CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, İmralı süreci ile ilgili olarak, "Gerçekten bir çözüm mü aranıyor, yoksa bir süreç mi yönetiliyor. 'İmralı' kelimesi bir adanın adı olmaktan öte siyasi kararların alınabileceği, siyaseten bir referans noktası olarak değerlendirilebilecek bir merkez gibi sunulmaya başlandı" dedi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, başkanlığında toplanan MYK toplantısı sürerken, toplantıda ele alınan konular hakkında bir basın toplantısı düzenledi.
Koç konuşmasında, İmralı süreci ile ilgilide açıklamalarda bulunarak, "Gerçekten bir çözüm mü aranıyor, yoksa bir süreç mi yönetiliyor. 'İmralı' kelimesi bir adanın adı olmaktan öte siyasi kararların alınabileceği, siyaseten bir referans noktası olarak değerlendirilebilecek bir merkez gibi sunulmaya başlandı" dedi. Koç, süreçle ilgili net açıklama ya da resmi bir bilgilendirme olmadığını dile getirerek, gelişmelerin, niyet okuma, siyasi fal bakma, üst düzey uçuk, kaçık, ayağı yere basmayan temenniler, tahmin etrafında yürüdüğünü belirterek, "Medya aracılığıyla toplum mühendisliği çalışmaları... Neler oluyor. Bir pazarlık mı yapılıyor?" dedi.
"İYİ SORGULANMASI GEREKİYOR"
Süreçte, akan kanın durması sağlanacaksa CHP olarak mutlu olacaklarını belirten Koç, "Ancak bunun için girişimlerin meşru zemini TBMM'dir. Bizim tercihimiz bu sürecin açık net şekilde millet önünde sürdürülmesidir. Sürecin de kamuoyu önünde açıklıkla yürütülmesi gerekiyor. Hükümet süreçle ilgili bilgi vermeli" dedi.
Koç, "Hükümet yetkilileri yaşananlar hakkında diğer siyasi partileri bilgilendirmeli. Bunun için TBMM'de yapılacak bir kapalı oturuma da hazırız" diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:
"Adada bir masa, masanın bir ucunda Öcalan, masanın diğer ucunda da Recep Tayyip Erdoğan. Görülen fotoğraf bu. Doğrudan terör örgütüyle terör örgütü lideriyle devletin, başbakan eliyle görüşmesi. Başbakan bu süreçten, bu pazarlıktan ne talep ediyor, ne alıyor, Öcalan ne alıyor? Bu soruları sormak hakkımız. Terör örgütü tarafından ortaya sürülen bazı yaklaşımlarla ayrışma temelli arayışlar, bunun üzerine inşa edilen siyasetler ve bu siyaset arayışının terör, silah şantajıyla tehdidiyle ayakta tutulması gerçeği ortada dururken, sorunun çözülüp çözülemeyeceğinin iyi sorgulanması gerekiyor."
"SENDEN BEKLEDİĞİMİZ..."
Koç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "Biz her türlü milliyetçiliği, ayaklarının altına almış bir iktidarız" sözleri hakkında da açıklamalarda bulunarak şunları kaydetti:
"Erdoğan, söylediği sözün yarattığı toplumsal tepkiyi örtme gayreti içinde. Vatandaşın milliyetçilikten anladığı vatanseverlik, ülkeyi sahiplenme. Başbakan bunları mı ayaklar altına alıyor? Erdoğan, BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan'ın İmralı Adası'ndaki görüşmenin ardından kullandığı "tutsak" ifadesine karşılık vermedi. Bu ifadeler ortaya konduğunda, Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı olarak, Türkiye Cumhuriyeti'nin, zedelense de hala bir hukuk devleti olduğunu ve bu hukuk devletinin de bir Başbakanı olarak senin, şunu söylemen gerekirdi; gerçekten Türkiye Cumhuriyeti elinde tutsak kavramı içinde değerlendirilecek kişi var mı? Savaş koşullarından mı bahsediyoruz? Türkiye Cumhuriyeti hukuku içerisinde takibata uğrayan ve bu çerçevede tutuklu olanlar var. Bunlar tutsak mı? Bu konuya hemen, açık cevap ver. Ayaklar altına alınan milliyetçilikten sonra 'devletin elinde tutsak var' sözüne Başbakan'dan bir açıklama gelememesi... Kim bu tutsaklar, bu kavramın anlamı ne? Sayın Kılıçdaroğlu'na laf yetiştireceğine, çık bunları söyle milletin önünde. 'Hayır' de. 'Türkiye Cumhuriyeti'nin elinde tutsak yok. Türkiye Cumhuriyeti kanunları gereğince takibata uğrayan, tutuklanan insanlar var' de. Senden beklediğimiz bu."
"TÜRKİYE'NİN SİYASİ İNTİHARI ASLA KABUL EDİLEMEZ"
Koç Başbakan Erdoğan'ın süreçle ilgili olarak, "Gerekirse baldıran zehiri içeriz" ifadesi hakkında da değerlendirmelerde bulunarak, "Bir bunalım tablosunu ortaya koyuluyor. Başbakan'ın kendi kişisel tercihine karışmamız mümkün değil. Baldıran zehrini içip içmemesi kendi bileceği iş, ancak kendisiyle beraber Türkiye'ye baldıran zehiri içirmesine asla izin vermeyiz. Türkiye'nin Başbakanın beceriksizlikleri, kişisel hesaplarıyla kendi eliyle ve uygulamalarıyla Türkiye'nin siyasi intiharı asla kabul edilemez" şeklinde konuştu.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Güncel, 2013.02.27 17:14