Washington'da 'Yıllık Türkiye Konferansı'na katılan Demirtaş, Obama'ya Suriye konusunda danışmanlık verseniz, ne derdiniz, sorusuna şöyle yanıt verdi: "Şunu derdim, işler bildiğiniz gibi değil... Orada büyük acılar ve yıkım var, o toprakların sahipleri olan kadim halklar var. Gerçek olan bu. Gerisi tamamen bir senaryo."
HDP lideri Selahattin Demirtaş, ABD'nin başkenti Washington'da Türkiye gündemini yorumladı. Ortadoğu Enstitüsü (Middle East Institute) ve Friedrich Ebert Vakfı'nın ortaklaşa düzenlediği 'Yıllık Türkiye Konferansı'na konuşmacı olarak katılan Demirtaş, seçim sonucu, yaşanan şehir çatışmaları, AKP'nin radikallere desteği gibi gündemin sıcak konularına ilişkin sorulara yanıt verdi. Çözüm süreciyle ilgili sorulara da yanıt veren Demirtaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı sert dille eleştirdi, ancak barış için yeniden görüşmeye hazır olduklarının da altını çizdi.
obama-ya-isler-bildiginiz-gibi-degil-derdim-93529-1.Seçim sonuçlarıyla ilgili sorulara bilindik cevaplar veren Demirtaş, HDP bina, seçim bürosu ve üyelerine yönelik saldırıların sağlıklı bir seçim çalışması yürütmelerinin önündeki en önemli engel olduğunu söyledi.
Oy kaybında PKK'nin eylemlerinin etkisinin olup olmadığı da soruldu kendisine, çatışma durumunun olumsuz bir etki yarattığını kabul etti. "Ama doğrudan kazılan hendekler veya öz yönetim ilanları oy kaybına yol açmadı. Öz yönetim ilanlarının yapıldığı 8 ilçede de oyumuz düşmemiş, hatta oyumuzun yükseldiği Cizre en çok çatışmanın yaşandığı yer." Demirtaş, 'PKK, HDP'yi geriletmek için hareket etti' iddiasını asla kabul etmediklerini hatırlattı.
ERDOĞAN'IN HABERİ VARDI
'PKK çatışmanın şiddetini düşürüp frene basabilirdi, neden basmadı?' diye de soruldu."Bunun doğrudan muhatabı bir PKK yöneticisi olur" karşılığını verdi. Çözüm sürecini bitirenin hükümet olduğunun altını çizdi. Erdoğan'ın Dolmabahçe mutabakatından haberi olmadığına dair ifadelerini hatırlatarak "Koltukların dizilişinden bile haberi vardı" dedi.
KCK lideri Cemil Bayık'ın geçen hafta BBC Türkçe'de yayınlanan röportajındaki "Çift taraflı ateşkes olması gerekiyor" sözlerini hatırlatarak, bu çözüm iradesine hükümetin yanıt vermesi gerektiğini söyledi. Eleştirilerinin ardından, 'masa'ya dönmeye hazır olduklarının altını da çizdi.
Erdoğan'ın baskın aktör olduğunu ve hükümetin inisiyatifsiz kaldığını söyleyen Demirtaş, "Keşke hükümet inisiyatifi olsa ve partiler olarak bir araya gelsek, neler yapılabileceğini samimiyetle tartışabilsek" dedi. Buna açık olması halinde, Erdoğan'la da sürece dair bir tartışma yürütmeye hazır olduklarının söyleyen Demirtaş, ABD ve AB'nin de hükümeti masaya teşvik etmesi gerektiğine dikkat çekti.
HAKLAR PAZARLIK EDİLEMEZ
Demirtaş, 'Erdoğan müzakerelere dönmek için başkanlık şartı koyarsa ne yaparsınız?' sorusuna; "Haklar hiçbir konuda pazarlık mevzusu edilemez" diye yanıt verdi ve ekledi: "Erdoğan'ın tarif ettiği türden bir başkanlık sistemi yok, o tek adamlık sistemi."
Hükümeti Suriye'deki mezhepçi politikaları dolayısıyla da eleştiren Demirtaş, savaş başladığı ilk günden beri Türkiye'yi Suriye gibi kültürel çeşitliliğin bulunduğu bir yerde mezhepçi politika yürütmemesi için uyardıklarının altını çizdi. Bu politikanın savaşı daha da alevlendirdiğine dikkat çekerek, "Orada ÖSO adı altında IŞİD ve benzeri grupları beslemeye uygun ortam yaratıldı. Türkiye bunun farkındaydı, Batı geç fark etti" dedi.
IŞİD'LE MÜCADELE YETERSİZ
Hükümetin IŞİD'e karşı Türkiye'de etkili bir mücadele yürütmediğini belirten Demirtaş, Türkiye'de de IŞİD taraftarlarının ve Türkiye'ye gelip Suriye'ye gitmek üzere hareket edenlere yardım eden grupların varlığından ve bu gruplara çok etkili soruşturma veya operasyonlar yapılmadığından bahsetti.
Demirtaş, Başkan Obama'ya bir kaç saatlik danışmanlık yapıyor olsaydınız, ona neler söylerdiniz, sorusuna verdiği yanıtta ise Suriye'de çözüme dair şu ifadeleri kullandı. "Şunu derdim, işler bildiğiniz gibi değil... Her zaman Washington'dan göründüğü gibi değildir işler. Orada büyük acılar ve yıkım var, o toprakların sahipleri olan kadim halklar var. Gerçek olan bu. Yaşanan tüm bu trajedinin dışında gerisi tamamen bir senaryo. Ve bizler eğer gerçekten barış ve istikrar istiyorsak oradaki tüm halkların iradesine saygı duymalıyız. Çözüm bu ilkeleri incitmeyecek bir yolla gidilmesi gerektiğini söylerdim kendisine."
Demirtaş, toplantının ardından Washington'daki temaslarını sürdürdü.
DEVLETE TARİH KARAR VERECEK
Demirtaş'a Kürdistan'ın bağımsızlığına ilişkin fikirleri ve hükümetin PKK'yi IŞİD'den büyük bir tehlike olarak görmesinin nedeni de soruldu.
-Türkiye neden PKK'yi IŞİD'den daha büyük bir tehlike olarak gördü?
Bunda Türkiye'nin tarihsel korkularının, travmalarının bir etkisi var. Aktüel, reel olarak yaşanan gerçeklikler de etkili. Sonuçta; PKK, Türkiye'ye karşı 30 yıldan fazla silahlı mücadele veren bir hareket. Bunun geçmişte biriktirmiş olduğu yargılar var. Tümüyle haksız olduğunu iddia etmiyorum. Türkiye bu korkuları aşmalıdır, diyorum. Evet bu korkular realitedir ama bir yanda IŞİD'i durdurabilen, geriletebilen tek güç Kürt güçleri iken, çıkıp bunları terör örgütü ilan etmek ve IŞİD'den daha tehlikelidir demek gerçekçi de, sonuç alıcı da değil.
Türkiye'nin şu gün çıkıp PKK terör örgütü değil demesi imkânsızdır, bunu hükümetten isteyemeyiz, karşılığı yok. Ama PKK'nin Türkiye açısından bir tehdit oluşturması hususunu çözebiliriz. Bu da ancak müzakere ve barış masasına dönmekle mümkün olur. Müzakereler sonucunda PKK Türkiye'ye karşı silahlı faaliyetlerine son verebilir ve Türkiye topraklarını silahlı unsurlarıyla birlikte terk edebilir. Bu Türkiye'nin tarihsel korkularının kalkmasına yardımcı olur.
-Türkiyeli Kürtler bağımsız bir Kürdistan mı istiyor?
Bizim partimiz, programı itibariyle demokratik özerkliği savunuyor ama Kürt ve Kürdistan gerçeği açıkça, samimiyetle herkes tarafından tartışılmadan ve anlaşılmadan bütün bu sorunları çözemeyiz.... Kürdistan dediğimiz zaman insanlar tedirgin olabiliyor. Tüyleri diken diken olabiliyor, bazılarınınki heyecandan, bazılarınınki korkudan! Ama bu bir gerçek. Bunu HDP icat etmedi. Türkiye Cumhuriyeti, hatta Osmanlı kurulmadan önce Kürdistan coğrafyası vardı. Bu gerçeği inkâr ederek bir yere varamayız. Bu coğrafyanın devlete dönüşüp dönüşmeyeceğine tarihsel gelişmeler karar verecek. Kürtlerin Irak'ta federal bir devleti var şu anda adı Kürdistan. Türkiye, orayla 10 milyar dolar ticaret yapıyor. Suriye'de bir çözüm olacaksa nasıl olacağına biz karar veremeyiz, ama oradaki insanlar bir yönetim oluşturmaya karar verirlerse biz buna saygı duyacağız. Türkiye'de HDP olarak birlikte yaşamı savunuyoruz, ama Kürtlere mutlaka yönetime katılma hakkının verilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Siyaset, 2015.12.04 10:27