Beyin hücrelerinin yenilenmesi sırasında kopyalamada meydana gelen anormal hücrelerin büyümesi ve bir kitle haline gelmesi beyin tümörü olarak adlandırılıyor. Ürkütücü bir hastalık gibi görünse de, beyin tümörleri eskiye göre daha kolay saptanıp tedavi edilebiliyor.
GÜLNAME PAÇA / BURSADA BUGÜN
İyi huylu ve kötü huylu olarak ikiye ayrılan tümörlerin belirtileri neler ve tedavisi nasıl yapılıyor? Özel Esentepe Hastanesi doktorlarından, Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ufuk Özsoy, tümöre nasıl tanı koyduklarını ve konu ile ilgili merak edilenleri anlattı.
Op. Dr. Ufuk Özsoy, "Beyin tümörü, beynin kendi sinir hücrelerinden veya beyni çevreleyen kemik dokudan, beyin içerisindeki büyük damarlardan kaynaklanmış anormal hücre çoğalmasıdır. Beyin tümörlerini genel olarak iki gruba ayırmaktayız. İyi huylu beyin tümörleri ve kötü huylu beyin tümörleri. İyi huylu beyin tümörleri uzun sürede kendini belli eden ve tanısı saptandığında genelde çok büyümüş olan, cerrahi tedavi ile yüzde 95 oranında kesin çözüme ulaşan tümör türüdür. Kötü tümörün ise tedavisi daha karmaşıktır. Çünkü kötü huylu tümör de sadece cerrahi tedavi yeterli olmayabilir" ifadelerine yer verdi.
"SİGARA İÇENLER CİDDİ RİSK GRUBUDUR"
"Cerrahi tedaviden sonra hastalarımızın ışın tedavisi veya ilaç tedavisi ile bu süreci devam ettirmeleri gerekebilir" diyen Op. Dr. Ufuk Özsoy, "Beyin tümörlerinin tanısına genellikle bir beyin MR görüntülemesi ile rahatlıkla görülebilir. Beyin emarı (MR) çekildikten sonra emar filminde tümör saptandıktan sonra hastamızın tedavisi planlanmaktadır. Tedavi noktasında iyi huylularda çok büyük oranda kesin sonuç alınabilir ama kötü huylularda bu işi kemoterapi ve radyoterapi ile desteklemekte fayda vardır. Peki, risk grupları nelerdir? Burada en önemli risk grubu her kanser türünde olduğu gibi sigara içinler ciddi bir risk grubudur. Bazen genetik faktörler, genetik yatkınlıklar yani kişinin ailesinde beyin tümörü olması ciddi bir risk faktörüdür. Bunun yanında kişinin çalıştığı, bulunduğu ortamda yüksek dozda radyasyona maruz kalması ve aşırı kilo beyin tümörünü desteklemektedir. Beyin tümöründe en sık gördüğümüz şey baş ağrısıdır. Baş ağrısı haricinde kolda, bacakta güçsüzlük, bulantı, kusma, yürümede dengesizlik, görmede bozukluk, işitme kaybı gibi şikâyetlerle hastalar başvurabiliyor. Burada en önemli bulgu baş ağrısıdır. Baş ağrısı da günümüzde çok ciddi bir sağlık sorunudur" şeklinde konuştu.
"BAŞ AĞRISINI BİRÇOK SEMPTOMA BAĞLAYABİLİRİZ"
Op. Dr. Ufuk Özsoy, "Burada genel olarak baş ağrısına sebep olabilecek birçok faktör var. Vitamin eksiklikleri, migren türleri, rutin baş ağrısı, stres, yorgunluk, bazı dâhili problemlerle beraber seyreden baş ağrıları olabilmektedir. Yani baş ağrısını birçok semptoma bağlayabiliriz. Beyin tümörü düşündürecek baş ağrısı tipik işine sabah şiddetli bir baş ağrısıyla uyanma, gün içerisinde bu baş ağrısının kendiliğinden azalması ve bunun tekrarlanması, ilaç kullanmadan hiçbir şey yapmadan baş ağrısını giderek azalması. Bunu yaşayan kişilerin mutlaka hemen bir hekime başvurması gerekiyor. Beyin filmi çektirmesi ve taraması yaptırması gerekiyor. Baş ağrısında çoğumuz hekime başvurmuyoruz. Daha çok şiddetli olduğunda ve geçmediğinde gidiyoruz. Ama sabah olan baş ağrılarında çok vakit kaybetmeden bir hekime başvurmamız gerekiyor. Bir emar filmi çektirmek gerekiyor. Ailesinde birinci derece akrabasında beyin tümörü rahatsızlığı olup, bundan dolayı tedavi görmüş kişilerin hiçbir şikayeti olmasa bile mutlaka bir beyin emarı ve kontrol damarının çekilmesinde fayda vardır. Bu hastalar vakit kaybetmeden bir hekime başvurmalıdır" dedi.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Bursa Bölge, 2020.12.21 08:41