Enerji Verimliliği Günleri'nde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) ters düştü. Bakanlık yetkilisi 2023'e enerji tüketiminde yüzde 20 tasarruf hedeflediklerini açıklamasına, EMO İzmir Şube Başkanı Cengiz Göltaş, yapılan çalışmaların gayriciddi olduğunu belirterek hedefe ulaşılmasının olanaklı görünmediğini iddia etti.
EMO İzmir Şubesi tarafından düzenlenen ve iki gün sürecek olan 'Enerji Verimliliği Günleri' Dokuz Eylül Üniversitesi DESEM Bordo Salonu'nda başladı. Şube Başkanı Özcan Uğurlu, özellikle sera gazlarının etkisiyle yer kürenin daha fazla ısındığını, ekolojik dengenin değiştiğini söyledi. Enerji verimliliğinin bu nedenle önemine dikkat çeken Uğurlu, Türkiye'de enerji üretiminin yüzde 79 dışa bağımlı olduğunu ve fiyatların da sürekli yükseldiğini belirtti.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Yenilenebilir Enerji Genel Müdür Yardımcısı Erdal Çalıkoğlu, bakanlığın enerji verimliliği konusunda önemli adımlar attığını söyledi. Yeterli olmasa da memnuniyet verici adımlar atıldığını belirten Çalıkoğlu, 2000 yılı ile 2009 yılları arasında enerji tasarrufunun mali tutarının 27 milyar dolar olduğunu açıkladı. Endüstriyel şirketlerle teşvikle ilgili anlaşma yaptıklarını belirten Çalıkoğlu, "Örneğin 2013 yılında bu şirketler enerji yoğunluğunu düşürmekle ilgili taahütlerini yerine getirirlerse 33 milyon TL tasarruf sağlayacağız. Buna karşılık bu şirketlere 2 milyon TL destek verilecek" dedi. Çalıkoğlu, Bakanlık olarak hedefin Enerji Strateji Belgesi 2012-2023'te yeraldığını, buna göre amaçlarının Türkiye'nin enerji yoğunluğunu (GSYİH başına tüketilen enerji miktarı) yüzde 20 düşürmek yani yüzde 20 tasarruf olduğunu söyledi.
YÜZDE 20 ÇOK OLANAKLI DEĞİL
Bakanlık yetkilisinden sonra konuşan Elektrik Mühendisleri Odası Şube Başkanı Cengiz Göltaş ise yüzde 20 hedefine ulaşmanın olanaklı görülmediğini söyledi. Enerji verimliliğini en genel tanımlamayla; binalarda yaşam standardı ve hizmet kalitesinin, endüstriyel işletmelerde ise üretim kalitesi ve miktarının düşüşüne yol açmadan, birim hizmet veya ürün miktarı başına enerji tüketiminin azaltılması olduğunu belirten Göltaş, Bakanlığın enerji verimliliğiyle ilgili öngördüğü ve mevzuatta yer alan bazı uygulamaları sürekli ertelendiğini söyledi.
Türkiye'deki 8.5 milyon binanın yüzde 85'inin enerji verimliliği açısından yeterli şartlara sahip olmadığını dile getiren Göltaş, bilinçsizlik, bilgisizlik, yetersiz yapı denetimi gibi bazı nedenleri olsa da bu durumun en önemli nedenin finansman yetersizliği olduğunu, mutlaka teşvik uygulanması gerektiğini vurguladı. Göltaş, "Bu meseledeki gayri ciddiliğe ilişkin söylenecek en somut şey, Enerji Verimliliği Kanunu'nun yayınından bu yana geçen sürede sayısal olarak hangi aşamaya gelindiği konusunda izleme ve değerlendirme içeren gerçekçi bir veri olmamasıdır. Kamu kurumları arasında koordinasyonu sağlamak amacıyla kurulmuş olan Enerji Verimliliği Koordinasyon Kurulu da işlevini yerine getiremiyor. Bu gerçekler ışığında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı koordinatörlüğünde hazırlanan Enerji Verimliliği Strateji Belgesi 2012-2023'e göre; 2023 yılında Türkiye'nin GSYİH başına tüketilen enerji miktarını (enerji yoğunluğunu) 2011 yılı değerine göre en az yüzde 20 azaltılmasının çok olanaklı olmadığı görülüyor" dedi.
ENVER İŞE YARAMADI ENERJİ HANIM SAHNEDE
Göltaş, Enerji Bakanlığı'nın 4 sene önce enerji tüketimi konusunda başlattığı "Enver" projesinin sonuçları bilinmemesine karşın, bu kez de Aralık 2012'de aynı konuda "Enerji Hanım" projesine geçilmesini eleştirdi. Enerji Bakanlığı'nın toplumu bilinçlendirmek için dört sene önce enerji verimliliğinin kısaltması olan "Enver' isimli bir proje başlattığını, proje kapsamında yine aynı isimde sevimli bir karakter de yarattığını belirten Göltaş bu yolla insanlara yalın mesajlar verilecek, tüketim alışkanlıklarını değiştirecek yeni bir toplumsal bilinç yaratılma hedefinin üzerinden dört yıl geçtiğine dikkat çekti. Göltaş, "Bu proje ile son dört yılda hangi önlemlerin alındığı, enerji üretim ve tüketim projeksiyonlarında yaşanan değişikliklerle ne oranda bir kazanım sağlandığı ve toplumsal yaşamımızın geçen dört yıl içinde başlatılan proje kapsamında ne tür olumlu- görünür değişikliklere uğradığı ve neticede ülke ekonomisinin bu proje ile ne kadarlık bir tasarruf sağladığı bilinmiyor. Daha doğrusu buna yönelik toplumu bilgilendirme ve geçen dört yılı değerlendirme sorumluluğu ile atılmış bir adım bile yok. Neticede enerjimizi yönetenlerin yaşam alanlarımıza ve insanımıza saygısı da yok" dedi.
KABAK EV KADINLARININ BAŞINA PATLADI
Göltaş, 4 yıl sonra Enerji Bakanlığı'nın aynı amaç için bu sefer de geçen aralık ayının sonunda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin ile birlikte "Enerji Hanım" projesinin başlatıldığına dikkat çekti. Yeni projenin Başbakan Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan ile Bakanlar Fatma Şahin ve Taner Yıldız'ın katıldığı bir toplantı ile tanıtıldığını belirten Göltaş, "Enerji, verim ve hanım üçgeninde evlerimizde görünmez kılınan emek sömürüsünde, kabak yine kadınlarımızın başına patlayacak gibi görünüyor. Hayırlısı ile ev hanımlarımızın disiplini ile boş zamanlarını zararlı meşguliyetlerle geçirmeyecek ve evinin ekonomisini doğru kullandığı ev aletleri ile en üst seviyelerde tutarak kocasının yarı yardımcısı olacak yeni bir rol modelimiz daha oldu. Ne diyelim, egemenler alabildiğine kirletecek, tüketecek, enerji hanımlarımız da sigortaları atana, yani özgür yurttaş kimliği ile yaşamla buluşana dek, ütünün, ampulün, buzdolabının, çamaşır makinesinin sorumluluğunu üstlenecek gibi görünüyor. Şaka gibi geliyor, ama sorun bu kadar basit ve gerçek" dedi.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Ekonomi, 2013.01.18 14:45