Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Gerek ana sanayide gerekse tedarik zincirinde oluşturduğu katma değer, sağladığı nitelikli istihdam ve ulaştığı ihracat hacmiyle otomotiv sektörümüz, Türk sanayisinin yüz akı olmaya devam ediyor." dedi.
Bursa'daki TOFAŞ Fabrikası'nda düzenlenen "TOFAŞ K9 Projesi Üretim Başlangıç Töreni"nde konuşan Kacır, Koç Topluluğu ve Stellantis işbirliğiyle, toplam 300 milyon dolarlık yatırımla ülke sanayisinin kalbi Bursa'da hayata geçirilen projenin otomotiv sektörüne, ülkeye ve millete hayırlı olmasını temenni etti.
Kacır, rekabetçi üretim kabiliyetine, özgün teknolojiler geliştirme yetkinliğine ve yetişmiş insan kaynağına dayanan sanayileşmenin, bir ülkenin kalkınmasının en güçlü teminatı olduğunu vurguladı.
Pek çok ülkenin sanayi altyapılarını geliştirmek, kritik teknolojilerde yetkinlik kazanmak ve üretimdeki rekabet avantajlarını korumak için yeni adımlar atmaya başladığını aktaran Kacır, şöyle konuştu:
"Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde tesis ettiğimiz siyasi ve ekonomik istikrarla, planlı sanayileşme modelimizle, AR-GE ve yüksek katma değerli üretimi önceleyen politikalarımızla ve nitelikli insan kaynağına yaptığımız yatırımlarla ülkemizi küresel ekonomideki fırtınalara kuvvetli şekilde hazırladık. İmalat sanayii katma değerimizi 41 milyar dolardan 250 milyar doların üzerine çıkardık, dünyadaki payımızı ikiye katladık."
Kacır, Türkiye'yi pek çok sektörde Avrupa'nın ve dünyanın üretim üssü haline getirdiklerini vurgulayarak, "Avrupa'dan Afrika'ya, Orta Doğu'dan Asya'ya, Amerika'ya dünyanın dört bir yanında kurduğumuz yeni ticaret köprüleri ve çeşitlendirdiğimiz ihracat pazarlarıyla, 2002'de 36 milyar dolar seviyesinde olan yıllık ürün ihracatımızı şimdi 283 milyar dolara yükselttik. Türkiye bugün Çin'den sonra Orta Avrupa'ya kadar uzanan geniş kuşakta ürün ve pazar çeşitliliği bakımından en önde gelen ihracatçıdır." ifadelerini kullandı.
Yatırımı, istihdamı, üretimi ve ihracatı odaklarına aldıkları daha müreffeh ve daha güçlü Türkiye yolculuğunda, otomotiv sanayisinin müstesna bir yerinin olduğunu dile getiren Kacır, "Gerek ana sanayide gerekse tedarik zincirinde oluşturduğu katma değer, sağladığı nitelikli istihdam ve ulaştığı ihracat hacmiyle otomotiv sektörümüz, Türk sanayisinin yüz akı olmaya devam ediyor. Emekçilerimizin ve Türkiye'ye inanan, güvenen girişimcilerimizin ortak azmi ve gayretiyle sektörümüz her yıl yeni başarılara imza atıyor." diye konuştu.
Kacır, Türk otomotiv sanayisinin geçen yıl 41,5 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirerek bir önceki yılın rekorunu tazelemesinin ve ortak çabanın yeni başarı örneklerinin her yıl ortaya konmasının kendileri için iftihar vesilesi olduğunu aktardı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak sektörün üretim kapasitesini artıracak, teknoloji geliştirme kabiliyetini destekleyecek uygulamaları hayata geçirdiklerini anlatan Kacır, "Nitekim son 23 yılda otomotiv ana ve yan sanayi firmalarının toplam 1 trilyon 600 milyar lira yatırım büyüklüğüne sahip 3 bin 857 projesini yatırım teşviklerimizle destekledik." dedi.
Kacır, Milli Teknoloji Hamlesi için kıymetli gördükleri çalışmalara, uygun koşullarda finansman sağlayan Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programlarına, otomotiv sektörü oyuncuları tarafından gerçekleştirilen toplam 61,6 milyar liralık yatırım büyüklüğüne sahip 7 projeyi dahil ettiklerini anımsatarak, şöyle devam etti:
"TÜBİTAK eliyle, otomotiv teknolojilerinde yürütülen 3 bin 278 projeye ve bu alanda araştırma yürüten 3 bin 439 bilim insanı ve gencimize son 23 yılda 34 milyar lira kaynak sağladık. Arzumuz, Türk otomotiv sanayisini, geliştirdiği teknolojiler, mühendislik yetkinlikleri ve oluşturduğu yüksek katma değerle küresel arenada en üst lige taşıyabilmek. Bu hedefe yürürken sahip olduğumuz en önemli rekabet üstünlüklerimizden biri Avrupa'da lider konumda olduğumuz ticari araç üretimidir."
TOFAŞ'ın tesislerinin, ilklerin, Türk otomotiv sanayisinin önemli kilometre taşlarının adresi olduğunu vurgulayan Kacır, şunları kaydetti:
"1971'de üretimine başlanan efsanevi Murat 124 modeli, Türkiye'de sac karoserli modern otomobil üretiminin miladı olmuştu. Geniş kitlelerin otomobile erişiminin önünü açmıştı. 2 milyonu aşan üretim, 1,5 milyona yakın ihracatla 2000'li yılların başarı hikayesinde büyük payı olan Fiat Doblo'nun 2010 yılında üretimine başlanan ve 12 yıl boyunca üretimde kalan ikinci neslinde, Tofaş mühendislerinin emekleri ve TÜBİTAK'ın da destekleriyle mühendislik geliştirme süreçleri tamamen burada TOFAŞ AR-GE Merkezi'nde sağlandı, bu da otomotiv sanayimiz için büyük bir kazanım oldu."
Kacır, bugün, 5 bine yakın çalışanı ve yıllık 500 bin araç üretim kapasitesiyle sanayinin öncü kuruluşları arasında yer alan TOFAŞ'ın zamanla adları adeta birer simgeye dönüşen modelleriyle milletin hafızasında ve gönlünde ayrı bir yer edindiğini belirterek, "300 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirilen K9 Projesi, TOFAŞ'ın üretim yolculuğunda yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. TOFAŞ'ın AR-GE birikiminden üst düzeyde yararlanılan bu projeyle, Stellantis çatısı altındaki markaların hafif ticari araçları ve yolcu taşımacılığına yönelik Combi versiyonları Bursa'daki üretim hatlarında hayat buluyor." diye konuştu.
Kacır, 2000 yılında Bursa'da üretim yolculuğuna başlayan Doblo'nun, şimdi Stellantis ailesinin diğer modelleriyle birlikte, daha modern, daha güçlü ve daha rekabetçi bir kimlikle doğduğu topraklara yeniden döndüğünü belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"K9 Projesi, TOFAŞ'a yıllık 100 bin araçlık ilave üretim kapasitesi kazandırırken inşallah 1000 çalışma arkadaşımıza da yeni istihdam sunacak. Üretim sürecine katılan 100'e yakın yerli tedarikçi firmamız için de yeni iş fırsatları oluşturarak otomotiv sanayimizin gelişimine katkı sağlayacak. Proje kapsamında çoklu enerji platformuna uygun olarak kurulan üretim hattı, TOFAŞ'a üretim esnekliği kazandıracak. Gelecekte elektrikli hafif ticari araçların Bursa'da üretilmesinin inşallah önünü açacak."
Burada hayata geçirilen yatırım kazanımlarının, daha büyük hedefler için başlangıç noktası olacağının altını çizen Kacır, şunları ifade etti:
"Adeta kabuk değiştiren küresel otomotiv endüstrisindeki gelişmeleri, Türk otomotiv sanayisi için bir fırsata dönüştürmeye kararlıyız. Ülkemiz, son 23 yılda adeta sıfırdan inşa ettiği AR-GE ve inovasyon altyapısı ile köklü sanayi birikimi ve güçlü üretim kapasitesi sayesinde küresel otomotiv sanayisinin geleceğine yön verecek iddiaya, iradeye ve kabiliyete sahiptir. Bakınız yeni nesil sanayi politikamızın somut örneği, elektrikli ve akıllı otomobilimiz Togg'la milletimizin 60 yıllık milli otomobil hayalini gerçek kıldık. Halihazırda ülkemizde üretim yapan küresel otomotiv firmaları mevcut üretim altyapılarını elektrikli ve hibrit araç teknolojileriyle geliştiriyor, yeni nesil modellerin üretimine yönelik yatırımlarını ülkemizde hayata geçiriyor."
Kacır, 2002 yılından bu yana ülkeye yönelen uluslararası doğrudan yatırımların yaklaşık yüzde 60'ının Avrupa Birliği'nden geldiğini vurgulayarak, "Geçtiğimiz yıl ülkemizde 1,5 milyon motorlu araç üretildi. Bu araçların yüzde 80'e yakını, Avrupa Birliği'nin önde gelen otomotiv üreticilerinin doğrudan yatırımlarıyla veya yerli ortaklıklarıyla faaliyet gösteren tesislerin üretim bantlarından indi. Otomotiv yan sanayimizin ihracatının yüzde 64'ünü Avrupa Birliği ülkelerine gerçekleştiriyoruz. Otomotiv parça ve aksam ithalatımızın yüzde 56'sını Avrupa Birliği'nden karşılıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Bakan Kacır, Türkiye'nin, köklü sanayi birikimi, nitelikli insan kaynağı ve Avrupa ekonomisiyle bütünleşmiş üretim altyapısıyla, Avrupa Birliği'nin ihtiyaç duyduğu rekabet gücünü ve ekonomik dinamizmi bir arada sunacak yegane ülke olduğunu vurguladı.
"Küresel rakipleriyle yarışta Avrupa'nın ihtiyacı ölçek ekonomisi oluşturabilmektir." diyen Bakan Kacır, "Bunun yolu 86 milyonluk, hızlı büyüyen Türkiye ile iş birliğini artırmaktan geçer. Hatırlamakta fayda var, 2002'den bu yana Avrupa ekonomisi yılda sadece yüzde 1,4 büyürken, Türkiye'miz yüzde 5,3 büyüdü. 2000'lerin başında yılda ancak 300 bin aracın satıldığı Türkiye'de şimdi yılda 1,5 milyon araç satılabiliyor." ifadesini kullandı.
Kacır, her durumda Türkiye'de yatırım yapan, istihdam sağlayan, üreten, ihracat gerçekleştiren müteşebbislerin yanında olmaya devam edeceklerini vurgulayarak, konuşmasını şöyle tamamladı:
"23 yılda 17 misline çıkardığımız AR-GE harcamalarımızı daha da artıracağız. Elektrikli araçlar, sürücüsüz araçlar ve paylaşım ekonomisi devrimlerine Türk otomotiv sanayisini hazırlamaya devam edeceğiz. Geleneksel bileşenlerin katma değerdeki payı azalırken, otonom ve elektrikli araç bileşenleri, yapay zeka, veri bağlantı hizmetleri ile yazılım gibi unsurların paylarının artmakta olduğunun bilinciyle sektörümüzün katma değerini yükseltecek yatırımlara güçlü teşvikler sunacağız. Yeşil dönüşümü hızlandıracak, araç filomuzun yaşını gençleştirirken emisyonları azaltacağız. Alacağımız tedbirlerle üretimi ve filomuzu daha da büyütecek, pazarımızın yılda 2 milyonu aşmasını sağlayacağız."
Kaynak: AA
Bursa Bölge, 2026.10.26 12:45