Başbakan Erdoğan, grup konuşmasında, Beşiktaş'taki eylemler sırasında yaşanan bir olayı anlatmış, "Bu olaylarda bile çok önemli bir yakınımın gelinini, Başbakanlık ofisimin yanında, yerlerde süründürdüler, kendisini çocuğunu taciz ettiler" demişti. İşte o gelin..
Yeni Şafak yazarı Abdülkadir Selvi olayın perde arkasını yazdı.... İşte özetle o yazı...
Başbakan'ın grup konuşmasında, 'Çok önemli bir yakınımın gelinini yerlerde sürüklediler' cümlesi vardı.
Bu sanki geçmişte yaşanmış gibi algılandı.
Ama olay yeni.
1 Haziran Cumartesi günü İstanbul'da yaşandı.
BELEDİYE BAŞKANININ GELİNİ
İstanbul'da büyük bir ilçe belediye başkanının gelini. Z.D.
1 Haziran Cumartesi sabahı arkadaşlarıyla Adalar'a gidiyor. Yanında 6 aylık bebeği var.
Akşam vapuruyla Adalar'dan döndükten sonra, Kabataş İskelesi'nden kocasını arıyor.
Eşi, Kabataş İskelesi'nin karşısına geçip beklemesini, almaya geldiğini söylüyor.
Kabataş İskelesi'nin karşısına geçerken bir grup eylemciyi görüyor.
Bunların Gezi eylemcileri olduğunu fark ediyor, hatta çevre ve ağaç eylemi yaptıkları için de en ufak bir rahatsızlık hissetmiyor.
Ama ne oluyorsa o sırada oluyor.
Grubun içinden birkaç kadın, 'Tayyip'in...' diyerek önce sataşmaya daha sonra saldırmaya başlıyorlar.
VURMAYA BAŞLIYORLAR
'Ne geldiyse bundan geldi' diyerek başörtüsünü çekiyorlar, genç anneyi tekmeleye başlıyorlar. Bu sırada grubun içinden bazı erkekler de vurmaya başlıyor.
Olay yerindeki bir adam müdahale edip, genç anneyi kurtarmaya çalışıyor. Onu da dövüyorlar. Bebek arabasını parçalıyorlar, genç anneyi tekmeliyorlar.
Bu arada, 'Bu sefer devrim yapıyoruz, sen de gideceksin Tayyip de gidecek' diye bağıranlar, 'Tayyip'i asacağız' diye öfke nöbetine tutulanlar var.
Durun daha bitmedi.
YARGIYA İNTİKAL ETTİ
İğrenç olanı daha sonra sergileniyor...
Kimse şuraya buraya çekmeye çalışmasın.
Bu olay yargıya intikal etti.
Vücudu mosmor...
Z.D. hastaneden rapor aldı.
Panik atak geçiren genç anne, haberleri izleyemiyor, evden dışarı çıkamıyor.
Olayların ortasında kalan ve ayağı tırmık izleri taşıyan bebek ise o günden itibaren sütten kesildi.
Gazeteci arkadaşım Elif Çakır kendisiyle konuştu.
Elif Çakır, o gün Habertürk televizyonunda bir programa katılacaktı.
Bırakın programa katılmayı, sabaha kadar ağladı.
Evet biz başkalarının hayat tarzına müdahale edilmesin diyoruz.
HANGİ EVLADIMI TERCİH EDEYİM
Başka hayat tarzlarına saygılıyız.
Ama birileri de bizim hayat tarzımıza saygı göstersin.
Benim büyük kızım Büşra'nın başı kapalı.
İkinci kızım Kübra'nın ise başı açık.
Ben hangi evladımı tercih edebilirim.
Türkiye'yi de, insanların hayat tarzını da böyle görüyorum...
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Güncel, 2013.06.12 16:26