CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda, 25. Muhtarlar Toplantısı'nda konuştu.
Meclis Anayasa Komisyonu'nda dokunulmazlık görüşmeleri sırasında yaşananları eleştiren Erdoğan şunları söyledi:
"Dokunulmazlık görüşmelerinden terör örgütü marşını söyleyerek çıkan sözüm ona milletvekillerinin de onları kahraman edasıyla haberlerine taşıyan medya kuruluşlarının da iplerinin nereye uzandığı malumdur.
Parlamentoda oturumları ne hale getirdiklerini izlediniz. Komisyonda neler yaptıklarını masaların üzerinden nasıl atladıklarını gördünüz. Hatta oraları işgal kuvvetleri gibi işgal etmeye ve bu tür eylemler yapma girişimlerinde bulundular.
Halbuki komisyon başkanı istese oraya ne medyayı sokardı ne de bu danışmanları. Ama onlara özgürlük adına böyle bir alan açtı. Onlar bu alanı bu fırsatı usulüne uygun kullanmadılar. Ve bu millete üzüntü verecek bu tabloyu sergilediler. Bu millet buna layık değil. Bu millet bu tür görüntülere layık değil. Bunlar da bu milletin temsilcisi olmaya layık değil.
Türkiye demokratik bir hukuk devleti olduğu için bu meseleleri usulüne uygun çözmenin gayretindedir. Dünyada hiç kimsenin gösteremeyeceği sabrı ortaya koyup örnek bir mücadele sergiliyoruz."
"MAKAMLAR, İNSANLARA HİZMET İÇİN BİR ARAÇTIR"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Makamlar, insanlara hizmet için bir araçtır. Muhtar, belediye başkanı da olsanız milletvekili, başbakan, cumhurbaşkanı da olsanız kalbiniz ve zihniniz millete hizmet için çalışmalıdır. Kendi ideolojik saplantıları, kendi çıkarları için hizmet makamlarını işgal edenler Türkiye'nin birikimini arttırmak şöyle dursun mevcudu da heba etmişlerdir" dedi.
"BAĞIMLILIĞINIZ DEVAM EDERSE BİRİLERİ SİZİ SÜREKLİ TEHDİT EDER"
Savunma sanayisinde Türkiye'nin geldiği noktaya değinen Erdoğan, "Şu anda testler başladı silahlı insansız hava aracını da özel sektörümüz inşallah üretiyor üretmeye devam edecek. Savunma sanayisinde dışa bağımlılığı yüzde 80'den yüzde 40'a indirdik. Hedef bunu adeta sıfırlamak. Bağımlılıktan kurtulduğunuz anda caydırıcı olursunuz. Eğer bağımlılığınız devam ederse birileri sizi sürekli tehdit eder. Elde ettiğimiz her başarı bizi, tarihe gömmek isteyenlere en büyük cevabımızdır" dedi.
(DOKUNULMAZLIK GÖRÜŞMELERİ) "ORALARI İŞGAL KUVVETLERİ GİBİ, KALKIP İŞGAL ETME GİRİŞİMLERİNDE BULUNDULAR"
Dokunulmazlık görüşmelerine değinen Erdoğan, "Dokunulmazlık görüşmelerinden terör örgütünün marşını söyleyerek çıkan sözüm ona milletvekillerinin de onları birer kahraman edası ile haberlerine taşıyan medya kuruluşlarının da iplerinin nereye uzandığı malumdur. Parlamento'da sözde milletvekilleri olarak oturumları ne hale getirdiklerini izlediniz. Komisyonda neler yaptıklarını izlediniz. Sıraların üzerinden nasıl atladıklarını gördünüz. Adeta oraları işgal kuvvetleri gibi, kalkıp işgal etmeye ve oralarda danışmamalarına varıncaya kadar vs. bu tür eylemeler yapma girişimlerinde bulundular. Halbuki komisyon başkanı isteseydi ne medyayı ne de danışmanları sokardı. Sadece komisyon üyeleri ile bu toplantıları yapabilirdi. Özgürlük adına böyle bir alan açtı. Alanı maalesef kendilerine verilen fırsatı usulüne uygun kullanmadılar. Bu millet buna layık değil. Bunlar da bu milletin temsilcisi olmaya layık değil" diye konuştu. Türkiye demokratik bir hukuk devleti olduğu için bu meseleleri usulüne uygun çözmenin gayreti içindedir. Dünyada başka hiçbir ülkenin gösteremeyeceği hoşgörüyü, esnekliği, sabrı ortaya koyarak her bakımdan örnek bir mücadele yürütüyoruz. Çünkü bizim tarihimizde, inancımızda başka bir yönteme izin vermez.
"HESABİLİK DEĞİL, HASBİLİK BİZİM EN ÖNEMLİ VASFIMIZ, SIFATIMIZ OLMALIDIR DİYORUM"
Konuşmasının başında bazı çalışmaları nedeniyle toplantıya geciktiğini, muhtarlardan haklarını helal etmelerini isteyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan şu ifadeleri kullandı: "Biz hayatımız boyunca millet için ve milletle birlikte siyaset yaptık. Bugüne kadar Allah'ın rızasını ve insanımızın gönlünü kazanmak dışında hiçbir mükafat beklemeden çalıştık, bundan sonra da aynı şekilde çalışmayı sürdüreceğiz. Hesabilik değil, hasbilik bizim en önemli vasfımız, sıfatımız olmalıdır diyorum.
ÖNEMLİ OLAN BULUNDUĞUNUZ YERE NASIL GELDİĞİNİZİ UNUTMAMANIZDIR
Mahallesinde ve köyünde yaşayanların gönlünü kazanamamış muhtarın durumuyla milletin desteğini elde edememiş cumhurbaşkanının hiçbir farkı yoktur. Her ikisinin de sonu hüsran olmaya mahkumdur. Buna karşılık mahallelisinin, köyünün, köylüsünün tam desteğini elde eden bir muhtarı nasıl kimse yıkamazsa, seçimle gelinen diğer hizmet makamındakilerin tamamı da aynı güce ve güvene sahiptir. Önemli olan bulunduğunuz yere nasıl geldiğinizi, orada ne yapmanız gerektiğini ve hedeflerinizin neler olduğunu unutmamanızdır."
"1982 ÖZAL'LA BERABER"
Görev süresinin 2 dönemle sınırlı olduğunu anımsatan Erdoğan, "Sizin için böyle bir sınır yok. Siz ne kadar 'benim gücüm yetiyor' derseniz o kadar devam edersiniz. Çünkü gelen muhtarlarımız içerisinde 'ben 30 yıldır muhtarım' diyenler var, bak, '35 yıl' diyenler '32 diyenler var" diye konuştu. Bir muhtarın ayağa kalkarak, "1982 Özal'la beraber" diye seslenmesi üzerine Erdoğan, "Geldin ve devam ediyorsun, Allah ömrünü uzun eylesin inşallah" diye karşılık verdi.
"TARİH KİTAPLARINDA HEP ALDATILDIK MESELELER KARŞISINDA NE YAPACAĞIMIZI BİLEMİYORUZ"
Erdoğan, "Bizim 2200 yılı aşkın bir geçmişimiz var. Biz göçebe kabilesi değiliz. Biz devletler kurmuş, tarihi böyle yazmış bir milletiz. Sıkıntımız birikimimizi yeni nesillere aktaramamaktır. Tarih kitaplarında maalesef hep aldatıldık. Geçmişi bilmeyince önümüze çıkartılan bir takım meseleler karşısında ne yapacağımızı bilemiyoruz. Terör eylemleri, canlı bomba, paralel devlet yapılanması ihanetleri bunlardan biridir" dedi.
"KARŞIMIZDAKİ TERÖR ÖRGÜTÜ SADECE ELİ SİLAHLI 5-10 BİN MİLİTAN DEĞİL"
Erdoğan, "Türkiye kendi sorunlarını kendi çözmek zorundadır. Ne zaman çözümü başkasından beklesek ayağımıza bağ olmuştur. Terör olayları, paralel devlet yapılanması ihanetleri bunlardan biridir. Karşımızdaki terör örgütü sadece eli silahlı 5-10 bin militan değil. Asıl cesaretlendiren ve yaşaran arkasındaki karanlık destek, üst akıldır. Paralel yapı, operasyon aracı haline dönüşmüştür" dedi.
"BUNLAR DA BU MİLLETİN TEMSİLCİSİ OLMAYA LAYIK DEĞİL"
Dokunulmazlıkların görüşüldüğü komisyondaki kavgaya ilişkin eleştirilerine devam eden Erdoğan, "Bu millete gerçekten çok çok üzüntü verecek bir tabloyu orada sergilediler. Bu millet buna layık değil. Bu millet bu tür görüntülere layık değil. Bunlar da bu milletin temsilcisi olmaya layık değil" dedi.
"NİÇİN BU SAYGISILIĞI YAPTINIZ?"
Erdoğan, "İsveç'te bakanlık makamına gelmiş bir Müslüman'a yapılanı gördünüz. Sonunda bakanlıktan istifa etmek zorunda kaldı. Aynı şekilde bayana bir milletvekiline yapılanı gördünüz. Hani size hak vardı? Ne oldu niye bunları yaptınız? Niçin bu saygısızlığı yaptınız? Sıkça karşılaştığımız bu görüntülerden endişeliyim. İnsan hakları savunucuları, parlamentoları duyarlı üyelerini bu vahim durum karşısında harekete geçmeye davet ediyorum. Türkiye olarak her türlü desteği vereceğimizden emin olsunlar" ifadelerini kullandı.
"DAİŞ EN BÜYÜK ZAİYATI KİLİS'E YAPTIĞI OPERASYONLARDA VERMİŞ DEVAM EDERSE DAHA ÇOK ZAİYAT VERİR"
Terör örgütü IŞİD'in Kilis'e yönelik roketli saldırılarına da değinerek sert eleştirilerde bulunan Erdoğan, "Çok sayıda vatandaşımız ve Suriyeli misafirlerimiz hayatını kaybetti. Hepsine başsağlığı diliyorum. Saldırılara misliyle karşılık verilmiştir, verilmeye de devam edilecektir. Türkiye hiçbir saldırıyı karşılıksız bırakmadık, bırakmayacağız. DAİŞ en büyük zaiyatı Kilis'e yaptığı bu tür operasyonlarda vermiştir ve bu böyle devam ederse daha çok zaiyat verecektir. Türkiye tüm terör örgütleriyle mücadele edecek güce ve kararlılığa sahiptir. Terör örgütlerinin ülkemize yönelik tacizlerinin gerisindeki niyetleri biz çok iyi biliyoruz. Şundan emin olunuz, başaramayacaklar. Terör örgütlerinin ülkemize yönelik tacizlerinin gerisindeki niyetleri biz çok iyi biliyoruz. Şundan emin olunuz, başaramayacaklar" açıklamasında bulundu.
"ANADOLU TOPRAKLARI FİTNEYİ, İHANETİ KABUL ETMEZ"
Erdoğan, "Bir Müslümana kula kul olmak yakışmaz. Biz sadece rabbimizin önünde rükuda eğiliriz. Anadolu toprakları fitneyi, ihaneti kabul etmez. Bu topraklarda ancak birliğe, beraberliğe, dayanışmaya inananlar kök salabilir. Canlı bomba olup masum insanların hayatlarına kast edenler de, Meclis'i terörize edenler de bu kutlu pınardan nasibini alamamış olanlardır. Türkiye'yi geçmişinden kopartıp kişiliksiz bir ülke yapmak istediler, başaramadılar. Şimdi yeni bir oyunu devreye soktular. Nedir o? Terörle canımızı yakıyorlar. Üç fitne, ırkçılık, terör ve mezhepçilik fitnelerinden kurtulmalıyız. Bizde mezhepçilik var mı? Şia, Sünni biz kabul etmiyoruz. Bizi birbirimize bağlayan bağ İslam'dır. Bizim en büyük gururumuz budur. Bu ülkede otuzu aşkın etnik unsur var. Biz birbirimiz yaratılanı yaratandan ötürü severiz anlayışı ile seviyoruz" diye konuştu.
"YALAN VE FİTNE ÇARKI DURMAKSIZIN DÖNSE DE PROJELERİMİZİ TAKVİME UYGUN ŞEKİLDE SÜRDÜRMELİYİZ"
Yeni anayasa ve başkanlık sistemine ilişkin Erdoğan, "Yeni anayasa ve başkanlık sistemi başta olmak üzere milletimizin beklentilerini bir an önce hayata geçirmeliyiz. Büyük projelerimizi takvime uygun şekilde sürdürmeliyiz. Yalan ve fitne çarkı durmaksızın dönse de Türkiye ak sakallı dedeler, ak saçlı ninelerin gözyaşları ve duaları sayesinde dimdik durmaya devam edecektir. Biz önce Allah'a sonra milletimize güveniyoruz. Sırtını terör örgütüne şu veya bu devlete dayayanların asla anlayamayacakları bir şey varsa milletimizin zorluklar karşısında neler yapabileceğidir" ifadelerini kullandı.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Güncel, 2016.05.04 14:13