Kültür ve Turizm eski Bakanı Günay, Topçu Kışlası'nın yapılmamasının gerektiğini söyledi.
Kültür ve Turizm eski Bakanı Günay,Gezi Parkı eylemlerinde yaşanan olayları Bugün gazetesinden Seda Şimşek'e değerlendirdi. İnsanların betonlaşmaya isyan ettiğini belirten Günay, "Cuma sabahı insanlara belediye bir çay ve kuru pasta ikramedebilirdi. Türkiye hepimizi daha doğru anlardı" dedi.
Gezi Parkı kışla mı olacak alış veriş merkezi mi tartışması almış başını gitmişken, konuyu bir bilene sorduk. Kültür ve Turizm eski Bakanı Ertuğrul Günay, bütün Türkiye'yi ayağa kaldıran Gezi Parkı'nda ne yapılacağını anlattı. Daha doğrusu ne yapılamayacağını.
*Gezi Parkı'nda yaşananları nasıl değerlendiriyorsunuz?
Tretuvarın genişletilmesine, yani Taksim'in yayalaştırılmasına kimse karşı çıkmıyor, Taksim'de bir cami yapılmasına da kimse karşı çıkmıyor, insanlar Taksim'de yeni bir ticarethane yapılarak daha fazla betonlaşmaya itiraz ve isyan ediyorlar. Bu itiraz, anlayışla ve sükunetle dinlenebilirdi. Cuma sabahı insanlara belediye bir çay ve kuru pasta ikram edebilir, belediye başkanı dördüncü gün yaptığı konuşmayı ilk gün yapabilirdi. Türkiye hepimizi daha doğru anlardı. Polisin abartılı müdahalesi, hem olayı iktidar karşıtı bir noktaya sürükledi hem de çeşitli grupların istismar için bu olaya sarılmalarına yol açtı.
'TEK BİR AĞAÇ KESİLEMEZ'
*Mahkeme yürütmeyi durdurmayı kararı verdi, şimdi ne olacak?
Mahkeme kararı itirazla ortadan kaldırılmadan herhangi bir şey yapılamaz, burada ağaç kesilemez, kazma vurulamaz, inşaat yapılamaz.
SİVİLLEŞMEDEN BAHSEDERKEN BU NE ŞİMDİ
Topçu Kışlası yapılacaksa buraya topçuları mı getireceğiz? Sivilleşmeden bahsederken, biz niye şimdi kışla yapmaya çalışıyoruz? Belli ki mesela bir sergi salonu, yapının tarihiyle ilgili küçük bir müze yapılacak, altına kebapçılar, kunduracılar, üstüne kuyumcular, alışveriş merkezi oluşturacağız. Taksim'de zaten İstiklal Caddesi, İstanbul'un dünyaca meşhur yatay bir alışveriş merkezi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne düşen, parası ve imkânı varsa boydan boya Sıraselviler'den Tünel'e kadar İstiklal Caddesi'ndeki yapıların yüzünü temizlemek, tabela çirkinliğini ortadan kaldırmak, insanların rahat ve keyifli ortamda yürümesi, alışveriş yapması için, dünyadaki güzel örneklerine benzeterek, tüm caddeyi restore etmektir. Belediyenin parası ve tarihe hevesi varsa caddeyi bugünkü pejmürde halinden kurtarsın.
NE BEN SUSARIM NE DE..
* "Söylesem faydası yok, sussam gönül razı değil" diye tweet attınız, susacak mısınız?
"Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır" diye bizim inancımızda bir söz var. Ben AK Parti'ye milletin susturulmak istendiği bir dönemde geldim, o yüzden ne ben susarım ne de milletin susturulmasına gönlüm katlanır.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Güncel, 2013.06.03 09:19