kardeştir, ayrım yapan kalleştir" sloganları attı.
IŞILAK, KISAPARMAK VE TATLISES'İN ŞARKILARI...
Mehter marşlarının çalındığı alanda sık sık tekbirler getirildi.
Erdoğan'ın alana gelmesinden önce AK Parti İstanbul Milletvekili Uğur Işılak'ın şarkı söylediği alanda Fatih Kısaparmak'ın "Er Meydanı", İbrahim Tatlıses'in "Biz Türk'üz Biz Kürt'üz" şarkıları çalındı. İbrahim Sadri ise Milli Şair Mehmet Akif Ersoy'un "Çanakkale Şehitlerine" şiirini okudu.
Şehit aileleri ve gazilerin yer aldığı protokolde, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanında şehit savcı Mehmet Selim Kiraz'ın anne ve babası oturdu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Başkanı İsmet Yılmaz ve Başbakan Davutoğlu'nun boynuna ay-yıldızlı atkı taktığı görüldü.
DAVUTOĞLU'NDAN BİRLİK ÇAĞRISI
Mitingde halka seslenen Başbakan Ahmet Davutoğlu, özetle şunları söyledi:
Ne güzel bir ifade, "milyonlarca nefes", şimdi karşımda bir al bayrak bahçesi kurmuş olan her bir kardeşimin nefesini nefesimde, yüreğini yüreğimde hissediyorum. Bu ne muhteşem bir manzara...
Bir kısmınız Fırat-Dicle kenarında Kürtçe ninnilerle dinlediniz, bir kısmınız Meriç'te Rumeli lehçesiyle büyüdünüz, Kızılırmak'ta Orta Anadolu, Aras kenarında, Karadeniz lehçesinde ninnilerle büyüdünüz. Bugün Kafkas çocukları, Rumeli çocukları ve bütünüyle Anadolu çocukları tek bir nefes, tek bir nefes, tek bir yürek.
İşte burada sadece kardeşlik nefesi var. Sadece Yenikapı meydanındaki milyonlarca nefes değil, Türkiye'nin her bir köşesindeki 78 milyon nefes bugün aynı ritimle çarpıyor. Birlik, birlik, kardeşlik. Bu milleti bölmek isteyenlere karşı, inadına kardeşlik, kıyamete kadar kardeşlik demeye hazır mısınız?
SUYA KÜRTÇE SESLENEN...
Ben burada suya Kürtçe seslenen Fekiye Teyran'ın, çiçeğe Türkçe şiirle seslenen Yunus Emre'nin nefesini duyuyorum. Ben burada Silvan'da 30 Ağustos günü annesi ekmek al diye gönderdiği Fırat çocuğumuzun, yolda o hainlerce Silvan barajına gidecek araçlar için döşenen patlamalarla yok edilen, vücudu paramparça edilen Fırat'ın 12 yaşındaki o kardeşimizin nefesini hissediyorum. Ben burada Diyarbakır'da aziz doktor, aracı taranarak öldürülen Abdullah Biroğul'un nefesini hissediyorum. Çalıştığı çorbacıda şehit edilen Diyarbakır'lı Şeyhmuz'un nefesini görüyorum.
Bu milleti bölmek isteyen, eti kemikten ayırmak isteyen herkes kahrolsun, kahrolacak inşallah. Ve söz veriyoruz size onların hak ettiği cezayı vermek için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz.
YASAKLARI KALDIRDIK
İşte biz 13 yıldır sayın cumhurbaşkanımızın öncülüğüyle başlayan AK Parti iktidarları döneminde tek bir şey hedefledik. Yürekleri, gönülleri, nefesleri birleştirmek. Neler yaptık? 2002'de AK Parti iktidara geldiğinde OHAL vardı kaldırdık. O yıllarda Kürtçe şarkı türkü dahi yasaktı, yasakları kaldırdık. Yaylalar, mezralar Anadolu insanına kapatılmıştı. Hepsini açtık. Yaylalarda halaylar türküler söylenmeye başlandı. Kürtçe yayın yapan TRT Şeş'i kurduk. Çünkü bizim inancımızla ırkçılığın her türlü ayaklarımızın altındadır. Hiçbir ırkçılığa hiçbir ayrımcılığa izin vermedik.
Diyarbakır'da 2005'te tarihi bir konuşma yaptı. Ret politikalarını, asimilasyon politikalarını yere çalan bir meydan okuma konuşmasıydı o. Biz ne söz verdiysek hepsini yaptık. Yasakların hepsini kaldırdık. Kardeşliği ihdas edecek şekilde her türlü adımı attık ve sonra milli birlik kardeşlik projesi, çözüm süreciyle tek bir şeyi hedefledik. Türkü Kürdü Rumelilisi Mezopotamyalısı Kafkası herkes eşittir.
AYAKLANMA ÇAĞRISI YAPTILAR
Gelin bu silahları terk edin dedik, 2013. Artık silahları gömün dedik. 27 Aralık'taki konuşmayla bunu ilan etti cumhurbaşkanımız. Ama nevruz mesajına rağmen silahlı gruplar Türkiye'yi terk etmedi. Dış odaklar, kardeşi kardeşe kırdırmak isteyen odaklar Gezi provokasyonlarını başlattı. Çekilmeye başlayan gruplar, bunu bıraktılar. Daha sonra 17-25 Aralık kumpası kuruldu. Hedef açıktı. Milletin birliğini beraberliğini yok etmek. Buna rağmen biz çözüm süreci için gerekli yasal düzenlemeleri yaptık.
7 Haziran seçimlerine geldik. Burada Fetih mitinginde size hitap ettiğimizde, çözüm süreci üzerinden kardeşlik perspektifini de verdik. Ama onlar ne yaptı? 7 haziran'dan hemen sonra 8-9 Haziran'dan itibaren silahlanma ayaklanma çağrılarını yaptılar. Çetelere harekete geçin dediler. Bunu diyenler onlar değildi, onlar piyon. Bunu diyenler piyonları kullanan bazı dış odaklar.
İŞTE KARARIMIZI VERDİK
Daha 9 Temmuz'da görev bize verildikten hemen sonra ayaklanma çağrısı yaptılar. Eş başkanlar, gerekirse sırtımızı terör örgütüne dayıyoruz dediler. Bunu diyene sesleniyorum, onlar terör örgütüne dayanabilirler, ama biz İstanbul'a milletimize sırtımızı vermişiz. Sonra 20 Temmuz'da DEAŞ terör örgütü bir başka piyon, 32 vatandaşımızı katletti. Aynı gün PKK Adıyaman'da askerimizi şehit etti. DHKPC denen terör örgütü İstanbul sokaklarında şov yapmaya kalktı. 22 temmuz günü Ceylanpınar'da iki aziz polisimiz uyurken şehit edildiğinde, işte kararımızı verdik. Madem ki bize savaş ilan edilmiştir, hak ettikleri cevabı alacaklar dedik ve 23 temmuz günü huzur ve demokrasi operasyonunu başlattık.
Şimdi bizi suçlayanlar, 22 Temmuz'un sabahında o iki masum polisimiz uyurken şehit eden hainlere cevap vereceğimizi bir kez daha bilsinler. Zannettiler ki Türkiye'de geçici bir hükümet var, yönetim boşluğu var, şimdi darbe vakti dediler harekete geçtiler. 7 Haziran'dan bu yana bu ülkenin birliği için hiçbir yönetim boşluğu olmadan gece gündüz çalıştığımıza şahit misiniz?
KANDİL'DEKİ KAMPLARI YERLE BİR ETTİK
Üç ayaklı bir operasyonla, önce DEAŞ mevzilerine karşı, yerle bir ettik. Sonra Ceylanpınar'da polisimizi şehit etme talimatı veren Kandil'i ve çevresindeki bütün kampları yerle bir ettik etmeye de kararlıyız. Buradan söylüyorum, sesleniyorum. Hiç kimse bizim rehavete kapılacağımızı yada milletimizi tehdit eden bu terör odaklarına karşı işi yavaşlatacağımızı düşünmesin. Bu mücadeleyi sonuna kadar silahlar bırakılana kadar sürdürmeye kararlıyız.
BUNLARI BARAJ ALTINDA BIRAKACAKSINIZ
O zaman 1 Kasım'da çok çalışacaksınız, bunları baraj altına bırakacaksınız. Ve Melis'te yeniden birliğin sembolü olan AK Parti'yi tek başına iktidara getireceksiniz.
Dağlarımız bu çetelerden temizlenene kadar, şehirlerimizin etrafı vatandaşlarımızdan haraç alan zalimlerden teröristlerden temizleninceye kadar bu mücadele gece ve gündüz aralıksız devam edecek. 1 Kasım'a giderken seçim güvenliğini de alacağız, huzur operasyonuna devam edeceğiz.
HUZUR VE DEMOKRASİ OPERASYONU
Bu operasyonunun adını huzur ve demokrasi operasyonu koyduk. Bütün çeteler, bütün yapılanmalar, dağlarımızdaki bütün teröristler temizlenip, ülkenin her yerinde huzur hakim olana kadar bu mücadele sürecek. Şunu da ifade edeyim, hiçbir sivil vatandaşımız, Doğulu, Güneydoğulu kardeşimiz tereddüt etmesin. Devletine milletine güvensin. Onların en küçük bir zarar görmemesi için, bütün bu operasyonlarda, teröristler dışındaki hiçbir vatandaşımızın zarar görmemesi için güvenlik birimlerimiz titiz biçimde çalışıyoruz. Bütün vatandaşlarımızın tek bir tüyü, kılı bile bize emanettir. Tek bir saç tüyüne dahi dünyayı feda ederiz biz. Bütün ülkede terörle mücadeleyi yürütürken vatandaşlarımızın özgürlük alanına saygı gösterilecek.
Şimdi biz seçim güvenliğini de sağlayarak inşallah 1 Kasım'a kadar demokrasiyi yeniden sürekli ve kalıcı kılacağız inşallah.
ÜÇ MESAJ...
Size üç mesaj vermek istiyorum.
Bir, kim ne yaparsa yapsın ne olur kardeşliğimizi pekiştirelim. Allah aşkına kimse bir diğer kardeşine sen Türk müsün, Kürt müsün, kuzeyli misin diye sormasın. Allah'ın sormadığı soruyu siz sormayın. Bazı çeteler teröristler, Doğu'da Güneydoğu'daki Kürt kardeşlerimize zulüm ederken, siz batıda gördüğünüz Kürt kardeşinizi potansiyel suçlu gibi görmeyin. Bağrınıza basın. Türk Kürt kardeştir deyin. Kürt kardeşlerim hiçbir yerde kendilerini ayrımcılığa tabi olmayacağını bilsinler. Mübarek kurban bayramı yaklaşıyor. Nefislerimizi kurban edelim, ama kardeşliğimizi kurban etmeyelim. Herkes bir komşusuna selamla mukabelede bulunsun. Doğulu Batılıya, Sünni Aleviye, bayramda bir başka güzel baksın. Gözlerinizi gözlerinizin içine koyun ve deyin ki bizi rabbimiz kardeş kılmış, kim ayırabilir?
İkinci mesajımız, Türkiye Cumhuriyeti Devleti her bir vatandaşına eşit bakar ve onları korumak için ne gerekiyorsa elinden geleni yapar ve buna muktedirdir. Türkiye üzerinde operasyon yapmak isteyenler bilsinler, biz nefes alıp verirken Türkiye'nin bir santimetrekaresini bile böldürtmeyiz ayırtmayız. Her türlü oyunu bozarız.
Üçüncü mesajımız, demokrasiyi özgürlüğü mutlak yaşatacağız. Herkes tercihini yapacak. Kimse Doğu'da Güneydoğu'da olduğu gibi baskıyla seçime gitmeyecek. Her kardeşimizin oy vermek için sandıklara gidip milli iradeyi tecelli edecek şekilde hakim kılmasını istiyoruz. İşte gün bugündür. Ayağa kalkmaya var mısınız?
ERDOĞAN: BİRLİKTE TARİH YAZDIK
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise konuşmasında, yaşanan zorlukların demokratik siyasetle çözülebileceğini belirterek, 1 Kasım'da yapılacak seçim için mesajlar verdi. Erdoğan konuşmasında özetle şunları söyledi:
Bu milletin birlik ve beraberliğini tek ses olarak haykırdınız. Dosta güven, düşmana kaygı verdiniz. Hep birlikte inanıyor ve diyoruz ki, en son nefer şehit olmadan bu bayrak inmez, bu vatan bölünmez. Şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Bu vatan bize onlardan emanettir. Emanete sahip çıkacağız. Sahip çıkmak şehitlerimizin değerlerini korumakla olur.
Çanakkale geçilmez derken de, İstiklal savaşında yan yana savaşırken de kimsenin dini mezhebi sorulmadı. Birlikte tarih yazdık. 78 milyon kardeşimizin dini mezhebi etnik kimliği sorulmaz. Farklılıklarımız zenginliğimizdir.
HER SORUNUMUZU DEMOKRATİK SİYASETLE ÇÖZEBİLİRİZ
Yaşadığımız bu zor coğrafyada her sorunumuzu demokratik siyasetle çözebiliriz. TBMM, toplumsal barış ve güvenin sağlanmasının da yegâne adresidir.
Sözlerime Mehmet Akif'in sözleriyle devam etmek istiyorum.
Değil mi cephemizin sinesinde iman bir
Sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir
Değil mi ortada bir sine çarpıyor, yılmaz
Cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz
İSLAMIN SON ORDUSU
Sizler Yahya Kemal'in rabbimize şu hitabıyla inanıyorum ki bugün buradasınız. Ne diyor Yahya Kemal?: "Şu kopan fırtına türk ordusudur yarabbi, senin uğruna ölen ordu budur yarabbi, ta ki yükselsin ezanlar, ezanlarla müeyyed nâmın, galip et çünkü son ordusudur İslam'ın" diyerek dua ettiği o büyük milletin ta kendisisiniz.
BİR OLACAĞIZ, İRİ OLACAĞIZ
Kardeşlerim Hacı Bektaş Veli'nin ifadesiyle ne diyor? Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız. Milletlerin hayatlarına imtihan dönemleri vardır. Biz de millet olarak bin yıl önce bu coğrafyaya bastığımızda kesintisiz devam eden bir imtihan sürecinin adeta yeni bir safhasını yaşıyoruz. Bizim bu imtihandaki asıl gayemiz nedir? Halka hizmet, hakka hizmettir ölçüsü. Bu ölçüyü yakalamak onun adını yükseltmek en üstte tutmak için bu yolda yürüyoruz. İnsanların en hayırlısı insanlara en çok faydalı olanıdır. İlkemiz bu. Bu davanın sembolü de işte dört bir yanımızda dalgalanan şu al yıldızlı al bayrağımızdır.
SAZLA, CAZLA BU İŞ YÜRÜMEZ
Çıkmış birisi ne diyor? Bayrağa diyor saldırı mı var diyor. Daha ne olacaktı? Yalan üzerine inşa ettiğiniz bir dünyanız var. Cesetlerini kendilerine ait paçavraya saranlar ve ondan sonra da bayrağa saldırı mı var? Zorla kongrelerinizde bayrağımızı astılar. Zaman geldi bayrağımızı indirmeye kalktınız. Ama şimdi bazı beyaz Türklerin destekleriyle ayakta kalmaya çalışıyorsunuz. Sazla, cazla bu iş yürümez. Ama ben gerçek saz sahibini bir kenara koyuyorum, onlara saygım çok.
MANKURTTUR
Kim ki bu bayrağa sahip çıkıyorsa, o yerlidir, millidir, Türkiye'lidir. Kim ki bu bayrağa yan gözle bakıyorsa, indirmeye, yakmaya çalışıyorsa işte o bu vatanla da bu milletle de bağı kalmamış olan köksüz, ruhsuz, aşksız, sevgisiz bir mankurttur.
ALANA GİRENLERE TÜRK BAYRAĞI
Zeytinburnu tarafında kurulan 100'e yakın kontrol noktasından geçerek içeri alınan vatandaşlara Türk bayrağı verildi.
ERDOĞAN TWITTER'DAN ÇAĞRI YAPTI
1 milyon kişinin katılımının hedeflendiği miting öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan da resmi Twitter hesabından mesaj yayınlayarak, "Tüm vatandaşlarımızı bir olmaya, birlik olmaya, teröre karşı tek ses olmaya, Yenikapı'ya davet ediyorum" çağrısında bulundu.
Erdoğan, mitingle ilgili afişi de Twitter hesabında paylaştı.
BAZI YOLLAR TRAFİĞE KAPALI
İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nden daha önce yapılan açıklamada, Yenikapı miting alanında gerçekleştirilecek etkinlik nedeniyle bazı güzergahlarda değişikliğe gidildiği duyurulmuştu.
Saat 08.00'den itibaren Bakırköy Taşhanlar Köprü, Aksu Caddesi çıkışından Sahil Kennedy Caddesi Yenikapı Kavşak arası kapatıldı. Trafik, Bakırköy istikametine yönlendiriliyor.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Güncel, 2015.09.20 15:24