CHP Bursa Teşkilatları Çalışma Grubu, Çekirge İstasyon Cafe'de CHP iktidarı için Demokrasi Şöleni buluşması düzenliyor. Düzenlenen şölene CHP'ye gönül veren partililer yoğun katılım gösterdi.
ERCAN ÇALIŞIR / BURSADA BUGÜN
CHP Bursa Çalışma Grubu, CHP'ye üye olan partililer ile CHP İktidarı için Demokrasi Şöleni buluşması düzenliyor. Çekirge İstasyon Cafe'de düzenlenen buluşmaya 600 kadar partili katıldı.
Düzenlenen buluşma Atatürk ve silah arkadaşları için saygı duruşu ardından İstiklal marşı ile başladı.
CHP Bursa Çalışma Grubu konuşması şu şekilde;
"CHP Bursa Çalışma Grubu adına sizleri saygıyla selamlıyoruz. Yaklaşık iki yıl önce kurulan grubumuzun amacı, zayıflayan aidiyet duygularımıza yeniden can vermek ve umudu yeniden örgütlemektir.
Grubumuzun varlığı parti üyelerinin eşitliği esasına dayanıyor. Bu nedenle hedefimiz, üyenin söz hakkının olduğu şeffaf ve demokratik yapılanmadır. Bunu gerçekleştirdiğimiz zaman, parti içi dinamiklerimiz yeniden hayat bulacak. heyecanımızın ve inancımızın kapıları, yeniden açılacak, dayanışma duygularımız yeniden yükselecektir.
Bize göre, partimizde sahip olabileceğimiz en yüksek unvan, bilinçli bir parti üyesi olabilmektir. Tüm unvanlar, parti üyeliğinden sonra gelir. Çünkü biz üyeler, seçilmiş tüm arkadaşlarımızın varlık sebebiyiz. Biliyoruz ki biz olmazsak, onlar da olmazlar. Demek ki, öncelikli olanlar üyelerdir ve üyenin değer taşıdığı, söz hakkının olduğu demokratik bir yapılanmadır.
Kişiler üzerinden siyaset yapmadığımız için, partimizin tüm üyeleri, bizim için eşit değerdedir. Bu nedenle ne kimsenin yanındayız ne de kimsenin karşısındayız. Çünkü zaman ayrışma zamanı değil, birleşme zamanıdır. Hiç olmadığı kadar parti içi barışa ve dayanışmaya ihtiyacımız var. Bu yüzden grup çalışmalarımızda, demokratik ilişkileri gözetiyor ve kararları birlikte alıyoruz.
Şu anda grubumuzun üye sayısı, 770 kişiyi aşmış durumdadır. Gelecek günlerde ise, binleri aşacağımızdan kuşku duymuyoruz. Partimize yakışan demokratik yapılanmayı gerçekleştirdiğimizde, Türkiye'ye örnek olacağımızı biliyoruz.
Bildiğiniz gibi ülkemiz zor bir dönemden geçiyor. MHP destekli AKP iktidarı, Türkiye'de büyük yıkımlara yol açtı. Öncelikle güçler ayrılığına son verildi ve tek adam rejimi inşa edildi. Türkiye Büyük Millet Meclisi etkisizleştirildi, Kurumsallıklar yok edildi. Hukuk rafa kaldırıldı, yargı iktidarın sopası haline dönüştürüldü. Dış politikamız onursuz bir noktaya savruldu. Ekonomi çöktü, yoksulluk zirve yaptı. Sığınmacılar sorunu ise, ülkemizin geleceğini tehdit ediyor.
Ülkemizi yöneten bu iktidar, hiçbir ahlaki değere bağlı olmadığı gibi, adalet duygusundan da yoksundur. Kendisine destek olmayan herkesten öç alma çabasındadır. Bu duruma son örnek, İstanbul İl Başkanımız Canan Kaftancıoğlu hakkında verilen hukuksuz karardır. İstanbul'u kaybeden AKP, bu hezimeti unutamamış ve Canan Kaftancıoğlu'nu, yıllar önce paylaştığı tweetler üzerinden mahkûmiyetle cezalandırmıştır. Sırada başka insanlarımızın olduğunu biliyoruz. Ancak korkmuyoruz. Hukuk dışı, ahlak dışı tüm girişimlere, hodri meydan diyoruz.
Elbette ki önceliğimiz, bu ırkçı ve gerici iktidarı alaşağı etmektir. Ancak bu iktidardan kurtulmak, her şeyi çözmeyecek ve Türkiye'yi güllük gülistanlık yapmayacaktır. İktidarın yalan ve talan politikaları ülkemizi uçuruma götürüyor. Bunu durdurmak, bu ülkeyi ayağa kaldırmak ve geleceği yeniden kurmak zorundayız. Başka çaremiz yok, çünkü başka ülkemiz yok.
Bunun tek yolu ise siyasettir. Bütün bu yıkımları onaracak ve ülkenin geleceğini yeniden inşa edecek tek siyasi parti ise, CHP'dir. Ancak, partimizin bu tarihsel göreve hazırlanması ve gerekli niteliklere yeniden ulaşması şarttır. Elbette, partimiz gücünü ve varlığını sürdürüyor. Tüm güçleriyle çalışan il, ilçe yöneticilerimiz ve genel başkanımız görevlerinin başındadır. Ne yazık ki, son zamanlarda örgütleri ve parti üyelerini yok sayan bir siyasal anlayışla karşı karşıyayız.
Ancak bu durumdan, sadece yöneticilerin sorumlu olduğunu düşünmüyoruz. Yaşadığımız olumsuzluklarda üyeler olarak bizim de sorumluluğumuz var. Çünkü, süregelen çok yanlışa göz yumduk. Partimizden ve ülkemizden önce, kendi çıkarlarımızı düşündük. Parti içi iktidar olmaktan ve belli makamlara gelmekten başka bir kaygı taşımadık. Kişisel amaçlarımız için birbirimizi itibarsızlaştırdık ve bize yakışmayan tavırlar sergiledik. Bu yüzden de, birbirimize olan güvenimizi ve saygımızı yitirdik.
Bu yanlış siyaset yapma anlayışımız, çok sayıda partilimizi kırdı ve küstürdü. Bunun sonucunda yaptığımız siyaset kapalı kapılar ardına düştü ve çok az sayıda partilimizin arasında dönüp dolaşır oldu. Bu durum öylesi bir iklime yol açtı ki; neredeyse partimizin üyelerini "sırtlarından delege devşirilecek yığınlar" olarak görmeye başladık. Böylelikle üyelerin yerine düşünebileceğimizi ve onlar adına karar vermeye hakkımız olduğunu zanneder olduk.
Bernard Shaw'ın deyişiyle demokrasi, "söylemesi kolay ancak, oynaması zor bir oyundur". İşte bizler, bu zor oyunun ısrarla peşinde olan kişileriz. Madem ki ülkemize demokrasi getirmek iddiasındayız, o zaman bizlerin de demokrasiyi hayata geçirmiş olmamız gerekir. Kaldı ki demokrasi, koşullara göre yok sayılacak, ya da bazı bahanelerle görmezden gelinecek bir olgu değildir. Çünkü, demokrasi bir yaşam biçimidir. Eşdeğer örnek olmasa da, bir tarihsel gerçeği size hatırlatmak isteriz. Mustafa Kemal ATATÜRK Kurtuluş Savaşı'nın en ağır koşullarında bile, "Kişilerin ne dediğine bakmayalım, şimdi savaş zamanıdır." Dememiş, meclisin kapatılmasına izin vermemiştir.
Hiç kuşkusuz ki bizler, partimizin hiyerarşik yapısına ve parti içi disipline sonuna kadar bağlıyız. Ancak, bu duruşumuz bir avuç ilişkinin yanlış iradesine, boyun eğeceğimiz anlamına gelmez. Partimizde görev alan herkesin, taşıdığı yetki ve sorumluluklar bellidir. Biz üyeler, ne il, ne ilçe, ne de genel başkanımızın hak ve yetkilerine el uzatmayı düşünmedik. Bu hak ve yetkileri kullanmaya da, kalkışmadık. İşte bu anlayışı ve saygıyı, biz de onlardan bekliyoruz. Parti üyeleri olarak hak ve sorumluluklarımızın yok sayılmasını, asla kabul etmiyoruz. Bu nedenle bizler, örgütsel yapılanmalarda çarşaf listenin, yerel ve genel seçimlerde ise, ön seçimin vazgeçilmez hak ve sorumluluk olduğunu savunuyoruz. Bu konuda yalnız değiliz. Çok sayıda partilimiz ve genel başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun, bizler gibi düşündüğünü biliyoruz. Genel başkanımız, ön seçimin koşulsuz yapılmasını, değişik platformlarda defalarca dile getirmiş ve getirmeye devam etmektedir. (Genel başkan konuşması)
Sevgili arkadaşlar;
Yaşadığımız tüm sorunlar, siyaset yapma anlayışımızdan ve bu anlayışın ürettiği sistemden kaynaklanıyor. Bu sistemi birlikte değiştirebiliriz. Tek çaremiz, hepimizin yan yana siyaset yaptığı, birlikte karar aldığı, şeffaf ve demokratik bir yapıdır. Partimizin de, ülkemizin de tek şansı budur. Ayrıca, yapmamız gereken en önemli şey , her şey olup bittikten sonra tepki göstermek değil, zamanında tavır alabilmektir. Olayların ardından giderek değil, olayların önüne geçerek siyaset üretebilmektir.
Sevgili dostlar;
Kapalı kapılar ardında belirlenen ve önümüze konulan adayları, seçmek zorunda değiliz. Tüm üyelerle birlikte, kendi adaylarımızı kendimiz belirleyebiliriz. Yerel ve genel seçimlerde ön seçim yapılmasını kararlı bir şekilde talep edebiliriz. Çünkü Bursa'da kimin meclis üyesi, kimin belediye başkanı ya da, milletvekili olması gerektiğini, yalnızca üyeler bilir, siz bilirsiniz! Bu, hepimizin en demokratik hakkıdır. Bu hakkımızı sonuna kadar savunmakta kararlıyız.
Sevgili dostlar;
Sizleri, bu demokratik mücadelede yer almaya davet ediyoruz. Tek amacımız, CHP'yi daha iyi ve daha nitelikli bir yapıya kavuşturmaktır. Hiç kuşkunuz olmasın ki, siyaset adı altında yürütülen yanlış ilişkilere mutlaka son verip, üzerimizdeki ölü toprağını atacağız. Küskün ve kırgın tüm üyelerimizi, yeniden aktif siyaset alanına taşıyacağız. Şeffaf ve demokratik siyaset yapma biçimini, Bursa örgütümüzde mutlaka hakim kılacağız.
Bunu başardığımızda, Türkiye'ye örnek olacağımızı ve tüm Cumhuriyet Halk Partisi il örgütlerinde, büyük bir değişime yol açacağımızı, biliyoruz.
Ancak bunun için önce biz değişmeliyiz. Biz değişirsek Cumhuriyet Halk Partisi değişir. Cumhuriyet Halk Partisi değişirse, Türkiye değişir."
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Bursa Bölge, 2022.05.15 10:46