Geçtiğimiz ağustos ayında Can Tursan'la nikah masasına oturan Hande Subaşı, InStyle için modellik yaptı, keskin hatlı kombinasyonlarla objektif karşısına geçti.Çekim sonrası derginin sorularını da yanıtlayan güzel oyuncu, aşka ve evliliğe dair ilginç açıklamalarda bulundu.
Hande Subaşı, sadece jean, spor ayakkabı, düz bir tişört giydiğinde bile dikkat çekecek endama ve yüz hatlarına sahip bir kadın... Hele bir de keskin hatlı kıyafetler giyip, dikkat çekici bir saç ve makyaj uygulandığında, havası iyice değişiyor, baş döndürüyor.
Oyunculuğunda öne çıkan saf güzelliği, söz konusu modellik olunca yerini sınır tanımaz bir cazibeye bırakıyor. Konuşmaya başladığında ise soğuk imaj siliniyor, samimi ve bir o kadar da heyecanlı Hande kendini gösteriyor. Çoğu Ankaralı gibi o da "İlk bakışta soğuk görünüyorsun" önyargısının kırılmasını zamana bırakıyor.
AŞKI SIKI FIKI YAŞAMAYI SEVERİM
Suyla ilgili her şey ona huzur veriyor. Bu bir deniz kenarında oturup manzarayı izlemek de olabiliyor, yüzmek, yağmur altında yürümek veya duş almak da... Özel hayatıyla ilgili pek derinlere inmese de samimi cümleler kuruyor güzel oyuncu:
"Ben aşkı, insan ilişkilerimden farklı olarak biraz sıkı fıkı ve açık yaşamayı severim. Aşık olmak öyle bir şey ki, bazen onda olan ve normalde hoşunuza gitmeyen bir şeyden bile zevk alabilirsiniz.
Ya evlilik... Yaz aylarında Can Tursan'la nikah masasına oturan Subaşı, bir imzanın hayatında pek bir şey değiştirmediğini söylüyor: "Evlilik, hayatımda hiçbir şeyi değiştirmedi, olması gereken en güzel tarafı da bu bence... Zaten evlilik fikri hiçbir zaman korktuğum bir şey değildi. Herkes en baştan birbirini olduğu gibi kabul edip benimserse, evlendikten sonra da değişen hiçbir şey olmuyor."
GİYİM KUŞAMLA ÇOK UĞRAŞMAM
Moda ve stil konusuna gelince... Modelliğin getirdiği vizyon, Hande Subaşı'nın kendine özgü bir stil geliştirmesine yardımcı olmuş. Dolayısıyla bu konuda kafası net, ne istediğini gayet iyi biliyor: "Genelde giyim kuşamla çok uğraşmam. Benim için daha çok sadelik ve rahatlık önemlidir. Sevdiğim ve rahat ettiğim bir stil belirleyip bir süre onu kullanmaya çalışırım. Çok fazla topuklu ayakkabı giyemiyorum, o yüzden tercihim spor ya da düz ayakkabılardan yana oluyor. Sanırım küpe ve beyaz tişörtlerim dışında pek fazla takıntılı olduğum şey yok. Ama gece kıyafetinde ışıltı, pırıltı ve uçuk pastel tonlara bayılıyorum. Bu nedenle Tuvana Büyükçınar, Dilek Hanif, Elie Saab vazgeçemediğim tasarımcılardandır."
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Magazin, 2012.10.31 10:56