İnegöl Ahıska Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Mehmet Taş, ana vatanları Ahıska'dan 24 saat içinde sürülen 100 bin insandan 17 bini çocuk olmak üzere 30 bininin hayatını kaybettiğini belirterek, üzerinden 67 yıl geçen bu vahşi soykırımı asla unutmayacaklarını söyledi.
Sürgünün 67. yılı münasebetiyle dernek lokalinde bir basın toplantısı düzenleyen Mehmet Taş, farklı kültürlerin renkleriyle güzelleşmiş olan ve bir Türkiye mozaiği özelliğini taşıyan İnegöl'de yaşamaktan mutluluk duyduklarını ifade ederek, "Ahıska Türkleri olarak, Müslüman Türk yurdu olan ana yurdumuz Ahıska'dan sürgün edilişimizden üzerinden bu yana tam 67 yıl geçti. Ahıska, 1921 Moskova antlaşmasıyla, Ahıskalılara sorulmadan Rusya'ya terk edilen, Gürcistan'ın güney batısında, Türkiye'nin kuzey doğusundaki Posof sınırına 15 kilometrede, yüz ölçümü 6 bin 260 kilometrekare büyüklüğündeki bir Türk yurdudur. Son yüzyılda Türk nüfusu 3 kez sürgün ve soykırıma uğramış, ama dillerinden, dinlerinden, örf ve adetlerinden hiçbir şey kaybetmemiştir" dedi.
15 Kasım 1944 tarihinde ana vatanlarından 24 saat içinde 100 binin üzerinde insanın sürüldüğünü, sürgün esnasında 17 bini çocuk olmak üzere 30 bine yakın insanın telef olduğunu anlatan Taş, "40 gün süren sürgün yolculuğunda, insanlar, hayvan vagonlarında açlıktan, susuzluktan, dondurucu soğuktan ve hastalıktan vefat etti. Tuvalet ihtiyacını gideremeyen kadınlar, trenlerden atılan kefensiz cesetler, yargısız infazlar, Sibirya'da geçen sürgün yılları... Sürgünden 67 sene geçmesine rağmen, halen kaybettiği hak, hürriyet ve topraklarını geri alamayan Ahıska Türklerinin mücadelesi devam edecektir. Sovyetler Birliğinde, kimliğinde Türk yazan ve bununla gurur duyan Ahıskalılar, çektiği acılarla anılmaktansa, haklarında destanlar yazılması gereken, 2 satırlık yazılarla değersiz sayfalar arasında kaybolan, Türk dünyası tarihçileri ve yazarları tarafından Türklük uğrunda verdiği mücadeleden dolayı hak ettiği ilgiyi ve alakayı göremeyen Türk toplumudur. Ana vatanımız Türkiye'de bile yabancı muamelesi gören, bin bir zorlukla ikamet tezkeresi verilen, 5 sene sonra Türk vatandaşlığına kabul edilen, üstelik bu zaman zarfında çalışma hakkı tanınmayan Ahıskalılar, kaderlerine küsmeden, vatanına, toprağına ve bayrağına sımsıkı sarılarak hayat mücadelesi veriyor" diye konuştu.
Türkiye'de 3835 sayılı göç kanununun uygulanmamasından sıkılan Ahıskalıların, diğer taraftan Gürcistan parlamentosu tarafından Ahıska'ya geri dönüşle ilgili kanunlar çıkarılasına rağmen ana yurtlarına dönemediğini ifade eden Taş, "Sürgünün 67. yıl dönümünde geriye dönüp bakıldığında halen Ahıska'ya çok uzağız. Vatandan uzakta, çaresizlik içerisinde, Ahıska doğumlu insanlarımızı kaybediyoruz. Sürgünde 67 yıl geçirmiş bir avuç insanımızın halen bir tesellisi bile yoktur. İnsan hakları, özgürlük ve demokrasinin tadına bakamayan tek millettir Ahıskalılar. 15 Kasım 1944 tarihinin yıldönümünde, geçmişimize kara harflerle yazılmış bir yılı daha atlatıyoruz. Neyse ki tarihin gizli sayfalarına adımızı acı dolu günlerle ve Türk olduğumuzu haykırarak yazmışız. Biz ki 67 yıldır vatanımızdan uzak yaşıyoruz. Umut dolu yüreklerimizle yarınlara güven ve inançla bakıyoruz. Elbette bir gün ellerimizle vatan toprağını tutacağız. Şimdilik duyamasak da ezanımızı vatanımızda, göremesek de Türk bayrağının dalgalandığını, elbet bir gün görecek ve yaşayacağız bu kutsal günleri. İnegöl Ahıska Kültür ve Yardımlaşma Derneği olarak, hangi dönemde gelmiş olursa olsun, bütün Ahıskalıları derneğimize davet ediyor, yeniden buluşmak, kucaklaşmak istiyoruz. Özellikle yakın zamanda İnegöl'e yerleşen kardeşlerimizin meselelerinin halli için derneğimizin önemli çalışmaları var" diye konuştu.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Bursa Bölge, 2011.11.15 16:20