Partisinin grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Erdoğan'a seslenmek istiyorum, vizyonunu anlatmak istiyorsan gel senin televizyon kanalına çıkalım" dedi.
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu.
Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satır başları şöyle oldu:
Her evin, her kentin, her köyün, her mahallenin huzura ihtiyacı var. 85 milyonun huzuru için mücadele ediyoruz. Bu mücadeleyi yapmak için 'bize katılın' diyoruz.
Türkiye bir yol ayrımına geldi ve bu ayrımdan Türkiye'yi alıp çağdaş uygarlığı aşma hedefine yöneldik. Bu hedefi ne pahasına olursa olsun gerçekleştireceğiz.
Yalova Belediye Başkanımız kendisi ihbar ediyor, iddia soruşturulsun istiyor. Savcı belediye başkanımızı da soruşturuyor. Talimatın nereden geldiğini biliyorum. Dava açılıyor, açılabilir. Karar alınıyor, bilirkişiye gönderiliyor. Bilirkişi "Vefa Salman'ın suçu yok" diyor, savcı itiraz ediyor. Ankara'dan 3 emekli Sayıştay denetçisi de Vefa Salman'ın suçu olmadığı yönünde rapor veriyor. Savcı buna da itiraz ediyor. Yetmedi, bilirkişiler hakkında suç duyurusunda bulundu. Üçüncü bilirkişi yine geldi, yine rapor verdiler, Vefa Salman'ın suçu yoktur diye. Mahkeme Vefa Salman'ı yine göreve iade etmedi.
Arkadaşlarımız karara itiraz ediyor, "CHP mahkemeye bastı" diyorlar. Mahkemeyi basmak değil, siz mahkemeyi ele geçirmişsiniz. Boynumuzu giyotine mi uzatalım. Mücadelemizi sürdüreceğiz. Vefa Salman bizim onurumuzdur, gururumuzdur.
Bir not geldi. THK kayyumlar tarafından yönetiliyor. Lalei'de güzel bir otelleri var. THK bu ülkenin havacılığa ait ilk kurumudur. Şimdi oteli ele geçirmeye çalışıyorlar. Bu oteli kim alırsa onun burnundan fitil fitil getireceğim. Tam bir yağma düzeni. Şu an yargı sistemini çürütenler talimatla karar verenlerdir.
"ERDOĞAN'A SESLENMEK İSTİYORUM"
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin ekonomik bağımsızlığı tehlikede. Çıkmışlar vizyon belgesi açıklayacağız diyorlar. Ne olduğunu biliyorlar mı? Bilgi ekonomisine geçtik bunu biliyor mu? Hayatında duymamıştır. Merak da etmemiştir. Bir cümle önemliydi. 'Gelin hep beraber bu vizyon belgesinin içini dolduralım' diye çağrı yapıldı. Bu ne demektir? 'Aslında bizim bir vizyon belgemiz yok, bize katkı verirseniz yeni bir vizyon belgesi yapalım' demektir.
Bir siyasetçinin vizyon belgesi ortaya koyabilmesi için önce dünya tarihi bilmesi gerekir. Orta Doğu tarihi, kendi ülkesinin tarihini bilmesi lazım. Yok olan bir Osmanlı'dan genç bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin nasıl ortaya çıktığını bilmesi lazım.
Bilimdeki ve teknolojideki gelişmeleri bilmesi lazım. Siz bir vizyon ortaya koyacaksanız bir gelecek perspektifi ortaya koyacaksınız bunları bilmek zorundasınız. Aynı zamanda bu ülkenin düşünce, bilim insanlarıyla bir araya gelmeniz lazım. Dünyanın gidişatını görmeniz lazım. Ne yapmamız gerektiğini bilmeniz gerekiyor. Tarımda, demokraside, sanayide, ileri teknolojide, sosyal yaşamda.. Hepsini bilmeniz gerekiyor.
Vizyon sahibi olabilmek için bu saydıklarım asgari koşullar. Ben arada bir Erdoğan'a çağrı yapıyorum yine yapayım. Eğer vizyonerliğin ne olması gerektiğini bana anlatmak istiyorsan senin televizyon kanallarında ben hazırım. Gel, gel, gel. Kaçma gel. Vizyon neymiş sana öğreteyim.
'İşim çok' falan. Malı götürmekte işi çok. Biraz paraya tamah etme, malı götüreceğin süreyi kıs gel karşıma çık seninle oturup 85 milyonun önünde tartışalım cesaretin varsa. Kendisine bir tavsiyem olsun. İkinci Yüzyıla Çağrı Beyannamesi'ni okusun. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en önemli siyasal belgelerinden birisidir bu.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Siyaset, 2022.11.01 13:38