ABD Başkanı Donald Trump'ın Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, İran'a yönelik olası yeni bir askeri operasyon hakkında yaptığı açıklamayla gündeme geldi. Lübnanlı yayıncı Mario Nawfal'ın hafta sonu İran'a yeniden saldırı düzenlenip düzenlenmeyeceğine ilişkin sorusunu yanıtlayan Barrack, "Kesinlikle" ifadesini kullandı. Washington yönetiminin diplomatik çözüm arayışını sürdürdüğünü belirten Barrack, anlaşma sağlanamaması durumunda bunun sonuçları olacağını dile getirdi. Trump ise söz konusu açıklama hakkında konuşurken kendisinin bu ihtimalden haberdar olmadığını söyledi.
ABD ile İran arasındaki gerilime ilişkin tartışmalar sürerken, ABD Başkanı Donald Trump'ın Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın açıklamaları yeni bir askeri müdahale ihtimalini gündeme taşıdı. Lübnanlı yayıncı Mario Nawfal'ın programına katılan Barrack, Washington yönetiminin İran'a yönelik olası adımları hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Program sırasında Nawfal, hafta sonu İran'a yeni bir saldırı düzenlenmesinin mümkün olup olmadığını sordu. Barrack, bu soruya "Kesinlikle" yanıtını vererek ABD'nin askeri seçenekleri tamamen dışlamadığı yönünde bir mesaj verdi. Açıklama, ABD'nin İran ile yürüttüğü diplomatik temasların geleceği ve bölgede yeni bir çatışma yaşanma ihtimali açısından dikkat çekti.
Barrack'ın sözleri, Washington yönetiminin bir yandan müzakere sürecini sürdürürken diğer yandan anlaşma sağlanamaması durumunda farklı adımlar atabileceğine işaret etti. Ancak açıklamada, olası bir saldırının kesin olarak kararlaştırıldığına veya belirli bir operasyon takviminin oluşturulduğuna ilişkin ayrıntı paylaşılmadı.
ABD ile İran Arasında Anlaşma Arayışı SürüyorTom Barrack, İran ile yürütülen görüşmelere değinirken Donald Trump'ın diplomasiye açık olduğunu vurguladı. ABD Başkanı'nın müzakere konusunda net bir tutum sergilediğini belirten Barrack, tarafların uzun süredir görüşme masasında bulunduğunu ifade etti.
Barrack, nükleer silahların yayılmasının önlenmesi ve İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin nasıl şekilleneceği gibi başlıkların müzakerelerin önemli unsurları arasında yer aldığını söyledi. Bu konuların anlaşmanın tamamlanması için ele alınması gereken ayrıntılar olduğunu belirten Barrack, Washington yönetiminin diplomatik bir uzlaşmaya ulaşmayı hedeflediğini dile getirdi.
İran'ın nükleer programı, ABD ile Tahran arasındaki anlaşmazlıkların temel başlıklarından biri olmayı sürdürüyor. Tarafların nükleer faaliyetlerin kapsamı, denetim mekanizmaları ve olası kısıtlamalar konusunda nasıl bir uzlaşmaya varacağı, müzakere sürecinin seyrini belirleyebilecek konular arasında bulunuyor.
Barrack'ın açıklamaları, ABD yönetiminin diplomatik çözüm seçeneğini gündemde tutarken anlaşmanın şartları konusunda beklentilerini de koruduğunu ortaya koydu. Özel temsilci, görüşmelerin devam ettiğini belirtirken anlaşmaya ulaşılamaması halinde Washington'ın farklı sonuçlarla karşı karşıya kalınabileceği yönündeki tutumunu da aktardı.
Dondurulmuş Varlıklar ve Yaptırımlar Masadaki Başlıklar ArasındaBarrack, ABD ile İran arasında yürütülen pazarlıkların yalnızca nükleer programla sınırlı olmadığını da belirtti. Açıklamasında, dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması, yaptırımların kaldırılması ve askeri saldırıların sona ermesi gibi başlıkların da görüşmelerin kapsamına girdiğini ifade etti.
Washington yönetiminin değerlendirdiği konular arasında İsrail'e sağlanan desteğin sürdürülmesi de yer aldı. Barrack, ABD'nin bir anlaşma çerçevesinde farklı meseleleri birlikte ele aldığını belirterek müzakerelerin kapsamına ilişkin bilgi verdi.
İran'a yönelik yaptırımların geleceği, olası bir anlaşmanın ekonomik boyutunu oluştururken dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması da taraflar açısından önem taşıyan konular arasında bulunuyor. Bu başlıklarda sağlanabilecek ilerleme, diplomatik sürecin ilerleyişi üzerinde etkili olabilecek unsurlar olarak öne çıkıyor.
Bununla birlikte Barrack, söz konusu konularda kesinleşmiş bir anlaşmanın ayrıntılarını paylaşmadı. Açıklamalarında, Washington'ın anlaşmaya ulaşmak istediğini ancak karşılıklı beklentilerin karşılanmaması durumunda bunun sonuçları olacağını vurguladı.
"Anlaşmaya Varamazsak Bunun Bir Sonucu Olacaktır"Tom Barrack, ABD'nin İran ile diplomatik bir anlaşmaya ulaşmayı tercih ettiğini belirtirken Tahran yönetimine yönelik mesajında daha sert ifadeler kullandı. İran'ın dünyayı, ABD'nin müttefiklerini ve Körfez ülkelerini tehdit etmeyi sürdürmesi halinde bunun karşılıksız kalmayacağını söyledi.
Barrack, "Ancak anlaşmaya varamazsak ve dünyayı, müttefiklerimizi ve Körfez ülkelerini tehdit etmeyi sürdürürseniz bunun bir sonucu olacaktır" diyerek Washington'ın beklentilerini dile getirdi.
Açıklamasında ABD'nin hedefinin rejim değişikliği olmadığını da savunan Barrack, Donald Trump'ın bu yönde bir yaklaşım benimsemediğini ifade etti. ABD Başkanı'nın önceliğinin rehinelerin bulunmadığı, tehditlerin sona erdiği ve bölgede daha istikrarlı bir ortamın oluştuğu bir denge sağlamak olduğunu belirtti.
Barrack, rejim değişikliği tartışmalarına ilişkin değerlendirmesinde, böyle bir adımın ardından yaşanacak gelişmelerin de önemli bir sorun oluşturduğunu söyledi. "Rejim değişikliğiyle ilgili sorun her zaman şudur: Ertesi gün ne olacak?" ifadelerini kullanan Barrack, Washington'ın yaklaşımını mevcut durumun güvence altına alınması ve tehditlerin ortadan kaldırılması üzerinden açıkladı.
Bu değerlendirme, ABD yönetiminin İran konusunda yalnızca askeri seçenekler üzerinden hareket etmediğini, diplomatik anlaşmanın şartlarını da ön planda tuttuğunu gösteren açıklamalar arasında yer aldı. Bununla birlikte Barrack'ın hafta sonu olası saldırıya ilişkin soruya verdiği yanıt, askeri seçeneğin gündemde olup olmadığı yönündeki tartışmaları yeniden öne çıkardı.
Donald Trump'tan Barrack'ın Sözlerine İlk YanıtTom Barrack'ın açıklamaları, ABD Başkanı Donald Trump'a da soruldu. Gazetecilerin konuya ilişkin sorularını yanıtlayan Trump, Barrack'ın değerlendirmeleri hakkında kendisinin bilgi sahibi olmadığını söyledi.
Trump, "O benim Türkiye büyükelçim. Sanırım oldukça güçlü bir adam. Eğer durum buysa, benim bundan haberim yok" ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı'nın açıklaması, Barrack'ın İran'a yönelik olası yeni saldırı hakkındaki sözleriyle Washington yönetiminin resmi tutumu arasında nasıl bir ilişki bulunduğu sorusunu gündeme getirdi. Trump'ın Barrack'ı Türkiye büyükelçisi olarak tanımlaması ve olası saldırı ihtimalinden haberdar olmadığını belirtmesi, açıklamanın ardından dikkat çeken ayrıntılardan biri oldu.
Barrack'ın hafta sonu İran'a yönelik saldırı ihtimaline ilişkin sözleri, Trump'ın açıklamasıyla birlikte değerlendirildiğinde, olası bir operasyonun kesinleştiğine dair net bir tablo ortaya koymadı. ABD yönetiminin İran ile müzakereleri sürdürüp sürdürmeyeceği ve askeri seçeneklere ilişkin nasıl bir karar alacağı konusunda ise açıklamalarda kesin bir takvim paylaşılmadı.
Washington'ın diplomatik anlaşma arayışı, nükleer programla ilgili müzakereler, yaptırımların geleceği ve İsrail'e verilen destek, önümüzdeki süreçte ABD-İran ilişkilerinin temel gündem maddeleri arasında yer almaya devam edecek.
Kaynak: IHA
Dünya, 2026.10.23 22:58