Üşümezsoy, Marmara'da tüm fayın aynı anda kırılacağı görüşüne katılmadı. Silivri-Kumburgaz hattının 6,5-6,6 deprem üretebileceğini, 1894 ve 1912 kırıklarının riski azalttığını söyledi.
Marmara Bölgesi'nde uzun süredir gündemde olan olası büyük deprem senaryolarına ilişkin yeni bir değerlendirme geldi. Deprem Bilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, katıldığı bir televizyon programında Marmara Denizi'ndeki fay hatlarıyla ilgili görüşlerini paylaşırken, bölgedeki risk analizine dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Üşümezsoy, Marmara Denizi'nde beklenen depremin tüm fay hattının aynı anda kırılmasıyla meydana geleceği yönündeki görüşlere katılmadığını belirterek, özellikle bazı fay segmentlerinin geçmişte yaşanan depremlerle birlikte enerjisinin önemli bölümünü boşalttığını savundu.
Marmara faylarıyla ilgili farklı deprem senaryosuMarmara Denizi çevresindeki fay hareketlerinin yıllardır bilim dünyasında tartışıldığını belirten Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, bölgedeki fayların tek parça halinde değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.
Üşümezsoy, 1894 ve 1912 yıllarında meydana gelen depremlerin Marmara'daki bazı fay kesimlerinde etkili olduğunu, bu nedenle bütün Marmara'yı kapsayan tek kırılmalı ve 7'nin üzerinde büyüklüğe ulaşabilecek bir deprem ihtimalini farklı değerlendirdiğini söyledi.
Deprem uzmanı, özellikle 1912 yılında kırıldığı belirtilen fay bölümünde zaman içerisinde gerçekleşen yavaş hareketlerin, yani "krip" olarak adlandırılan sessiz fay hareketlerinin enerjinin bir bölümünü azalttığını ileri sürdü.
En dikkat çeken bölge olarak Silivri-Kumburgaz hattını gösterdiMarmara'daki riskli alanlara ilişkin değerlendirmesinde Silivri-Kumburgaz arasındaki fay segmentine dikkat çeken Üşümezsoy, bu bölgenin diğer kesimlere göre daha fazla önem taşıdığını dile getirdi.
Bu fay bölümünün yaklaşık 6,5-6,6 büyüklüğünde bir deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu belirten Üşümezsoy, Marmara Denizi'nin tamamının aynı anda kırılması sonucu 7 ve üzeri büyüklükte bir deprem oluşacağı yönündeki senaryoya katılmadığını ifade etti.
Prof. Dr. Üşümezsoy'un açıklamaları, özellikle Marmara çevresindeki illerde yaşayan vatandaşlar tarafından yakından takip edildi. İstanbul başta olmak üzere Bursa, Kocaeli, Yalova ve çevre illerde olası deprem riskleriyle ilgili değerlendirmeler kamuoyunun gündeminde yer almaya devam ediyor.
Büyükçekmece-Yeşilköy hattı için farklı değerlendirmeÜşümezsoy açıklamalarında Marmara'nın batı kesimleriyle ilgili de görüşlerini paylaştı. Büyükçekmece ile Yeşilköy-Florya açıkları arasındaki bölgede aktif bir fay bulunmadığını savunan deprem bilimci, bu bölgede son dönemlerde yaşanan sarsıntıların büyük bir deprem hazırlığının göstergesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Silivri açıklarında meydana gelen küçük ölçekli depremlerin ise doğal sismik hareketlilik içerisinde ele alınması gerektiğini belirten Üşümezsoy, her sarsıntının büyük bir deprem habercisi olarak yorumlanmaması gerektiğini ifade etti.
Marmara depremi tartışmaları devam ediyorMarmara Bölgesi'nde olası deprem riski, uzmanların farklı görüşleri nedeniyle bilimsel tartışmaların merkezinde bulunuyor. Bazı bilim insanları Marmara Denizi'ndeki fay sisteminin geniş bir bölümünün kırılabileceği görüşünü savunurken, bazı uzmanlar ise fay segmentlerinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy'un son açıklamaları da Marmara'daki deprem senaryolarına ilişkin farklı bir bakış açısı ortaya koydu. Bölgedeki fay hareketleri ve deprem riski üzerine yapılan bilimsel değerlendirmelerin önümüzdeki dönemde de kamuoyunun gündeminde olması bekleniyor.
Güncel, 2026.07.19 11:40