İsrail ile Lübnan arasında yürürlükte bulunan ateşkese rağmen bölgede tansiyon düşmüyor. Özellikle son aylarda yoğunlaşan saldırılar, Lübnan'da insani tabloyu daha da ağırlaştırırken, açıklanan son resmi veriler can kaybının kritik seviyeye ulaştığını ortaya koydu. Lübnan Sağlık Bakanlığı tarafından paylaşılan güncel rakamlara göre, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 3 bin 20'ye yükseldi. Yaralı sayısının ise 9 bin 273'e ulaştığı bildirildi.
Saldırıların başkent Beyrut'un çevresi başta olmak üzere ülkenin farklı bölgelerinde etkisini sürdürdüğü belirtilirken, sağlık altyapısı üzerindeki baskının da her geçen gün arttığı ifade ediliyor. Bölgede yaşanan gelişmeler, ateşkes sürecinin sahada karşılık bulmadığı yönündeki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Lübnan'da Sivil Yerleşimler Hedef Olmaya Devam EdiyorLübnanlı yetkililer, İsrail'in hava saldırılarının özellikle sivil yaşamın yoğun olduğu bölgelerde ciddi yıkıma neden olduğunu aktarıyor. Başkent Beyrut'un banliyöleri ile ülkenin güney kesimlerinde düzenlenen saldırılar sonrası çok sayıda bina kullanılamaz hale gelirken, yüzlerce aile yaşadıkları bölgeleri terk etmek zorunda kaldı.
Sağlık Bakanlığı'nın açıkladığı son veriler, saldırıların yalnızca askeri hedeflerle sınırlı kalmadığına yönelik endişeleri artırdı. Hastanelerde yoğunluk yaşandığı, bazı bölgelerde sağlık ekiplerinin olay noktalarına ulaşmakta zorluk çektiği ifade ediliyor. Özellikle çocuklar ve yaşlıların bulunduğu sivil nüfusun çatışmalardan doğrudan etkilendiği belirtiliyor.
Bölgede görev yapan insani yardım kuruluşları da altyapı hasarının derinleştiğine dikkat çekiyor. Elektrik, su ve iletişim hizmetlerinde yaşanan aksaklıkların günlük yaşamı ciddi şekilde etkilediği kaydediliyor.
İsrail-Hizbullah Gerilimi Ateşkese Rağmen Sürüyorİsrail'in Lübnan'daki saldırılarını yoğunlaştırdığı süreç, 28 Şubat tarihinde yaşanan gelişmelerin ardından hız kazandı. İsrail yönetimi, ABD ile İran arasında başlayan gerilim sonrası Hizbullah'ın gerçekleştirdiği misillemeleri gerekçe göstererek Lübnan'a yönelik operasyonlarını artırdı.
Bu süreçte özellikle hava saldırılarının kapsamının genişlediği görüldü. Beyrut çevresindeki bazı bölgeler dahil olmak üzere birçok noktada peş peşe bombardımanlar düzenlendi. Sınır hattında ise karşılıklı çatışmaların zaman zaman şiddetlendiği bildirildi.
Uzmanlar, İsrail ile Hizbullah arasındaki gerilimin yalnızca iki tarafı değil, tüm Orta Doğu'daki güvenlik dengelerini etkileyebilecek potansiyele sahip olduğuna dikkat çekiyor. Bölgedeki mevcut kırılgan yapının, her yeni saldırıyla daha da riskli hale geldiği değerlendiriliyor.
ABD Aracılığındaki Ateşkes Süreci TartışılıyorABD Başkanı Donald Trump tarafından 17 Nisan'da duyurulan ateşkes anlaşması, bölgede kısa süreli de olsa umut yaratmıştı. İsrail ile Lübnan arasında ilan edilen 10 günlük ateşkesin ardından diplomatik temaslar hız kazanmış, tarafların çatışmaları azaltma konusunda ilerleme sağlayabileceği değerlendirilmişti.
Daha sonra ateşkes süresi 17 Mayıs'a kadar uzatılmıştı. Bu süreçte taraf temsilcileri, ABD'nin başkenti Washington, D.C.'de yeniden bir araya geldi. 14-15 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilen görüşmelerin ardından ABD Dışişleri Bakanlığı, temasların "son derece verimli" geçtiğini açıklamıştı.
Açıklamada, 17 Nisan'da varılan ateşkesin daha fazla diplomatik ilerleme sağlanabilmesi amacıyla 45 gün süreyle uzatılacağı belirtilmişti. Ancak sahadaki gelişmeler, diplomatik açıklamalar ile çatışma gerçekliği arasındaki farkın büyüdüğünü gösteriyor.
Kaynak: IHA
Dünya, 2026.05.18 19:23