Nişanlılık sürecinin evlilik gerçekleşmeden sona ermesi halinde takı ve hediyelerin akıbetiyle ilgili Yargıtay'dan dikkat çeken bir karar geldi. Yüksek Mahkeme, alışılmışın dışındaki altın, takı ve ziynet eşyalarının, belirli şartlarda hediyeyi veren kişiler tarafından geri istenebileceğine hükmetti.
Evlilik hazırlığı yapan çiftlerin nişanı bozması halinde en çok tartışma konusu olan başlıklardan biri, tören sırasında takılan altın ve diğer hediyelerin kime ait olacağı. Bu konuda Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin verdiği karar, nişan sonrasında yaşanabilecek benzer uyuşmazlıklar açısından dikkat çekti.
Düğün hazırlıkları sürerken nişanlarını sonlandıran bir çift, hediyelerin iadesi konusunda mahkemelik oldu. Gelin adayı, nişan töreninde verilen çeşitli eşyalar ve takıların yanı sıra bazı harcamalarının karşılanması talebiyle dava açtı. Damat tarafı ise taleplerin reddedilmesini istedi.
NİŞAN BOZULUNCA TAKILAR İÇİN DAVA AÇILDIAile Mahkemesi'ne taşınan uyuşmazlıkta gelin adayı; züccaciye ürünleri, bohça, damatlık ve nişan törenine ilişkin masraflar için 22 bin 500 TL, hediye edilen saat için 600 TL ve yüzük için de bin 900 TL talep etti.
Dava kapsamında nişan töreninde damat tarafına takıldığı belirtilen ziynet eşyaları da gündeme geldi. Dosyadaki beyan ve deliller doğrultusunda, nişanda 6 adet 22 ayar ve toplam 120 gram bilezik, 22 gramlık tuğralı kolye, 5 gramlık 22 ayar tektaş yüzük ile 5 gramlık 22 ayar alyans takıldığı tespit edildi.
İlk derece mahkemesi, ispatlanan ziynetlerin toplam değeri üzerinden 67 bin TL'nin davalıdan alınarak karşı tarafa verilmesine karar verdi. Kararın temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin önüne geldi.
Yargıtay incelemesinde Türk Medeni Kanunu'nun nişanlılığın sona ermesine ilişkin düzenlemesine dikkat çekildi. Kanuna göre nişanlılığın evlilik dışında bir nedenle sona ermesi halinde, nişanlıların birbirlerine veya ailelerinin diğer nişanlıya verdiği alışılmışın dışındaki hediyeler geri talep edilebiliyor.
Yüksek Mahkeme, burada belirleyici unsurun hediyenin niteliği olduğuna işaret etti. Nişan yüzüğü dışındaki altın, takı ve ziynet eşyalarının Yargıtay içtihatlarında genel olarak alışılmışın dışında hediyeler kapsamında değerlendirildiği belirtildi.
Bu nedenle nişanın bozulması durumunda verilen bu tür ziynetlerin, hediyeyi veren tarafça geri istenebilmesinin mümkün olduğu ifade edildi. Ayrıca hediyelerin iadesi konusunda tarafların kusurlu olup olmamasının belirleyici olmadığı vurgulandı.
Kararda dikkat çeken ayrıntılardan biri ise nişan yüzüğüyle ilgili oldu. Yargıtay, nişan yüzüğünün alışılmışın dışındaki hediyeler kapsamında değerlendirilemeyeceğine işaret ederek bu eşyanın iadesine hükmedilmesini doğru bulmadı.
Yüksek Mahkeme, ilk derece mahkemesinin ziynet eşyaları yönünden verdiği kararı bu nedenle kısmen bozdu. Böylece altın ve ziynet eşyalarının iadesiyle nişan yüzüğünün hukuki değerlendirmesi arasında ayrım yapılmış oldu.
HEDİYELERİN VERİLDİĞİ NASIL İSPATLANACAK?Yargıtay kararında ispat konusuna da geniş yer verildi. Nişanda verilen ve daha sonra iade edilmediği ileri sürülen hediyelerin varlığının farklı delillerle ortaya konulabileceği belirtildi.
Kararda, bir hakkın dayandırıldığı olayları ispatlama yükünün kural olarak bu iddiadan yarar sağlayan kişide olduğu ifade edildi. Somut olayda ise ziynet eşyalarının nişan sırasında takıldığı ve geri verilmediği yönündeki iddiaların tanık anlatımlarıyla desteklendiği kaydedildi.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, alyans ve karşı davadaki maddi tazminat talebinin saat dışındaki bölümlerine ilişkin temyiz itirazlarını reddederken, nişan yüzüğünün iadesine yönelik kararı bozdu. Karar, nişanlılığın sona ermesi sonrasında altın ve takıların iadesi konusunda ortaya çıkabilecek uyuşmazlıklar açısından dikkat çekici bir hukuki değerlendirme ortaya koydu.
Kaynak: IHA
Güncel, 2026.09.30 10:39