İki hakime 10'ar yıl hapis cezası verildi

İki hakime 10'ar yıl hapis cezası verildi

"Paralel Yapı" soruşturmaları kapsamındaki tutukluların tahliyesini kararlaştıran ve meslekten ihraç edilen hakimler Metin Özçelik ile Mustafa Başer'e, Yargıtay 16. Ceza Dairesinde yargılandıkları davada, "terör örgütü üyeliği" ve "görevi kötüye kullanma" suçlarından 10'ar yıl hapis cezası verildi.

2017.04.24 21:22 - Son Güncellenme: 2017.04.24 21:52 - Güncel - HABER MERKEZİ
A
İki hakime 10'ar yıl hapis cezası  verildi

Yargıtay konferans salonundaki duruşmada heyete başkanlık eden  Yargıtay 16. Ceza Dairesi Üyesi Muhsin Şentürk, gazetecilere oy birliğiyle alınan  kararı açıkladı.

Şentürk, sanıklar Özçelik ve Başer'in, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel  Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 314/2. maddesi gereğince suçun işlenmesindeki  özellikler, suç sebep ve saikleri, kastın yoğunluğu, meydana gelen tehlikenin  ağırlığı nazara alınarak 6'şar yıl hapis cezasıyla cezalandırılmalarına karar  verildiğini bildirdi.

Sanıkların eyleminin, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nda sayılan  mutlak terör suçu olması nedeniyle, aynı kanunun 5/1. maddesi gereğince verilen cezanın yarı oranında artırılarak 9'ar yıla çıkarıldığını belirtti.

Sanıklara ayrıca, "görevde yetkiyi kötüye kullanma suçundan" 5237  sayılı TCK'nın 257/1. maddesi uyarınca 1'er yıl hapis cezası verildiğini  vurgulayan Şentürk, yargılama sürecindeki olumsuz davranışları nazara alınarak  sanıklara verilen cezada takdiri indirim hükümlerinin uygulanmadığını ifade etti.

"Yeniden suç işlemeyeceklerine yönelik kanaat oluşmadığından..."

Başkan Şentürk, sanıkların kişilikleri, pişmanlık duymadıkları  yönündeki ısrarlı tutumları ve ileride yeniden suç işlemeyeceklerine yönelik  kanaat oluşmadığından, verilen cezalarda TCK'nın 50. maddesindeki, "seçenek  yaptırımlar", 51. maddesindeki "hapis cezasının ertelenmesi" ve  Ceza Muhakemesi  Kanunu'nun 231/5. maddesindeki "hükmün açıklanmasının geri bırakılması"  hükümlerinin de uygulanmadığını bildirdi.

Sanıkların tahliye taleplerinin reddedildiğini belirten Başkan Muhsin  Şentürk, şunları kaydetti:

"Sanıklara atılı silahlı terör örgütü üyesi olmak suçunun, CMK'nın  100/3. maddesinde sayılan suçlardan olması, verilen ceza miktarı, FETÖ/PDY üyesi  oldukları, bu örgütün amaçları ve liderinin talimatı doğrultusunda karar vererek,  hakim ve savcılık görevlerini kötüye kullanmak suretiyle atılı suçları  işlediklerinin sübut bulması, 15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişiminin de  bahsedilen örgüt tarafından gerçekleştirildiğinin iddia edilmesi ve aynı örgüte  üye olma suçundan yargılanan, kamuoyunca da tanınan sanıkların yurt dışına  kaçtıklarının bilinmesi nedeniyle kaçma ihtimali bulunan sanıklar hakkında adli  kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağı ve uygulanan tedbirin açık bir  orantısızlık oluşturmayacağı değerlendirildiğinden sanıkların tahliye  taleplerinin reddi ile hükmen tutukluluk hallerinin devamına karar verilmiştir."

Heyet sanıkların, "Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya  veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs" ve  "soruşturmanın gizliliğini ihlal" suçlarından ise beraatlarına karar verdi.

Soruşturmanın geçmişi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 22 Temmuz 2014'ten beri sürdürülen  "casusluk, yasa dışı dinleme, 25 Aralık kumpası, Selam Tevhid'de kumpas, Tahşiye  grubuna yönelik kumpas ve emniyetteki paralel yapı'' soruşturmaları kapsamında  tutuklu bulunan, aralarında eski emniyet müdürleri Tufan Ergüder, Ali Fuat  Yılmazer, Yurt Atayün, Yakup Saygılı, Ömer Köse, Ertan Erçıktı, Erol Demirhan,  Serdar Bayraktutan ve Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca'nın da  bulunduğu şüphelilerin avukatları ile Hrant Dink cinayeti soruşturması kapsamında  tutuklanan eski Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Ramazan  Akyürek'in avukatı, İstanbul Adliyesi'nde görevli 10. Sulh Ceza Hakiminin reddi  ile tutuklu tüm şüphelilerin tahliyesini içeren dilekçeleri, İstanbul 29. Asliye  Ceza Mahkemesi'ne sunmuştu.

İstanbul 29. Asliye Ceza Mahkemesi hakimi Metin Özçelik, 21 Nisan'da  soruşturmaları yürüten savcılardan soruşturma dosyalarını, sulh ceza  hakimlerinden de ret taleplerine ilişkin savunma istemişti.

"Paralel Devlet Yapılanması"na ilişkin soruşturmaları yürüten savcılar  ise İstanbul 29. Asliye Ceza Mahkemesi'nin bu konuda yetkili olmadığını ifade  ederek, soruşturma dosyalarını göndermemiş ve konuyla ilgili Adalet Bakanlığı  Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün yazısını hakim Özçelik'e göndermişti.

Reddi istenen Sulh Ceza Hakimleri de İstanbul 29. Asliye Ceza  Mahkemesi Hakimi Metin Özçelik'e cevaben, yetkisinin olmadığını, reddi hakim  taleplerini içeren dilekçeleri kendilerine yollamasını istemiş, ancak Özçelik bu  dilekçeleri göndermemişti.

Bunun üzerine hakim Özçelik, İstanbul Adliyesi'nde görevli tüm sulh  ceza hakimlerinin reddine karar vermiş, tahliye konusunda dilekçeleri ise  İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesi'ne göndermişti. İstanbul 32. Asliye Ceza  Mahkemesi Hakimi Mustafa Başer de "Paralel Yapı" soruşturmalarında tutuklu tüm  şüphelilerin tahliyesine karar vermişti.

Bu kararların ardından, İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliği, İstanbul 29.  ve 32. Asliye Ceza Mahkemelerinin aldığı kararların usul ve yasaya aykırı  olduğunu belirterek, verilen kararların "yok hükmünde" olduğunu kararlaştırmıştı.  Hakimlik, ayrıca tutuklu şüphelilerin tahliye taleplerini reddetmiş ve  tutukluluklarının devamına hükmetmişti.

HSYK, "Paralel Devlet Yapılanması"na yönelik soruşturmada,  tutukluların reddi hakim talebini yetkisi olmadığı halde kabul eden hakim Metin  Özçelik ile salıverilmelerine hükmeden hakim Mustafa Başer hakkında inceleme  başlatmış, haklarındaki soruşturma sonuçlanana kadar açığa alınmalarına karar vermişti.

Yapılan incelemelerden sonra müfettişler, hakimlerle ilgili dosyaları  Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne göndermişti. Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi,  30 Nisan 2015'te hakim Metin Özçelik'in, 1 Mayıs 2015'te de hakim Mustafa  Başer'in tutuklanmasına karar vermişti.

Mahkeme ayrıca, Özçelik ile Başer hakkında son soruşturmanın  açılmasına hükmederek, dosyaları Yargıtay'a göndermişti.

Özçelik ve Başer'in ilk derece mahkemesi sıfatıyla yargılanmasına, 21  Ocak 2016'da Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nde başlanmıştı. Hakimler ve Savcılar  Yüksek Kurulu 2. Dairesi de aynı gün İstanbul 29. Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi  Metin Özçelik ve İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesi hakimi Mustafa Başer'in  meslekten ihracına karar vermişti.

Diğer Güncel Haberler için tıklayın


2017.04.24 21:22 - Son Güncellenme: 2017.04.24 21:52 - HABER MERKEZİ
A