Saman nezlesi olarak bilinen alerjik rinit, bahar aylarının gelmesiyle çocuklar başta olmak üzere birçok insanı etkisi altına almaya başladı. Baharın bu ilk günlerinde havaya yayılan ağaç polenleri, alerjik rinitşikayetlerini artırıyor ve hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde etkiliyor. Sağlık sorunu olmayan insanlarda çok önemli sonuçlara neden olmayan bu hastalık, alerjik bünyesi olan kişilerde astım gibi çok daha ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Özellikle ailesinde alerji sorunu olan çocuklarda alerjik rinit görülme oranının yüzde 45'e kadar yükselebildiğine dikkat çeken Acıbadem Bursa Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Bülent Öztürk, "Şikayetler tamamen ortadan kaldırılamasa da alınacak önlemlerle önemli ölçüde azaltmak mümkün" diyor.
Ağaç polenlerinin havada yayılmaya başladığı şu günlerde, bahar aylarının korkulu rüyası olan "alerjik rinit" sezonu da açıldı. Toplum arasında bahar nezlesi olarak bilinen, burun içi örtüsünün hapşırma ve akıntıyla birlikte şişmesi şeklinde kendini gösteren alerjik rinit, çocuklar başta olmak üzere birçok kişinin hayatını olumsuz etkiliyor. Burun tıkanıklığı, hapşırma nöbetleri, sulu berrak burun akıntısı, burun ve gözlerde kaşıntı, göz zarı iltihabı, damakta ve gırtlakta kaşıntı, öksürük, horlama, genizden konuşma, kulakta dolgunluk hissi, koku alamama ve baş ağrısı belirtileri ile kendini gösteren alerjik rinit; sinüs enfeksiyonları, kulakta sıvı birikimi ile ortaya çıkan işitme azalmaları ve burun poliplerine de neden olabiliyor.
Her 10 gençten 1'inde görülüyor
Alerjik rinit, mevsimsel ve yıl boyu olarak 2 farklı formda ortaya çıkıyor. Mevsimsel olarak; ilkbahar başında ağaç polenlerinin, ilkbahar sonundan yaz başına kadar çayır polenlerinin ve yaz sonundan son bahara kadar ot polenlerinin havaya dağılması nedeniyle oluşuyor. Polenler havadan burun, göz ve boğaza yapışarak birikiyor. Bir bitkiye veya hayvana ait alerjen madde vücuda girerse, bu istilayı önlemek için bağışıklık sistemi bir reaksiyon gösteriyor. Normal şartlar altında yararlı ve doğal bir koruma olan bu reaksiyon bazı kişilerde aşırı boyutlara ulaşıyor. Bu kişiler "alerjik" olarak tanımlanıyor. Alerjik rinite neden olabilen başka faktörler de olduğuna dikkat çeken Acıbadem Bursa Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Bülent Öztürk, "Şeftali, çilek, çerez, yumurta, çikolata ya da balık gibi besin maddeleri, ev tozu, hayvan tüyleri veya tekstil ya da boya fabrikaları gibi mesleki ortamlarda karşılaşılabilen alerji maddeleri yıl boyunca alerjik rinit görülmesine neden olabiliyor. Özellikle çocuklarda meydana gelen bir hastalık olan alerjik rinit, ailesinde alerji öyküsü bulunan çocuklarda daha sık görülüyor. 1-20 yaş arasındaki gençlerde rinit görümle oranı yüzde 11 civarında. Ailesinin bir üyesinde alerji olanlarda bu oran yüzde 29 olurken, her ikisinde de olması durumunda yüzde 47'ye kadar yükselebiliyor" diyor.
Alerjik yapıdakilerde astım riski 4 kat fazla
Alerjikrinit, ağır bir hastalık olmamasına rağmen kişi için son derece rahatsız edici olabiliyor. Uykuyu, yemek yeme ve yaşam şeklini olumsuz etkiliyor, okul ve iş hayatında zorluk yaşanmasına neden oluyor. Alerjik yapıda olanların astıma daha kolay yakalanabileceğine dikkat çeken Dr. Bülent Öztürk, "Alerjik kişilerde astım gelişme riski 4 kat daha fazla. Bu nedenle alerjik rinitten şüphelenildiğinde gerekli testleri vakit kaybetmeden yaptırmak ve önlem almak gerekiyor" diyor.
Alerjik rinit tedavisinde 4 alternatif
Alerji olduğu düşünülen durumlarda tanıyı kesinleştirecek testlere başvuruluyor. Kan, burun salgısı, deri ve burun içi alerjen madde uyarı testi ile kişinin alerjik olduğu tespit edilirse 4 ayrı teravi yöntemi uygulanıyor:
· Alerjen uyaranlarla temasın kesilmesi,
· İlaç tedavisi,
· Hiposensibilizasyon (aşı tedavisi)
· Cerrahi müdahale
Alerji tedavisinde birçok ilaçtan yararlanılıyor. Bunlar arasında antihistaminikler, dekonjestanlar, kromolin ve kortizonlu ilaçlar bulunuyor. İlaç tedavisinin özelliği çok çabuk etkisini göstermesi. Burun içerisine uygulanarak kullanılan kortizonlu spreylerin yan etkileri oldukça az. Ancak bu ilaçların etki gösterecek en düşük dozda ve düzenli olarak kullanılması yararlı oluyor. Çevre kontrolü ve ilaç tedavisine rağmen şikâyetlerin 2 yıldan fazla devam etmesi durumunda ise öneriliyor. Bu aşılar, alerjen maddeye karşı duyarsızlaştırmak için düşük dozlardan yüksek dozlara kadar alerjen madde verilmesi şeklinde uygulanıyor. Tedavinin özelliği, çok çabuk etki etmesi ve hastaların da temel isteği olan gerçek anlamda iyileşmeyi sunabilmesi. Ancak etkisi yavaş görülüyor ve sadece aşıda kullanılan maddelere karşı iyileşme elde ediliyor. Tedavi 3-5 yıl süreyle uygulanıyor ve ilk 3 yıl içinde yeterli iyileşme görülmezse tedaviyi sonlandırmak gerekiyor. Cerrahi tedavi, daha çok aşırı büyümüş burun etlerinin veya poliplerin tedavisine yönelik olarak yapılıyor.
Bu yöntemler tek tek veya kombine olarak kullanılabiliyor. En etkili tedavi yöntemi uygulansa bile eğer alerjen maddelerle yoğun olarak karşılaşılıyorsa başarı şansı az görülüyor.
Bahar nezlesi şikayetlerini azaltmanın yolları
Alerjik rinitin tamamen kurtulmak ne yazık ki mümkün değil. Özellikle hasta uzaklaşamayacağı bir alerjenin etkisi altındaysa. Örneğin son yıllarda şehirlerde yaşayan insanlarda alerji görülme oranı arttı. Bunun en temel nedeni ise hava kirliğinin büyük şehirlerde daha yoğun olması. Hava kirliliği nedeniyle alerjik olan bir hastanın bu ortamdan tamamen uzaklaşması beklenemez. Ancak günlük hayatta alınabilecek bazı önlemlerle şikayetleri önemli ölçüde azaltmak mümkün.
1- Çimleri keserken veya ev temizliği yaparken polen maskesi takın.
2- Isıtma ve havalandırma sistemlerindeki filtreleri aylık olarak değiştirin yada bir hava temizleme aygıtı kullanmaya başlayın.
3- Polenlerin çok yoğun olduğu dönemlerde kapıları ve pencereleri kapalı tutun.
4- Evde bitki ve hayvan bulundurmayın.
5- Kuş tüyü yastıkları, yün battaniye ve yün örtüleri pamuk veya sentetik maddeden yapılmış olanlarla değiştirin.
6- Gerekli olduğunda doktor kontrolünde antihistaminik ve dekonjestan kullanın.
7- Yatağınızın baş tarafı yukarı kaldırılmış bir şekilde uyuyun.
8- Genel sağlık kurallarına uyun; rutin egzersiz yapın, sigara kullanmayın, hava kirliliğine neden olan suni maddelerden uzak durun, dengeli ve az karbonhidratlı beslenin, vitamin eksikliğiniz olmadığından emin olun. Bağışıklık sisteminiz ne kadar güçlü olursa alerjenlere karşı kalkanınız o kadar sağlam olur.
9- Havanın kuru olduğu mevsimlerde odayı nemli tutmak için buharlı oda nemlendiricilerinden kullanın ancak nemlendiricide mantar ürememesine dikkat edin.
10- Polenlerden başka bir diğer alerjen de "mold" adı verilen küfler. Toprak ve ev bitkilerinde yaşayan bu küfler etrafa yayılarak alerjilere neden oluyor. Mold'ların üremesine engel olmak için ev bitkilerini mümkün olduğunca az sayıda tutun.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Sağlık, 2014.04.09 10:49