CHP Bursa İl Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Eraslan ile disiplin suçu işlediği gerekçesiyle partiden bir süreliğine uzaklaştırılan Ali Uluşahin arasında sosyal medya üzerinde yaşanan tartışmayla ilgili CHP Bursa İl Başkanlığı tarafından bir açıklama yayınlandı.
Ali Uluşahin sosyal medya paylaşımında, "Facebook arkadaşım sevgili(!) Mehmet Eraslan AKP'yi, MHP'yi, Saadet Partisini dolaştıktan sonra; gelmiş Hüseyin Akkuş'un yeni yönetiminde CHP Bursa İl Yöneticim olmuş. Kendisine 'başarılar' diliyorum. Umarım bireysel silahlanmaya olan merakından ve düğünlerde silah atılmasını sevmekten de vaz geçmiştir!!! Hüseyin Akkuş'u ayrıca 'kutluyorum.' İşte ihtiyacımız olan yönetim bu!!! Anlamadığım tek nokta şu, sanırım o da benim cehaletimdir: Arkadaşın yedek yönetimde ismi yok. Olsun, belki de bizim okuma yazmamız yoktur!" ifadelerini kullandı.
Uluşahin'in bu paylaşımının ardından dikkat çeken bir gelişme daha oldu. Uluşahin, Mehmet Eraslan'ın, eşinin iş yerini bastığını iddia ederek bir paylaşım daha yaptı.
Yaşanan gelişmelerin medyaya da yansımasının ardından CHP Bursa İl Başkanlığı tarafından bir açıklama yapıldı.
CHP Bursa İl Başkanlığı'nın paylaştığı açıklama aynen şöyle:
"ERASLAN'DAN AÇIKLAMA: TEHDİT YOK, TARTIŞMA YOK, AMA İFTİRA VAR
İl Yönetim Kurulu Üyemiz Mehmet Eraslan ile disiplin suçu işlediği gerekçesiyle partiden bir süreliğine uzaklaştırılan Ali Uluşahin adlı şahıs arasında sosyal medya üzerinde yaşanan tartışmayla ilgili açıklama yapma zorunluluğu doğmuştur.
Sosyal medya üzerinden siyasal konuların tartışılmasını doğru bulmadığımızı daha önce dile getirmiştik. Bu çerçevede; sözkonusu olayda, 11 yaşındaki çocuğu yoğun bakımda tedavi altında bulunan bir babaya sabır sınırlarını zorlayarak yapılan tahrik ve eleştirileri de, her kimden gelirse gelsin nezaket sınırlarını aşan söylemleri de, tek taraflı yaklaşımlarla ve gerçeğe aykırı olarak "kadına şiddet" iftirasıyla süslenerek servis edilen söylemleri de doğru bulmuyoruz.
İl Yönetim Kurulu Üyemiz Mehmet Eraslan'ın konuyla ilgili yaptığı açıklamayı dikkatinize sunuyoruz:
...
a) 2008'de çok sevdiğim dostum ve hemşerim Orhan Altunöz'ün talebi üzerine Saadet Partisi'ne katıldım ve 1 yıl süreyle üye olarak kaldım. Rozet takan kişi de dönemin SP Genel Başkanı Numan Kurtulmuş'tur. Benim geçmişte SP dışında bir partiyle herhangi bir ilişkim olmadı. Kurtulmuş daha sonra AKP'ye geçti. Dolayısıyla SP'ye üyelik fotoğrafımı, Kurtulmuş'un da varlığı nedeniyle AKP üyeliği diye yorumlayıp, MHP gibi diğer partilerin de adını karıştırıp, bütün partileri gezen adam diye yayınlamalarına çok üzüldüm.
b) CHP'den kimi isimlerin istifa ettiği dönemde, yedek isimlerin de boşalması gerektiği düşüncesiyle, çeşitli aracılar ve partililer aracılığıyla istifa etmemi istemişlerdi, reddetmiştim.
c) Sosyal medyada bu fotoğrafın yayınlanmasına ve altına yazılan yorumlara tepki gösterince, Ali Uluşahin aradı. Hasta oğlumla ilgili sorular sordu, "Geçmiş olsun" dedi. O resimler ve yaptığın yorumlar doğru değil, onları kaldırın, dediğimde de, "Tek şartla kaldırırım. Bizim sorunumuz senle değil, Hüseyin Akkuş'la. Yönetimden istifa et, sileriz, unutulur konu, eşim de o hastanede yoğun bakım hemşiresi. İstifa edersen o da sana yardımcı olur" cevabını verdi. Ben de bu sözlere tepki gösterdim, istifa etmeyeceğimi söyledim.
d)Zaten yoğun bakımda olduğum için, hemşire hanımlara sordum, soyadı Uluşahin olan hemşire hanım kimdir diye. Onunla da yoğun bakımların önünde görüştüm. Her yerde kameralar var. Asla tehdit de etmedim hatta azarlama olarak düşünülecek bir ses tonum bile olmadı. Çocuğun durumunu konuştuk. Ayrılacakken, "Abla, durumum ortada. Çocuğum bu haldeyken, yoğun bakımla uğraşırken, eşiniz benim hakkımda iftira atarak yanlış şeyler yazıyor, sosyal medyada bana hakaret ettiriyor. Bu yoğun bakımda yatan çocuk sizin çocuğunuz olsa, ben aynısını yapsam doğru olur mu, hoşunuza gider mi" diye serzenişte bulundum. Kendisi de bana devlet memuru olduğunu, siyasetle ilgilenmediğini, konuyu da bilmediğini söyledi. "Ama eğer öyle bir şey varsa, yanlış yapmış" dedi. Kendisine teşekkür ettim, rahatsız ettim diye özür diledim, oradan ayrıldım.
Konu bundan ibaret...
Ancak, daha sonrasında "eşimin işyeri bastı" diye paylaşımlarını okuyunca şaşkına döndüm... "Eşimin işyerini bastı" ifadesi, bir ofis gibi bir işyerini bastı olarak algılanıyor. Kasıtlı olarak bunu yaptığı çok net. Eşinin çalıştığı yer bir hastane, benim zaten hastam var ve o nedenle o hastanedeyim. Özel olarak hasteneye gitmiş değilim. Üstelik eşine beni yönlendiren de kendisidir. Kamera kayıtlarının (mümkünse sesli olarak) ortaya çıkarılması benim haklılığımı, kimseye hakaret etmediğimi, hele hele bir kadına karşı nezaket sınırının dışında asla davranmadığımı çok net ortaya koyacaktır.
Bu iftirayla adımı kamuoyu nezdinde lekelemeye kalkışanlara karşı hukuki zeminde gereğini yapacağımı duyurmak isterim.
MEHMET ERASLAN"
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Bursa Bölge, 2018.11.16 14:51