Aşı, bir bireyin sağlığının temel bileşeni olup, koruyuculuğun en başarılı önlemlerinden biridir. Bursa Uludağ Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Emel Yılmaz, "Erişkinler salgın taşıyorsa, onlar bunu kronik öksürük şeklinde atlatıyor. Bu bir koza etkisi yaratıyor. Biz korunacağız ki, başkasını da koruyabilelim. Bunlar birer zincirdir. Bu yüzden ben aşı karşıtlığını anlayamıyorum" dedi.
SEMA ÜSTÜNTAŞ / BURSADA BUGÜN
Aşılar, bağışıklık sistemini uyaran ve bizleri hastalığa karşı koruma altına alan biyolojik ürünlerdir.
Korona virüs salgınında aşılar normale göre daha çok ön plana çıktı.
Peki, salgın sürecinde bağışıklık sistemimizi güçlü tutmak için aşı yaptırılmalı mı?
İşte, aşılanmanın önemi...
"KOZA ETKİSİ YARATIYOR"
Aşılanma hakkında konuşan Bursa Uludağ Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Emel Yılmaz, "Bu biraz bilginin çok çabuk paylaşılmasının da getirdiği bir şey. Bunun fazla ayrıntısına girmeyeceğim. Aşı karşıtlığının asalak olduğu şeklinde bir yazı var, onu okuyabilirsiniz. Mikrop dolaşacak kişi bulamadığı için onlar da korunmuş oluyorlar. Aşı karşıtlıkları, vücuduma benden izinsiz kimse dokunamazdan yola çıkılıyor, ama bu bireysel bir durum değil. Bir kanser hastası, diyabet hastası gibi bireysel karar verebileceğiniz bir şey de değil. Toplumu ilgilendiren bir durum. Diğer bir husus ise aşı içerisinde bulunan bazı maddelerimiz var. Kimisi protein yapısında, kimisi tuz yapısında. Örneğin bilim çerçevesinde alüminyum tuzları, Adjuvan dediğimiz madde aşının gücünü arttırmak için kullanılıyor. Bakıldığında anne sütünde, hazırlanan mamalarda bile var fakat her aşıda yok. Çoklu flakonlarda iğne girip çıkarken kontemine yani dışarıdan mikrop gelmesin diye bir takım koruyucu maddeler konulur. Cıvada, metil formülse bu toksittir, ama etil formülse bu birikici değildir. Bazı aşılar, multipl skleroz veya otizm gibi hastalıkları yapıyor dediler, ama bununla ilgili geniş çaplı araştırmalar var. Aşı yapılan ve yapılmayan arasında yapılan karşılaşmada hiçbir fark yok yani bunları aşıya bağlamak çok doğru değil. Biz şu an bilgiye çok çabuk ulaşıyoruz ve bununla ilgili bilgi kirliliği de var. Covid-19 sürecinde 1 yıl boyunca çok ilerleme kaydettik. Belki de bir tarih yazılıyor. Bilgiyi iyi seçemezsek, karşıt bilgiler bizim kafamızı karıştırabilir. Geçmişteki aşı başarılarını mutlaka bir daha okumak gerekiyor. Çiçek hastalığı niye yok ya da karaciğer yetmezliği konusunda gelişen hasta yok. Solunum yoluyla bulaşıyor ve çocuklar bunu daha çabuk alabiliyor. Erişkinler salgını taşıyorsa, onlar bunu kronik öksürük şeklinde atlatıyor. Bu bir koza etkisi yaratıyor. Biz korunacağız ki, başkasını da koruyabilelim. Bunlar birer zincirdir. Bu yüzden ben aşı karşıtlığını anlayamıyorum. Bir sağlıkçı olarak diğer sağlıkçı arkadaşlarım da aşıya çok sıcak bakıyor, ama ben daha çok bilimin gücüne inanalım diyorum. Biz şu süreçte bilimin gücünü yaşıyoruz" şeklinde konuştu.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Bursa Bölge, 2021.03.16 09:50