Pek çok alanda sanat atölyeleri organize ederek her yıl yüzlerce Nilüferlinin hayatına yeni sanatsal beceriler sokan Nilüfer Belediyesi, geleneksel sanatları yaşatma yönündeki çabalarına bir yenisini ekleyerek mücevher atölyesi açtı.
Konak Kültürevi'nde Perşembe ve Cumartesi günleri toplam 20 kursiyerle başlayan "El Sanatları Takı ve Mücevher Yapımı Atölyesi", bu alanda önemli bir birikime sahip sanatçı Zafer Karazeybek tarafından verilen eğitimlerle geleceğin sanatçılarını yetiştiriyor.
Nilüfer Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü bünyesinde gerçekleştirilen atölye şimdiden büyük ilgi görürken, talebin yoğunluğuna göre yeni sınıflar da açılabilecek.
Orhangazi doğumlu olan ve sanattaki yolculuğunda ilk adımını kuyumculuk mesleği ile atan Sedefkar Zafer Karazeybek, doğal malzemelerin güzelliğini, klasik üslubun soyluluğu ve asaletiyle yeniden üreten bir sanatçı olarak tanınıyor. Kuyumculuk, sedef, kakma, mine işi, ajur gibi tekniklerle doğal malzemeleri birleştirerek kendi tarzını oluşturan ve sanat yolculuğunda 14 ustanın eğitiminden geçen Karazeybek, şimdi Nilüfer Belediyesi'nin "El Sanatları Takı ve Mücevher Yapımı Atölyesi"nde öğrencilerine birikimini yansıtıyor.
Haftada 2 saat olan atölyeye katılan kursiyerler, 3 kurluk bir dönemin, yani yaklaşık bir yılın ardından öğrendikleri temel teknikleri geliştirerek kendi tasarımlarını oluşturabilecek düzeye gelecek. Atölyede, bu sanatın alfabesini öğrenecek olan kursiyerler, sonrasını yetenek ve hayal güçleriyle pekiştirecek.
"Muhteşem Yüzyıl" dizisinde Kanuni Sultan Süleyman'ın yaptığı mücevherlerin ilgi görmesi gibi popüler kültürün geleneksel sanata katkısının önemli olduğunu ifade eden Zafer Karazeybek, "Örneğin tüm dünyada büyük ilgi gören "Truva" filminin tüm deri aksesuarları ve çizmeleri de Türkiye'de yapıldı" diyor. Karazeybek, geleneksel kültürün, birikimin modern bir üslupla yaşatılabileceğine dikkat çekerek yerel yönetimlerin bu tür kurslarla yaptığı katkının altını çiziyor.
"Erken yaşlarda elin kırılması önemli" diyen Karazeybek, "El Sanatları Takı ve Mücevher Yapımı Atölyesi"ne esnaflık geleneğinde olduğu gibi çıraklık yaşına gelen, 10-12 yaşındaki çocukların da katılmasının mümkün olduğunu belirtiyor.
Atölyeye başlamak için kıl testere, takoz ve mengene yeterli malzemeler. Üç kurluk bir dönemde önce testereyle kesme, tesviye, kaynak ve cila adı verilen temel teknikler öğretiliyor. Yüzük-bilezik gibi takıların ölçülendirilmesi, motif oluşturulması gibi sonraki aşamaların ardından savat, mine, telkari, bintoplar, kalem işi gibi geleneksel sanatların eğitimi kurs planında yer alıyor.
Zafer Karazeybek mücevher kurslarının 7'şer kişilik sınıflar halinde sürdürülmesinin planlandığını belirtiyor, böylelikle 28 yılını bu mesleğe veren sanatçı her bir kursiyeriyle tek tek ilgilenme olanağının söz konusu olduğunun altını çiziyor.
"Bu kurslara başlamak için yetenek şart mı?" yönündeki soruya sanatçının yanıtı, "Başlangıçta doğal olarak herkesin bir yetenek taşıdığını düşünüyoruz. Temel tekniklerin öğretilmesi sırasında yetenek ya da tersi zaten açığa çıkıyor ve uygulamalı bilgi birikimiyle pekiştiriliyor. Biz düzenlediğimiz bu kurslarla mücevher sanatının zorlukları yerine yapılabilirliğini göstermeyi amaçlıyoruz" oluyor.
Kurslara kadınların büyük ilgi gösterdiğini ifade eden Karazeybek, bunun önemli bir avantaj olduğunu söylüyor. Geleneksel sanatta takıların erkek ustalar tarafından yapıldığını ancak kullanımcının kadınlar olduğunu anımsatan Karazeybek, "Kadın kursiyerlerimiz işlev ve zevk konusunda değişik talepler ortaya koyunca önemli bir zenginlik sağlanıyor" açıklamasını yapıyor. Bilmenin sınırının olmadığını da vurgulayan Karazeybek, mücevher sanatının sonu gelmeyen bir eğitim istediğini de anlatıyor. Karazeybek Nilüfer Belediyesi'nin geleneksel sanatları yaşatma çabaları çerçevesinde açılan bu atölyenin ilçede bir ilk olduğunu söylerken, oluşan ilgiyi de sevindirici bulduğunu vurguluyor.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Yaşam, 2012.01.30 14:39