Açıklanan son verilere göre yabancılara konut satışı artarken Bursa listede 3. sırada yer almıştı. Öte yandan inşaat sektörüyle ilgili dikkat çeken bir açıklama geldi. İMKON Genel Başkanı Tahir Tellioğlu sektörde yaşanan sıkıntılara dikkat çekerek "Bıçak kemiğe dayandı" dedi.
İnşaat sektöründe darboğaz devam ediyor, artan malzeme fiyatları konuyu bir kez daha gündeme getirdi. Müteahhitler, sektörün bitme noktasına geldiğini belirtiyor.
"Bıçak kemiğe dayandı" diyen İnşaat Müteahhitleri Konfederasyonu (İMKON) Genel Başkanı Tahir Tellioğlu, fiyat artışları durdurulmazsa inşaat sektörünün krize sürükleneceğini ifade ederek, "2017 yılı başından bu yana yavaş yavaş artmaya başlayan, başta demir fiyatları olmak üzere; inşaat sektöründe kullanılan birçok önemli malzemeye son 1 yılda yüzde 70 civarında zam gelmesi, satışlar açısından da durağan olan inşaat sektörünü adeta bitirme noktasına getirmiştir." açıklamasında bulundu.
Tellioğlu, demir fiyatlarında devam eden artışa da dikkat çekerek "Kilogram fiyatı 3 TL'ye doğru yaklaşan demir çelik ürünlerindeki fahiş fiyat artışları, artık sektörün canına tak etmiştir." dedi.
2017'nin Şubat ayında kilogramı 1,6 TL seviyelerindeki ince demir fiyatı bu hafta 2,8 TL'yi aştı. İnşaat demiri ithalatında verginin 1 Ocak itibarıyla sıfırlanması fiyat artışını durdrumaya yetmedi.
İMKON Başkanı Tellioğlu, bu konunun Rekabet Kurumu tarafından ayrıca incelenerek sektörde herhangi bir kartelleşme olup olmadığının gözden geçirilmesini talep ederek şöyle dedi:
"Konfederasyonumuza bağlı alt derneklerimize üye olan veya olmayan binlerce müteahhidimizin sokağa dökülmemesi ve her geçen gün daha da artan "iş bırakma ve grev çağrısı" baskısının üzerimizden kaldırılması açısından da bir an önce demir çelik fiyat artışları durdurulmalı ve fiyatlar olması gereken yere çekilmelidir. "
BAKANLIK ONAYI BEKLENİYOR
Öte yandan Tellioğlu, sektörde sorunun sadece maliyetlerle sınırlı olmadığına da değindi.
Tellioğlu, "Yine 1 Ekim'de yayımlanan yeni Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği'nin her Büyükşehir Belediyesinin kendi bölgelerinde uygulamaya konulacak şekilde hazırlanmış hallerinin, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanmaması ve Büyükşehirlerdeki İmar belirsizliği durağan olan inşaat sektörünü ve Kentsel Dönüşümü de baltalamaktadır." dedi.
Tellioğlu'na göre inşaat sektörünün problemlerinin çözülmesi, bağlı 250 alt sektörü de hareketlendirecek ve diğer yan sektörlere de olumlu yansıyacak. İnşaat malzemesi sanayisi temsilcileri 2018'in müteahhitler için zor geçecek bir yıl olacağını belirtmişti.
Bursa yabancılara konut satışında ilk 3'te
Yabancılar, geçen yıl Türkiye'den 4,6 milyar dolarlık konut satın alırken konuta ödedikleri rakam da bir önceki yıla göre yüzde 19,4'lük artış kaydetti. Yabancıların 2017'de tercih ettiği iller arasında Bursa bin 474 konutla 3. sırada yer aldı.
İş Bankası'nın "Sektördeki Güncel Gelişmeler" başlıklı raporuna göre, Türkiye'ye ilgisi her geçen yıl artan yabancıların aldığı konut sayısı geçen yılın her ayında bir önceki döneme göre artış gösterdi.
2017 yılında yabancıların Türkiye'den aldığı konut sayısı 2016'ya göre yüzde 22,2 artarak 22 bin 234 oldu. Yabancılar geçen yıl söz konusu konutlar için ise 4,6 milyar dolar ödeme yaptı.
Yabancıların 2017'de tercih ettiği illerin başında 8 bin 182 ile İstanbul yer aldı. İstanbul'u 4 bin 707 konutla Antalya, bin 474 konutla Bursa, bin 79 konutla Yalova, 978 konutla Trabzon, 826 konutla Aydın, 817 konutla Ankara, 770 konutla Sakarya, 634 konutla Muğla, 600 konutla Mersin takip etti.
Son yıllar ele alındığında 2013'te 12 bin 181, 2014'te 18 bin 959, 2015'te 22 bin 830, 2016'da 18 bin 189 ve 2017'de 22 bin 234 adet konut satıldı.
- En fazla konut alan 10 ülke
Geçen yıl Türkiye genelinde en çok konut alan yabancıların başında 3 bin 805 ile Iraklılar geldi.
Iraklıları 3 bin 345 ile Suudi Arabistanlılar, bin 691 ile Kuveytliler, bin 331 ile Ruslar, bin 78 ile Afganistan vatandaşları takip etti.
Azerbaycan vatandaşlarının 942 konut aldığı 2017'de İngiltere vatandaşları 794, Almanlar 772, İranlılar 792, Mısırlılar 587 konut aldı. Bunlar dışındaki ülkelerden alınan konut sayısı ise 7 bin 311 olarak gerçekleşti.
- "Artış devam edecek"
Fuzul Grup tarafından yabancıya gayrimenkul satışı için kurulan Nevita International'ın Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Akbal ise yabancıya konut satışındaki artışın 2018'de de devam edeceğini söyledi.
İş Bankası'nın ilgili raporuna göre, yabancıların Türkiye'de konuta ödediği rakamın geçen yıl yüzde 19,4 artışla 4,6 milyar dolara yükseldiğini dile getiren Akbal, şu ifadeleri kullandı:
"Geçen yıl elde edilen gelirde yaşanan yaklaşık yüzde 20 artışta hükümetin vatandaşlık teşvikinin yanı sıra KDV muafiyeti etkili oldu. Ancak asıl önemlisi Türkiye'nin giderek Avrupa ve Asya arasında parlayan bir merkez haline gelmesi. Bunu öngörenler, konjonktürel tüm olumsuzluklara rağmen yatırımlarını şimdiden yapmayı sürdürüyor.
Yabancıların ilgisi üzerine biz de Fuzul Grup olarak sadece yabancılara gayrimenkul satmak üzere Nevita isimli şirket kurmuştuk. 2014'te 6,5 milyon TL ciro elde ederken, geçen yıl bu rakamı 34 milyon liraya çıkardık. 2017'de ise 120 milyon liralık satış hedeflemiştik, 150 milyon liralık satış gerçekleştirdik.Yabancılara ortalama bir evi 650 bin liradan satıyoruz."
Akbal, yabancıların 2017'de önceki yıla göre 4 bin adet daha fazla konut aldığını kaydederek, "Bahsettiğim potansiyel bu. Çevremizdeki tüm olumsuzluklara, ülkece yaşadığımız tüm talihsizliklere rağmen yabancıların Türkiye'ye ilgisi giderek artıyor." dedi.
Mütekabiliyet yasasının çıkarıldığı 2013 toplamında 12 bin konut satıldığını anımsatan Akbal, bu yasa sonrası sayının neredeyse iki katına ulaştığını vurguladı.
"Zaten bir yerde duracaktı, durdu"
Sektörde yaşanan sıkıntılara dikkat çeken bir diğer isim Sözcü yazarı Murat Muratoğlu oldu. Muratoğlu inşaat sektöründe işlerin iyi gitmediğini, "salgının hızla yayıldığını" söyledi.
Muratoğlu, "Müteahhitler, dairelerin satışlarını kendi elemanları üzerine yapıp kredi alarak inşaatları bitirme gayretinde" iddiasında bulunarak, "Kat karşılığı yapılanlar da konut satışı olarak çıkıyor karşımıza" ifadesini kullandı.
Muratoğlu'nun "Yüksek yüksek tepelerde ev satamıyorlar!" başlığıyla (10 Mart 2018) yayımlanan yazısı şöyle:
İktidarın sırtını dayadığı yegâne sektörde, inşaatta işler hiç iyi gitmiyor. Salgın hızla yayılıyor. Sektörün en büyükleri bile günah çıkarmaya başladı. Bu işin böyle devam edemeyeceğini anladı.
Zaten bir yerde duracaktı. Durdu! Memlekette çiğ köfteciden çok müteahhit olunca bu durum büyük bir kesimi şapa oturttu.
İnşaat işinin göbeği İstanbul'da kayıtlı müteahhit sayısı 60 binin üzerinde... Bütün Avrupa kıtasında bu sayı 25 bin civarında... Nüfusun Türkiye ile aynı olduğu Almanya'da müteahhit sayısı 3 bini geçmiyor.
Ya tüm Türkiye'de kaç müteahhit var? Sıkı durun; 330 bin! Tarlada yetişse, verimli olmaz böylesine... Alıcısı olsa dünyaya ihraç ederiz, paraya para demeyiz. İpini koparan inşaata başlayınca sektör sıkıntıya girdi haliyle...
Siz açıklanan satış rakamlarına bakmayın, çoğu kâğıt üzerinde gerçekleşiyor. Sahibi bile değişmiyor. Özel bankalar kredileri kesti. Kamu bankaları pek de görünmüyor hevesli... Yukarıdan gelen emirle devam ediyorlar kredi vermeye.
Müteahhitler, dairelerin satışlarını kendi elemanları üzerine yapıp kredi alarak inşaatları bitirme gayretinde... Kat karşılığı yapılanlar da konut satışı olarak çıkıyor karşımıza...
Yine de sektörün efsanesi bol... Beşe katlayacak, on beşe katlayacak... Açgözlü arsa sahiplerinin istekleri uçuyor. Lakin maliyetler de artıyor.
İnşaat sektöründe kullanılan birçok önemli malzemeye son bir yılda yüzde 70 civarında zam geldi. Sadece inşaat demiri ikiye katlandı, önlem olarak ithalatın vergisi sıfırlandı. Fiyatlar bana mısın demedi, aşağıya düşmedi.
İnşaatın frene basması demek onlarca sektörün etkilenmesini beraberinde getirir. İnşaata gaz vermek için faizlerin düşmesi gerekir. Faizler düşer mi? Neden düşsün ki?Mevcut seviyelerini koruması bile bence yeterli.
İnşaat sektörünün artık eskisi kadar kazanamadığı, satın alınan evin eskisi kadar kazandırmayacağı aşikâr... Zira durursa düşer. Bu mantıkla üretim mecburen devam eder.
Oysa konuta olan yüksek talebin ve fiyatların artışlarının başlıca sebebi sektörün yatırım kalemine dönüşmesiydi. Getirilerinin yüksek olmasıyla alternatif oluşturmasıydı.
Faizler bu kadar yükselmişken yatırımcı bu kalemi kafasından sildi. Harcanabilir geliri azalan geniş toplum kesimlerinin de konuta talebi kalmadı.
Şu anda elinde en çok konutu olanlar, bankalar... Batık kredilerini hesaplamaya çalışıyorlar. Müteahhitlerin içine düştüğü inşaat çukurundançıkması yıllar alacak. Bu iş en az dört-beş yıl böyle gidecek. Dayanacak gücü olmayan elenecek.
Yolda yürürken sağa sola bakın. Satılık ve kiralık ilanlarını bir kenara yazın. Kâğıtta yer kalmayınca, ne demek istediğimi anlayacaksınız karınca kararınca...
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Ekonomi, 2018.03.11 09:14