Başbakan Erdoğan, TRT 1, TRT Haber ve TRT Türk'te ortak yayınında. Erdoğan, 'Enine Boyuna Özel' programında Taha Özhan, Mustafa Karaalioğlu, İsmet Berkan ve Hatem Ete'nin sorularını cevaplıyor.
2012'ye girerken anneniz vefat etti. Suriye krizi patlak verdi. 2012'yi değerlendirir misiniz?
Hayatın mukadder planını değiştirmeye gücümüz yetmez. Hayatta bizim için ölüm de.. Biz dünyadaki bu tabii akışı ne kadar halkın ve insanların lehine değiştirebiliyorsak o kadar hayırla yad ediliriz. Biz ülkemizi ve milletimizi ileri bir seviyeye taşımanın gayreti içindeyiz. İnsanımızın yaşam standardını yükseltmek gibi bir hedefimiz vardı. Bu gayretle yola çıkmış bulunuyoruz. Komşularımızla hiç bir sıkıntımız yok. Bizim halklarla ilişkilerimiz iyi. Sıkıntı rejimle. Bu rejimlerin halklarıyla sıkıntısı var. Onların kendi halklarıyla olan sıkıntısının bize yansımasıdır durum. Suriye'den bize gelen insanları almayalım mı?
.Asi nehrini bir barış nehri haline getirelim dedik. O temeli attık o gün 3 saat 3.5 saat Halep'te oturduk konuştuk. Bizim son görüşmemizdi. Ben özel temsilciler gönderdim. En sonunda Dışişleri Bakanımı gönderdim 6 saat görüşmeleri oldu. Telefon dimlomasisi devam etti. Anlattık anlattık hiçbiri fayda etmedi.
Şimdi uçakları kullanacak pilot bulamıyor. Muhalifler her geçen gün güçleniyor. Putin'le enine boyuna görüştük. Sayın Putin net bişi söyledi. 'Biz Beşar Esad'ın avukatı değiliz.' Lavrov'un açıklaması var. Türkiye'nin tezi üzerine çalışabiliriz dedi. Taşlar yerine oturmaya başladı. 50 bine yakın insan öldü. Katlanılacak bir şey değil. Sadece bizim kamplarda kalanların sayısı 140 bini aşmış durumda. Biz hala geleni geri çevirmiyoruz. Yeni kamplar hazırlama çalışması içindeyiz.
Bir ekmek bir battaniye diye yeni bir kampanya başlatıldı. Bu kampanyadan da gelecek olan bütün imkanlar değerlendirilecek. Bizler bir taraftan sınır ötesine de bir çok yiyecek gönderiyoruz. İlaçlar gönderiyoruz. Halkın sıkıntılarını da giderelim istiyoruz. Ürdün ve Lübnan'da da durum aynı.
Uludere'dekilerde izliyorlardır onlara ne söylemek istersiniz
Burada ben bir kasıt düşünmüyorum. bütün ilgililerle konuştum. Hatayen böyle bir şey olarabilir. benim Uludere'li vatandaşlarımıza söyleyeceğim şey örgütlerin oyununa gelmeyin. Bunlar alıyorlar parlementoda gezdiriyorlar. Onların oyuncağı olmasınlar. İstismarcıların oyununa gelmeyin. Öyle olaylar olsun ki 20 yıldır neticeye bağlanamadı. Biz orayı beklemek durumundayım Ben yürütme olarak nasıl karar vereyim.
28 aralık Uludere'nin seneyi devriyesi idari soruşturmada nereye vardık. Bir kusur bulundu mu?
2 yönüyle yürütülüyor. Sivil ve askeri yargı süreci devam ediyor. Gerek silahlı kuvvetler olsun valilik olsun görüştüler. Raporu hazırlıyorlar 1-2 hafta içinde raporu sunacaklar. Bu konuyla ilgili olarak hepimizin açıklamaları oldu. Üzüntülerimizi paylaştık. Bunun üzerinden bir istismar mekanizması çalışıyor. 1 yıldır sürekli gündemde tutuyorlar. Gediktepeyi, hantepeyi, gaziantep'i kimse gündemde tutmuyor. Asker sivil şehit edildi. Neden sadece burası gündemde tutuluyor. Burası bir terör bölgesi. Burada bir hata yapılmış olabilir. Ben bizzat izledim görüntüleri burada bir insanı takip edemiyorsunuz. Hemen vurun abalıya. Askere vur iktidara vur. Biz diyoruz ki hata yapılmış olabilir. Gediktepe'de dalga geçildi. Haftalarca onu yazdılar çizdiler Çoban sandık deyince. Görüntüler bu şekilde gelince kararı verip operasyon yapılıyor. Askerin tespiti şudurç Kaçakçı olur durur ya da geri döner Ama terörist durmaz devam eder. Tecrübeli olanlar kaçıyor kurtuluyor. Olay acı bir olay. Yaşanan olay karşısında beklemeyelim meydana gelen durumu tazminatlarla hafifletelim. Aileler konuşmadan belli parti açıklamalar yapmaya başladı. Orada acısı olanlar başka. Sizden giden yok.
BEŞAR GİDERSE SURİYE ERKEN TOPARLANIR
Peki efendim Suriye'de rejim değişikliği için daha ümitvar konuşabilir miyiz?
Yüze aşkın ülke Suriye koalisyonunu kabul etmiş durumda. Suriye halkı da hazırlanıyor. Beşar gittiği anda herhangi bir boşluk olmadan yeni bir hükümetin kurulabilmesi için bu koalisyon var.
Bir taraftan da eleştiriler var. Siz iktidara geldiğinizde Irak işgali başlamak üzereydi. Suriye krizine müdahil oluşunu nasıl görürsünüz. Türkiye bu işi yapamaz, Türkiye'nin boyunu aşan işler denildi. nasıl değerlendirirsiniz?
Belki biraz iddalı olacak ama.. 1 Mart tezkeresiniz hatırlayın. Ben tezkereyi savunanlardandım. Tezkere çıkmadığı için Türkiye Irak'a giremedi. Türkiye Irak'ta olsaydı durum farklı olurdu. Irak'ın kendi değerlerini paylaşmayan ülkeler Irak'ın geleceğini pozitif anlamda geliştiremediler. Bakın 10 yıl geçti hala sıkıntı devam ediyor. Bize ne dediler de durduk. Daha sonra tezkereyi geçirdik oradaki kardeşlerimiz Türkiye buraya girmesin dediler. Bush beni devamlı arıyordu tezkereyi geçirmek için. Aynı Bush yine aradı bunu erteleyelim. Bakın halk istemiyor. Kuzeydeki kardeşlerimiz istemiyordu aslında. Girmedik. Şimdi oradaki haklılığımız ortaya çıkıyor. Suriye'de neticeye varalım. İnanıyorum ki Suriye huzuru çok daha çabuk bulacak. Bunu iddialı söylüüyorum. Niye söylüyorum. Suriye'nin belki petrolü yok ama konumu daha önemli. Çok kısa zamanda Suriye kendini toparlar. Yeter ki Suriye'nin içindeki halklar hep beraber dayanışsın. Suriye'nin bölünmesine fırsat verilmesin..
BÖCEKLE İLGİLİ TEFTİŞ KURULU DEVREDE
Evinizin altındaki ofisinizde böcek bulunması kamuoyunda tartışılıyor Bir takım belirsizlikler var onları soralım. Neden taratma ihtiyacı duydunuz. Sizin şüpheleriniz vardır. Nereye vardınız?
Bu aramalar her yerde yapılır. O zamanda bu tür bir arama esnasında bulunuyor. Bulunduğu zaman yaygarasını yapmadık. Savcılık yapılması gerekenleri yapar. Bizim bunu gündeme taşımamızın bir anlamı yok dedik. Medya grupları tarafından biliniyordu. Soru sorulunca cevaplamak durumunda kaldık. Bundan ötesi yargıyla ilgili..Dinlemlerle ilgili Başbakanlık Teftiş Kurulu'nu görevlendirdik. Bunu daha fazla abartmayı doğru bulmuyorum. Ana muhalefet partisi bunun üzerine gidiyor. Türkiye'de böyle bir şey olmuşsa bu çok önemlidir. Bu işleri yapanlar bir çok yolla yapıyorlar. Bunun için dışardan özel birileri gelip yapmıyor. En yakınınızdakilerle bunu yaparlar. Ulaşılabilirse neticeye bunu bulacaklardır. Bir mercimek tanesi kadar teknolojik unsurla bu işi yapıyorlar.
Çok cesur bir girişim olarak değerlendirmiyor musunuz?
Bu tür adımları atanlar cesur oldukları için yapıyorlar. Başbakanlığımızın ilk yaıllarında dinlendiğimizi söylemiştim. Böyleydi. Malum bir gazete normal bir konuşmanızı bile manşetten veriyor. Ne sahibi belllidir. Yargıdan da kaçarlar. Bedelini de ödetemezsiniz. Bedel ödeseler bunu yapmazlar ama.. Bunu minimize etmek başarıdaki en önemli unsurdur.
Geçtiğimiz yıllarda Deniz Baykal'la ilgili bir kayıt ortaya çıktı, MHP'li vekillerle ilgili oldu. Oslo kayıtları seçimlerden önce gündeme geldi. 2012'nin sonunda da böcek mevzusu çıktı. MHP ve CHP sizi suçlamışlardı. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz?
Derin devlet malum devletin legal yapılanmasına karşı illegal yapılanmanın adıdır. Sayın Baykal'la ilgili mevzuda biz kulisteydik duyduğumuzda Binali beye müdahale et durdurulsun dedim. TİB devreye sokuldu yayın durduruldu. Şuandaki durumun bir yıllık mazisi var. Bütün bunlar insanla oluyor. Olay bir halaki erezyonun neticesi. Ahlaki yönden nasibini almamış herkes bunu yapar. Biz yasadışı dinlemelerin hepsine karşıyız. TİB'i bu yüzden kurduk. GES'i MİT'e devrettik. Emniyet ishtihbaratta GES'le ortak çalışıyor TİB'te toplanıyor. Böyle bir süreçte arkadaşlarımız elinden geleni yapıyor. Siz Turkcell'e de Vodafon'la da Telekom'la da herkesi dinlersiniz.
Anayasa konusuna değinelim. Çok umutlanmıştık. İçeriğinden bağımsız yeni bir anayasa yapalım diye yola çıkıldı. 2013'te bir anayasa görebilecek miyiz?
Yılı bitiriyoruz. Gönlümüz bunun bitirilmesini arzu ederdi. 325 milletvekiliyle bbu mecliste varız. Fakat muhalefet karşımızda 215 sayıya sahip. Üzümü yiyelim bağcıyla işimiz yok. Ana muhalefet de aynı üyeye sahip olsun dedik. O gün bugün çalışma yapıyoruz. Takıldıkları yer Başkanlık sistemi. Herkes yeni anayasa için bir tez sunuyor. Bizim de böyle bir tezimiz var. Kabul edersiniz etmezsiniz. Niye bunun için telaş ediyorsunuz. Öyle enterasan bir şey var ki neden yürütmeye bu kadar takılıyorsunuz. Şimdi ben arkadaşlarıma şunu söyledim. Bizim yapabileceğimiz tek şey var. Burada bir makul süre verelim. Bunun takdirini siz yapın. Bu sürede bitirelim. Bakın Türkiye deneyimli bir ülke. Ve şuanda bir çok ülkede 6 ayda anayasa yapıyorlar. Bunlar yapılıyor. Biz ise bu kadar deneyimli olmamıza rağmen 1 yılda Anayasa yapamıyoruz. Ben halimize acıyorum. Biz 4 siyasi parti bir Anayasa yapamıyoruz. Bir netice alamadık
Makul sürede bir uzlaşma çıkmazsa bu süreç bitecek mi? Ak parti tek başına mı devam edecek?
Bizim uyum sağlayabileceğimiz bir siyasi parti olursa biz onlarla beraber yaparız. Ama yeterki biz bu işi yaparız desinler yine yaparız. Fakat bunların hiçbiri olmuyor. Kısa bir süre önce 26 maddelik paketi referanduma götürdük yüzde 58'le halkın kabulünü gördü. Elimizde 330 olsa yaparız. Olur veya olmaz. Biz bir Anayasa çalışması yaptık. Biz yeni anaysa çalışmamızı yine yapalım. Öyle bir zamanlama yaparız ki Meclis'e sunarız. Bu AK Parti'nin anayasa teklifi olarak orada olur.
3. döneminiz. Bir daha parlementoda olmayacaksınız. Anayasa yapmamak sizi rahatsız etmez mi?
Sembolik olarak üzer ama hizmetimizi engellemez. Bitirmiş olsaydık hizmetler daha hızlı olurdu. Sivil bir anayasa olsaydı bir çok şeyde takılmazdık. Değişmiş olsaydı çok daha seri karar alacaktık. Yasadan çok insan unsurunda sorun yaşadık.
Başbakanlık sistemi ve yarı başkanlık sistemi öneriniz çok tartışıldı. Bu süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?
Her şeyden önce başkanlık sistemi nedir? Mesela parlementer demokrasiyle Başkanlık sistemini karıştıranlar var. Bunu bir siyasi partinin genel başkanı söylüyor. Başkanlık sisteminde parlemento olmaz olur mu? Biz diyoruz ki madem ileri demokrasi diyoruz denetim mekanizması işlesin istiyoruz. Bunun üzerine çalışalım. Fransa, ABD bakalım hangisinde ne bizim için daha iyi tartışalım. Ama kalkıp derseniz Başkanlık sistemi hilafeti getirir bu cehaletin ta kendisidir. O zaman ABD'de Rusya'da hilafet var. Ama ülkemde bu tartışmaya bile tahammül yok. Çünkü bu sistem geldiğinde 2 güçlü parti olacak. Bunu gördükleri için rahatsızlar. Acaba ben bundan sonra tekrar iktidar şansı yakalayabilir miyim? Bu nedenle tartışalım bile diyemiyorlar
Cumhurbaşkanımızla uyumumuz ortada çalışıyoruz. Bir öncekiyle böyle değildi. Yerindelik hakkı yürütmenindir. Yerindelik hakkını kullandığımız zaman bunu engellemiştir. Aynı şey mesela erklerin birbirine müdahalesinde başımıza geldi. Şimdi bunlar olduğu sürece ülkenin menfaatleri erteleniyor. Bunları süratle aşmamız gerekiyor
Başkanlık teklifi konusunda ne kadar katısınız? Bunların tartışılmasına izin vermiyor musunuz?
Biz tartışalım istiyoruz. Siz neyine karşısınız neyine taraftarsınız. Daha baştan karşılar. Yaklaşım bu olunca o zaman diyor ki kusura bakmayın.
Cumhurbaşkanı'nın başbakan kim olduğuna bağlı Sorun çıkmaz diyemem diyorsunuz. Cumhurbaşkanı halk tarafından seçilecek. Mesela siz olacaksınız.
Cumhurbaşkanı'nın başbakan kim olduğuna bağlı Sorun çıkmaz diyemem diyorsunuz. Cumhurbaşkanı halk tarafından seçilecek. Mesela siz olacaksınız.
O cumhurbaşkanı bir yarı başkanlık sisteminin cumhurbaşkanı gibi olacak. Yürütmenin başı Cumhurbaşkanıdır. Anayasamızda var. Bugüne kadar kullanılmamış. Halk tarafından böyle bir adım atıldığında parlementodan gelişle oradan gelen geliş farklı olacaktır.Sistemin daha iyi çalışabilmesini Cumhurbaşkanı sağlayabilir.
Olacağım ya da olmayacağım dersem farklı bir tartışmayı getirir. 19 ay var. Benim bir görevim var. AK Parti genel başkanı olarak ülkeme hizmet. Sonra bir süreç başlayacak. Adaylar ortaya çıkacak. Partimin de adayı ya da adayları olacaktır. Partili aday süreci başlıyor. Bu sürecin başlaması bir yerde başkanlık ve ya yarı başkanlık sistemini getiriyor. Bu yerde cumhriyetçiler- demokratlar yapısının bir örneği oluyor. Seçim kampanyasında olduğu gibi biz bunu yaptık diyemezsinç Halkın genelini kapsamak zorundasınız. Onun içinde bir cumhurbaşkanı adayının mesajları farklı olacaktır. Ona göre çalışmalarını yapacaktır. Halkta tercihini yapcaktır.
19 ay var dediniz. Bu dönemin içerisinde 12 eylül yasaları TSK iç hizmet 35. maddeden Türkiye kurtulacak mı
Bunlarla ilgili bir çok şey artık tırpanlanıyor. Daha herkesin kabul edileceği duruma doğru gidiliyor. Bununla ilgili yapılması gereken değişiklikler önümüzdeki aylar içinde olacak.
İade-i itibar meselesi konuşuldu. 28 Şubat mağdurlarının yeniden yargılanmasına destek verir misiniz
Başlamış yargı süreçleri var. Yeniden yargılamayla ilgili bir çalışmamız yok. Ama gündeme gelirse oturulur konuşulur. Hukuk onu gerektiriyorsa onun da önünü açarız. Yapmamız gerekeni yaparız.
MİT krizinden sonra bir cemaatle AK Parti arasında güç savaşı var mı?
Buna gülerim. Biz de medyadan öğreniyoruz. Üzülüyoruz. Zaman zaman bazı arkadaşlarımız inanmaya da başlıyorlar. En yakın mesai arkadaşıma karşı yapılmış olan bu olay dünyada eşi benzeri olmayan bir olay. Bu çok ciddi bir yargı vesayetidir.
Neymiş adaki bırakılacakmış. Bunlar üzücü şeyler. Biz mesafe almak istiyoruz. Terörle mücadelede mesafe konusunda biz adayla görüşme yapmayız. Ama yaptırırız. Hala görüşmeler var. Çünkü netice almamız lazım. Işık olduğu sürece devam ederiz. Baktık olmuyor bırakırız.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Güncel, 2012.12.28 20:25