Okullarda kılık, kıyafetin serbest bırakılmasına bir tepki de Milliyetçi Hareket Partisi Yıldırım Kadınlar Kolu'ndan geldi.
Kadınlar kolu başkanı Hülya Yağız; alınan kararın doğru olmadığını iddia ederken; yanlıştan bir an evvel dönülmesi gerektiğini dile getirdi.
Yağız; açıklamasına şöyle devam etti...
"Milli Eğitim Bakanlığı yetkililerinin; çocuklarımızın özgürlüğü için atılan bir adım gibi gösterdiği bu uygulama; oyalama taktiğidir. Eğitimin devasa problemleri çözüm beklerken, AKP iktidarı; eğitimde tek sorun kılık, kıyafetmiş gibi kamuoyunun dikkatini bu konuyla meşgul edip, zamanı kurtarmak adına siyasetine malzeme etmiştir. Türkiye gündeminde esas tartışılması, dikkate alınması gereken terör, işsizlik, ekonomi gibi önemli konuları adeta örtmek için şimdi de çocuklarımızın ve gençlerimizin ruh sağlığı ile oynayarak yarınlarını istismar etmektedir. 40-45 kişilik sınıflarda okuyan öğrencilerimiz varken, fiziki alt yapı eksikliği, öğretmen, hizmetli, güvenlikçi, memur açığı giderilmemişken, ataması yapılmayan öğretmenlerimizin sorunları çözülmemişken; kılık, kıyafetle uğraşıldığını anlamakta zorlanıyoruz! Asıl düşünülmesi, tartışılması gereken; öğrenciye verilecek eğitimin kalitesi olmalıdır. Daha birkaç gün önce Milli Eğitim Bakanı Sayın Ömer Dinçer, öğretmen ihtiyacının 127 bin 242 olduğunu bildirmiştir. Sayın Dinçer; öncelik öğretmen ihtiyacı mıdır? Yoksa kılık, kıyafet midir? Bursa'da yoksul ailelerin çoğunlukta yaşadığı Yıldırım'da oturan anneler, veliler olarak "okullarda serbest kıyafet" kararını yanlış bir karar olarak gördüğümüzü, gelecekte düzeltilmesi mümkün olmayan ciddi sorunlar oluşmadan konunun bir kez daha gözden geçirilmesini istiyoruz. Bu uygulamanın sonucu olarak, maddi durumu iyi olmayan ailelerimizin çocuklarının başları yere eğilmesin, minik yürekler incitilmesin, aileleri perişan edilmesin" açıklamasın da bulundu.
Bilim adamlarının, eğitimcilerin, ailelerin görüşleri alınmadan "ben yaparım, olur!" sistemiyle ülkenin yönetilemeyeceğini de sözlerine ekleyen MHP Yıldırım Kadınlar Kolu Başkanı Hülya Yağız sözlerini şöyle sürdürdü...
"AKP Hükümeti; her konuda olduğu gibi "okullarda serbest kıyafet konusunda da" da ben yaptım oldu anlayışıyla hareket etmiş, eğitim uzmanlarının, psikologların, sosyologların, velilerin, siyasi partilerin, sivil toplum örgütlerinin görüşlerini alma zahmetine katlanmamıştır. 25 milyon 429 bin 670 öğrencinin eğitim gördüğü ülkemizde milyonlarca aileyi ilgilendiren böylesi önemli bir değişikliğe gidilirken neden bu kadar aceleci davranıldığını merak ediyoruz. Mesele tek tip kıyafetten kurtulmaksa ve bunun adı özgürleşmekse, bunu sadece eğitimde değil diğer alanlarda da yapsınlar. Askerler, polisler, itfaiyeciler, hemşireler, doktorlar avukatlar da tek tip giyinmesin onlara da özgürlük versinler! Amaç bedenleri değil, beyinleri özgürleştirmek olmalıdır. Büyüklerin ruh sağlığı bozuldu! Sıra çocukların ruh sağlığında! Bu proje yoksul aileleri yıkım projesidir. Çocuklarına okul için hazırladıkları" beslenme" konusunda dahi sıkıntı çeken velilerin sırtına bir de kılık kıyafet yükünü bindirmek ne kadar doğrudur? Durumu daha iyi olan aileler, çocuklarına her gün farklı kıyafet giydirecekken, maddi imkânsızlıklar nedeniyle kendilerinin beş gün boyunca çocuklarına aynı kıyafeti giydirmek zorunda kalacaklarından söz eden velilerin şimdiden eziklik yaşamaya başladığını üzülerek gördük. Bu kararı alanları bir kez daha uyarıyoruz. Dönün yanlıştan" dedi.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Bursa Bölge, 2012.12.02 14:18