YKS yani üniversite sınavı tarihi, coronavirüs tedbirleri kapsamında Temmuz ayına ertelenmişti. 'Normalleşme' kararları ile sınav tarihi bir kez daha değiştirildi. Coronavirüs normalleşme planları kapsamında, Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) 27-28 Haziran'da yapılacak. Eğitim İş Bursa Şube Başkanı Özkan Rona, "Bu durum öğrencilerimizde ciddi bir kaygı yarattı" dedi.
GÜLNAME PAÇA / BURSADA BUGÜN
Daha önce 25-26 Temmuz olarak belirtilen YKS tarihlerinin öne çekilerek, 27 ve 28 Haziran'a alınmasıyla ilgili olarak verilen karara, Eğitim İş Bursa Şube Başkanı Özkan Rona tepki gösterdi.
Sınavın pandeminin gidişine göre daha ileri tarihlere ertelenebileceğini düşündüğünü söyleyen Özkan Rona, "Bu yalnızca bizim değil, öğrencilerin de beklentisiydi. Ancak anlamsız bir şekilde, hiçbir gerekçe olmadan sınavın bir anda geri alındığı duyuruldu. Tabii ki bu durum öğrencilerimizde ciddi bir kaygı yarattı. Çünkü bütün öğrencilerimiz planlarını 25 ve 26 Temmuz tarihine göre ayarlamışlardı. Bu bir anda yapılan eğitim değişikliği öğrencilerin yoksun olduğu eğitim noktasında zorlarken bir de zaman kısıtlaması zorladı" dedi.
"ÖĞRENCİLERİN UZUN BİR SÜRE MASKEYLE KORUNACAKLARINA DAİR BİLİMSEL BİR BİLGİ YOK"
Örgün eğitim devam ederken, öğrencilerin etüt merkezlerinden takviye eğitim alabildiklerini belirten Özkan Rona, "Öğrenciler okullarda açılmış olan sınav kurslarından takviye eğitim alabiliyorlardı. Ama şimdi ara verildiği için, öğrenciler bu eğitimin tamamından yoksunlar. Tek başlarınalar ve EBA üzerinden canlı eğitime ulaşabilen bazı öğrencilerin bir kısmı eksiğini giderebilecekken, bir kısmı bundan dahi eksikken, sınavın geri bir tarihe alınması öğrencilerde ciddi bir odaklanma sorunu yaratacak. Tabi bir de sağlık güvenliği var. Şu anda Dünya Sağlık Örgütü'nden ya da bilim çevrelerinden salgının seyriyle ilgili ya da Haziran ayındaki tablonun ne olacağıyla ilgili bilimsel herhangi bir veri sunulmuş değil. Elimizdeki tek veri Sağlık Bakanlığı'nın günlük olarak kamuoyuna açıkladığı veriler. Bunlarda da doğrudan düşüş gözlemlediğimiz sonuçlar yok. Çünkü dün gelen veriler bir önceki günden daha fazla hasta sayısı olduğunu ortaya koydu. Bu nedenle 2 milyon öğrenci ve bu öğrencilerle birlikte sınavlarda gözetmenlik, salon başkanlığı, idare gibi görevlerde görev alacak yaklaşık 300 bin akademisyen ve öğretmen ile ailelerini de hesaba katarsak, sınav günü bir anda sokağa çıkması anlamına gelen yani toplu taşıma kullanması, okulların önünde yığılmaların olması demek. Yalnızca maskeyle 10'ar veya 20'şer kişilik dersliklerde, öğrencilerin uzun bir süre maskeyle korunacaklarına dair bir bilimsel bilgi yok. Dolayısıyla milyonlarca kişiyi ve öğrenciyi ciddi bir riskle karşı karşıya getirmek demek bu" şeklinde konuştu.
"SOSYAL MESAFE İSTER İSTEMEZ GÖZ ARDI EDİLECEKTİR"
Özkan Rona, "Olağan koşullarda yaşıyor olsak, olağan ölçme araçlarıyla bir ölçüm yapmayı planlayabilirsiniz. Ancak bütün dünya olağanüstü bir durum yaşadığı için, bugün planlarınızı olağan bir takvime göre yapamazsınız. Hükümetin, Milli Eğitim Bakanlığı'nın, YÖK'ün ve Sayın Cumhurbaşkanımızın, öğrencilerin ve velilerin bu şikâyetlerini duyarak sınav tarihini yeniden revize etmesi gerekir. 25 ve 26 Temmuz tarihi bile erken bir tarihken Haziran ayına alınmış olması hem sağlık açısından hem de öğrencilerin açısından hiçbir gerekçesi yoktur. Yine Haziran ayında LGS sınavının yapılacağını da göz önüne aldığımızda 1 milyonun üzerinde öğrenci katılacak ve Haziranın son iki haftası yaklaşık 6 milyon öğrenci ve veliyi bir günde sokağa çıkarmış oluyoruz. Sosyal mesafe ister istemez göz ardı edilecektir. Bu pandemi açısından büyük risk demektir" ifadelerine yer verdi.
"HAZİRAN AYINDA OKULLARIN EĞİTİM VE ÖĞRETİME AÇILABİLECEĞİNİ ÖNGÖRMÜYORUZ"
Pandemi sürecinin hafifletmiş olan ülkeler var. Mesela Çin bu ülkelerden biri. Eğitim-öğretime başlamak için çeşitli alt yapıyı oluşturup, okullarını açtılar diyen Özkan Rona, "Öğrencilerin her gün okula girişlerinde dezenfektanlarla dezenfekte edildiğini, bez maske ve siperlikleri kullandıklarını, sınıf mevcutlarının düşürüldüğü gibi birçok önlem görüyoruz. Fakat bugün bu önlemleri Türkiye'de ve Bursa'da alabilecek alt yapıya sahip miyiz diye soracak olursanız eğer hayır değiliz derim. Belki, maske, siperlik ve dezenfektan gibi ihtiyaçlar giderilebilir. Ancak bugün sınıfları azaltmak için mevcut okul ve derslik sayımızın tam iki katı okula ve dersliğe ihtiyacımız var. Bunu bir anda yapma olanağımız olmadığına göre 40 kişilik sınıflarda eğitim gören okullarımız ve şubelerimiz var. Bu sınıfları bu şekilde eğitime başlatamayacağımıza göre, sınıfları 10 ya da 15 kişiye düşürebilmemiz için birkaç kat daha dersliğe ihtiyacımız var. Biz önümüzdeki süreçte özellikle Haziran ayında okulların eğitim-öğretime açılabileceğini açıkçası ön görmüyoruz. Ancak bakanlık yine sınava yönelik bir hazırlık yapmak üzere 8 ve 12. Sınıfları alabilir diye bir söylenti var. Bu koşullarda bu sınıfları eğitime almış olsa bile sınavla arada çok bir zaman kalmayacağı için öğrencilerin çok ilgi göstermeyeceğini düşünüyoruz. Bu koşullarda eğitim öğretimin başladığı ilan edilse bile, velilerin öğrencileri okula göndermek istemeyeceğinin ön görmemek mümkün değil" dedi.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Bursa Bölge, 2020.05.07 09:04