Bir otelde bulaşıkçı olarak çalışan işçi, arkadaşlarıyla birlikte karton bardaktan meyve suyu görünümlü bir içecek tükettiği gerekçesiyle işten çıkarıldı. İşe iade talebiyle mahkemeye başvuran işçinin davasında ilk karar değişirken, Bölge Adliye Mahkemesi fesih gerekçesine ilişkin dikkat çeken bir değerlendirmede bulundu.
İddiaya göre 7 yıldır 5 yıldızlı bir otelde steward olarak görev yapan İ.K., arkadaşlarıyla birlikte otelin mutfak bölümündeki mekanik odaya girdi. İşveren tarafından yapılan incelemede çalışanların söz konusu alana farklı zamanlarda giriş çıkış yaptığı ve odada açılmış alkol şişeleri bulunduğu ileri sürüldü.
İ.K. ise savunmasında odada alkol tüketmediğini belirterek, buraya iş gereği kullandığı malzemeleri bırakmak için girdiklerini ve zaman zaman arkadaşlarıyla dinlenmek amacıyla da odaya gittiklerini öne sürdü.
İşçi ayrıca kendisine baskı yapıldığını, arkadaşlarının isimlerini vermeye zorlandığını ve savunması alınmadan iş akdinin feshedildiğini iddia ederek işe iade davası açtı.
Otel yönetimi alkol tüketildiğini savunduDavalı otel işletmesi ise çalışanlar hakkında yapılan ihbar üzerine güvenlik kameralarının incelendiğini bildirdi. Kamera kayıtlarında İ.K. ve bazı çalışanların mekanik odaya sık sık girdiklerinin tespit edildiği, odada yarıya kadar tüketilmiş alkol şişelerinin bulunduğu öne sürüldü.
İşveren, çalışanlardan alınan yazılı savunmalarda bazı personelin mesai saatleri içerisinde alkol tükettiğini kabul ettiğini belirterek, İş Kanunu'nun 25/2 maddesi kapsamında iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savundu.
Bölge Adliye Mahkemesi'nden farklı değerlendirmeİş Mahkemesi davayı reddetti. Bunun üzerine işçinin itirazı Bölge Adliye Mahkemesi'ne taşındı.
Bölge Adliye Mahkemesi ise işçinin içtiği içeceğin içerisinde alkol bulunduğunu gösteren görgüye dayalı bir tanık anlatımı veya somut bir tespit bulunmadığına dikkat çekti. Bu nedenle işverenin "haklı nedenle fesih" gerekçesinin oluşmadığı değerlendirmesi yapıldı.
Ancak mahkeme, dosyadaki diğer deliller kapsamında işveren açısından oluşan şüphenin iş sözleşmesinin devamını mümkün kılmadığı kanaatine vardı. Böylece fesih haklı nedenli değil, geçerli nedenli fesih olarak değerlendirildi.
Mahkeme, işçinin istinaf başvurusunu kısmen kabul ederek ilk derece mahkemesinin kararını kaldırdı ve davanın yine reddine hükmetti.
Kararla birlikte, işçinin işten çıkarılmasının dayandığı gerekçenin niteliği değişirken, işe iade talebi kabul edilmedi
Kaynak: IHA
Güncel, 2026.09.28 09:37