Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, "9 Ağustos'tan bu yana Lübnan'da alıkonulan THY pilotlarımız Murat Ağca ve Murat Akpınar, yoğun girişimlerimiz sonucu büyükelçimizin yanında. Az sonra Türkiye'ye doğru yola çıkıyorlar" dedi.
Lübnan'da kaçırılan Türk pilot Murat Akpınar ile yardımcısı Murat Ağca serbest kaldı. Türk yetkililere teslim edilen Akpınar ve Ağca, Beyrut'a hareket etti. Konuya ilişkin bir açıklama yapan Bakan Davutoğlu, "Bayram sevincimize sevinç katacak güzel haberi artık paylaşabiliriz. 9 Ağustos'tan bu yana Lübnan'da alıkonulan THY pilotlarımız Murat Ağca ve Murat Akpınar, yoğun girişimlerimiz sonucu büyükelçimizin yanında. Kendileri ile şimdi görüştüm. Tüm halkımıza selamları var. Az sonra Türkiye'ye doğru yola çıkıyorlar. Başta MİT Müsteşarımız Sn. Hakan Fidan olmak üzere ilk günden beri pilotlarımız için gece-gündüz çaba gösteren herkese teşekkür ediyorum. Son iki ayda defalarca görüştüğüm Lübnan Meclis Başkanı Sn. Berri, Başbakan Mikati ile Dışişleri Bakanı Sn. Mansur'a da teşekkür ediyorum. Katar Dışişleri Bakanı dostum Sn. Halit bin Muhammed Al Attiyah de pilotlarımız için büyük çaba gösterdi. Bu sonuçta büyük katkısı oldu. En büyük teşekkürü hiç şüphesiz vakur, onurlu ve olgun duruşları ile pilotlarımız ve sürekli temas halinde olduğumuz ailelerine borçluyuz. Kıymetli pilotlarımızın eşleriyle de görüşerek kendilerine mutlu haberi verdim. Artık pilotlarımızın bir an önce ailelerine kavuşmaları için gereken her şey yapılıyor. Tüm milletimize bir kez daha geçmiş olsun diyor ve bayramlarını bir kez daha tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı
"Kısa zamanda inmiş olurlar"
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Lübnan'da kaçırılan Türk pilotlarla ilgili, "Şu anda uçağa bindiler. Uçağımızla birlikte Türkiye'ye intikal ediyorlar, kısa zamanda inmiş olurlar" dedi.
Bakan Davutoğlu, Konya'daki konutunda Lübnan'daki Türk pilotların serbest kalması ile ilgili açıklamalarda bulundu. Bakan Davutoğlu, son 4-5 gündür gece gündüz yoğun mesai harcadıklarını ifade ederek, "Bu mesaide defalarca Lübnanlı yetkililerle görüşmelerimizi sürdürdük. Onlar da ciddi çaba sarf etti. Dost ülke Katar'ın Dışişleri Bakanı ile birlikte ayrıca paralel diplomatik süreç yürütüldü. Arife günü saatlerce birlikte çalıştık. Çok yönden diplomatik çaba gerektiren bir süreçti. Nihayet dün nihai neticeyi almamızı sağlayan son adımlar atıldı. Bugün de bildiğiniz gibi mutlu haberin yaklaştığı Sayın Başbakanımızdan sonra da kamuoyunda yoğun bir şekilde paylaşıldı. Ancak doğrudan kendi seslerini duymadan bir açıklama yapmamaya özen gösterdik. Biraz önce pilotlarımız Murat Akpınar ve Murat Ağca, Büyükelçimize teslim edildiler. Ülkemize hareket ettiler. Kendileri ile bizzat görüştüm, seslerini duydum. Son derece özgüven içerisinde konuştular. Biz de kendilerine teşekkür ediyoruz. Çok sabırlı bir bekleyiş içerisinde oldular. Ama şunu ifade etmek isterim en büyük teşekkür eşlerine ve ailelerinedir. Çok zor bir süreç yaşadılar. Ben defalarca temas halindeydim, görüştüm, Başbakanımız da aradı. Yüz yüze temasla yaptığımız çalışmalarımızı anlattık. Bu meselenin bizim için onur meselesi olduğunu anlattık. Her iki pilotumuzun eşi de çok sabırlı bir bekleyiş içerisinde oldular. Biz benzer durumdaki birçok vatandaşımızı daha önce de ailelerine kavuşturduk. Her bir aileye kavuşma bizim için bir bayramdır. Ben tekrar pilotlarımıza, ailelerine geçmiş oldun diyorum. Allah bir daha onları ayırmasın diye niyazda bulunuyorum. Bundan sonra hep birlikte olurlar, hiçbir zaman ayrılmazlar inşallah. Görüşmemde pilotlarımız hiçbir kötü muamele ile karşılaşmadıklarını, yaptığımız tüm girişimlerden haberdar olduklarını, bu durumun kendilerine güven hissi verdiğini, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Hükümetinin arkalarında durmasından dolayı özgüven duyduklarını ifade ettiler. Seslerinde ve ifadelerinde en ufak bir titreme, tereddüt yoktu, ben gurur duydum ülkelerine duydukları güvenden. Bu nihayet ülkemiz için iftihar meselesidir. Şu anda uçağa bindiler. Uçağımızla birlikte Türkiye'ye intikal ediyorlar, kısa zamanda inmiş olurlar" dedi.
"LÜBNANLI HACILARIN KURTARILMASI İÇİN BÜYÜK ÇABA SARF ETTİK"
Lübnanlı 9 kişinin serbest bırakılıp bırakılmadığı ile ilgili de konuşan Bakan Davutoğlu, "Lübnanlı hacıların kurtarılması için çok büyük çaba sarf ettik. Sadece onların değil, bildiğiniz gibi 48 İranlının Suriye'den çıkarılmasına da bazı ülkelerle birlikte aracılık yaptık. Lübnanlı hacılarla da yakından ilgilendik. Bizim sorumluluk alanımızda olmamasına rağmen Türkiye bu durumu insani mesele olarak değerlendirmiş, elinden gelen her türlü çabayı göstermiştir. Ancak bu iki olay arasında bağlantı kurulmasının doğru olmadığını ilkesel olarak hep ifade ettik. Bizim Suriye'de bir egemenliğimiz, kontrolümüz yok. Oradaki bir olay, dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti'ni sorumlu tutamazlar. O ayrı bir süreçti. Suriye'de bulunanların kurtarılmasına da Türkiye büyük bir destek sağladı. Onlar da ailelerine kavuştu. Mutluluk duyuyoruz. Bölgemizde hangi eve ayrılık ateşi düşerse bizim evimize düşmüş gibi hissederiz. Bu ateşin yaktığı şu veya bu mezhebe, şu veya bu etnik gruba mensup olması bizim için hiçbir anlam ifade etmez. Onun için çok yoğun bir çaba sarf ediyoruz. Özellikle istihbarat teşkilatımız ve ilgili bütün güvenlik birimlerimiz bu konuda yoğun bir çaba içerisindeydiler. Bu ikisi ayrı yürüyen süreçti. Onlar için de ailelerine kavuşmaları, bu bayramı geç de olsa idrak etmeleri, dolayısıyla mutluluk hissediyoruz" şeklinde konuştu.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Güncel, 2013.10.19 21:26