Adana'da Teşkilat İçi Eğitim Programı'nda partililere hitap eden AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, Suriye meselesinde BM Güvenlik Konseyinin sınıfta kaldığını söyledi.
Adana'da Teşkilat İçi Eğitim Programı'nda partililere hitap eden AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, Suriye'de akan kanın durdurulması için Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nden hala ses çıkmadığını belirti. Suriye meselesinde uluslararası toplum ve BM Güvenlik Konseyi'nin sınıfta kaldığını belirten Çelik "Suriye'de kan dökülüyor. Binlerce insan katlediliyor. Rejim, rejim olmaktan çıkmış bir katliam şebekesine dönüşmüş durumda. Ama hala güçlü bir sesle, güçlü bir iradeyle bu katliamı durdurmak üzere, uluslararası toplumdan ve BM Güvenlik Konseyi'nden güçlü bir ses çıkmıyor. Biz bu kadar uzun bir sınıra sahibiz Suriye'yle. Dünyanın öbür tarafındaki Çin'in ve başka hesaplarla denkleme dahil olan Rusya'nın BM Güvenlik Konseyi'ndeki vetosu nedeniyle, bizim doğrudan olumsuz bir şekilde etkilendiğimiz bu gelişmeler karşısında, BM Güvenlik Konseyi'nden Suriye'ye yaptırım kararı alması engelleniyor. Ama bugün, Orta Afrika'daki Mali'ye Fransa'nın müdahale için asker gönderdiği haberlerini okuyorsunuz. BM'den Mali'ye müdahale kararı çıkıyor. Peki Mali'de Suriye'deki gibi bir katliam var mı? Yok. Çatışmalar var. Peki Suriye'deki gibi bir katliam olduğu söylenebilir mi? Söylenemez. Peki Suriye için yaptırım kararı çıkmıyor da, Mali için niye bu kadar çabuk müdahale kararı çıkıyor. Bu yüzden diyoruz ki bu dünyanın düzeninde, bu düzenin işleyişinde ciddi bir yanlışlık var. Suriye meselesinde uluslararası toplum ve BM Güvenlik Konseyi sınıfta kalmıştır. Bu kadar insan öldürülürken bu kadar mülteci, Ürdün'e Lübnan'a ve Türkiye ye sığınırken, BM Güvenlik Konseyi'nin hala Suriye'deki olaylar karşısında seyirci kalması, Güvenlik Konseyi'nin meşrutiyetini ciddi bir şekilde tartışmanın ötesine taşımış ve zarar vermiştir."
TEMEL HEDEF AKAN KANIN DURMASIDIR
Konuşmasında İmralı görüşmelerine de değinen Çelik, akan kanı durdurmak için çalıştıklarını belirterek, "Muhalefet partilerinin söylediklerinin temelinde aslında kanın durması, sürecin sağlıklı işlemesi açısından bir hassasiyetle kaygı bulunmuyor. Onların bakış açısındaki temel mesele, AK Parti oradan nasıl zarar görür. Kendileri de nasıl pozisyon kazanırlar meselesidir. Devleti yönetenlere güvenin. İşin başında ne yaptığını bilen kadrolar bulunuyor. Devlet kendisini tasfiye etmiş değildir. Milleti millet yapan değerlerde bertaraf edilmiş değildir. Tam tersine milleti millet yapan değerler dimdik ayaktadır. Son derece sağlamdır ve giderekte güçlenmektedir. Türkiye'nin önü, ufku açıktır. Terör örgütünü kullanarak Türkiye'nin ufkunu küresel ve bölgesel gelişmelerden uzaklaştırmaya çalışanlar, Türkiye'nin ufkunu Şemdinli'yle sınırlandırmaya çalışıyorlar. Türkiye'nin ufku ve iradesi ne zaman bölgesel ve küresel gelişmelere daha büyük bir vizyonla bakmaya çalışsa, birileri Türkiye'nin ufkunu Şemdinli'nin ötesine geçirmemeye çalışıyorlar. Temel hedef akan kanın durmasıdır. Türkiye'nin on yıllara yayılmış kronik sorunundan kurtulmasıdır. Bu tip meseleleri taviz, taviz vermeme; müzakere, müzakere etmeme, kelimeleriyle tartışmak, meseleyi belli bir yere sıkıştırmaya çalışanlara hizmet eder."
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Güncel, 2013.01.12 16:32