Kiracının bilgisi ve onayı olmadan yedek anahtar ya da çilingir yardımıyla konuta giren ev sahipleri ciddi hukuki yaptırımlarla karşı karşıya kalabiliyor. Hukukçular, bu tür girişimlerin Türk Ceza Kanunu kapsamında "konut dokunulmazlığının ihlali" suçunu oluşturabileceğini belirterek hem ev sahiplerini hem de kiracıları hakları konusunda uyardı.
Ev sahibi ile kiracı arasında yaşanan anlaşmazlıkların önemli bir bölümünü, kiralanan konuta izinsiz giriş iddiaları oluşturuyor. Hukukçular, kira sözleşmesi devam ettiği sürece konutun kullanım hakkının kiracıya ait olduğunu hatırlatarak, mülk sahibi olmanın tek başına eve dilediği zaman girme yetkisi vermediğine dikkat çekiyor. Uzmanlara göre kiracının açık rızası olmadan yedek anahtar kullanılması veya çilingir yardımıyla konuta girilmesi, yalnızca hukuki değil ceza sorumluluğunu da gündeme getirebiliyor.
Ev sahibinin, "evi kontrol etmek", "temizlik durumunu görmek" ya da benzeri gerekçelerle kiracının haberi olmadan konuta girmesi için yasal bir hak bulunmadığı belirtiliyor. Bu tür eylemlerin, Türk Ceza Kanunu'nun 116. maddesinde düzenlenen konut dokunulmazlığının ihlali suçu kapsamında değerlendirilebileceği ve şikâyet üzerine adli sürecin başlatılabileceği ifade ediliyor.
Bursa Barosu avukatlarından Selman Nuri Kaya, ev sahibi ile kiracı arasındaki hukuki sınırların kanunlarla açık şekilde belirlendiğini söyledi. Kaya, kiracının kullanımında bulunan bir konuta habersiz girilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, bu durumun yalnızca özel hukuk açısından değil ceza hukuku bakımından da sonuç doğurabileceğini ifade etti.
Kaya, konut dokunulmazlığının ihlali suçunun şikâyete bağlı olarak soruşturulduğunu, olayın gece vakti gerçekleşmesi, tehdit veya cebir kullanılması gibi nitelikli hallerde ise daha ağır cezaların söz konusu olabileceğini dile getirdi.
Uzmanlar, ev sahibinin elinde yedek anahtar bulunmasının, kiracının bilgisi olmadan konuta girme hakkı sağlamadığını vurguluyor. Kira sözleşmesi yürürlükte olduğu sürece kiracının özel hayatı ve konut dokunulmazlığı hukuken korunuyor.
Konutun satılması, yeni kiracı adaylarına gösterilmesi veya zorunlu bakım ve onarım yapılması gereken durumlarda da ev sahibinin önceden kiracıya bilgi vermesi ve uygun bir zaman konusunda anlaşması gerekiyor. Kiracının rızası alınmadan yapılan girişlerin hukuka aykırı olduğu belirtiliyor.
Buna karşılık yangın, su baskını, doğal gaz kaçağı gibi can ve mal güvenliğini tehdit eden acil durumlarda ise polis veya ilgili kamu kurumlarının gözetiminde gerekli müdahalelerin yapılabileceği ifade ediliyor.
Kiracının bilgisi dışında konuta girildiğinin tespit edilmesi halinde hukuki ve cezai süreç başlatılabiliyor. Avukat Selman Nuri Kaya, kamera kayıtları, mesajlaşmalar, tanık beyanları ve benzeri delillerle birlikte Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurularak konut dokunulmazlığının ihlali suçundan şikâyette bulunulabileceğini belirtti.
Kaya ayrıca, Türk Borçlar Kanunu'nun 319. maddesi uyarınca kiracının, satış, zorunlu bakım veya yeni kiracı arayışı gibi durumlarda makul ölçüler içerisinde konutun gösterilmesine izin vermekle yükümlü olduğunu hatırlattı. Ancak bu düzenlemenin ev sahibine önceden haber vermeden ya da kiracının onayını almadan eve girme yetkisi tanımadığını vurguladı.
Uzmanlar, son dönemde artış gösteren ev sahibi-kiracı uyuşmazlıklarında tarafların hem haklarını hem de yükümlülüklerini doğru şekilde bilmesinin yeni mağduriyetlerin önüne geçilmesi açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.
Kaynak: IHA
Güncel, 2026.07.14 10:05