AB'yi korkutan ikili! Avrupa Parlamentosu seçimleri hem AB'ye fikir olarak karşı çıkan hem de Türkiye'nin AB üyeliğin desteklemeyen partilerin zaferiyle sonuçlandı. En çok korkutan ise İngiltere ve Fransa'daki sonuçlar oldu.
Son yıllarda ekonomik krizlerden ve artan göçmen akınından rahatsız olan Avrupalı seçmen, pazar günü Avrupa Parlamentosu seçimlerinde son sözü söyledi. Avrupa Birliği (AB) genelinde birlik karşıtları ve Türkiye'nin üyeliğine karşı olan aşırı sağcı partiler, parlamentonun dörtte birlik bölümünü kazandı. Ancak Brüksel'de en fazla endişeyi, birliğin iki büyük üyesi Fransa ve İngiltere'den gelen sonuçlar endişelendirdi. Fransa'da aşırı sağcı Marine Le Pen'in liderliğindeki Ulusal Cephe Partisi, yüzde 25'lik oy oranıyla iktidar ve ana muhalefeti geride bırakarak birinci parti oldu. İngiltere'de de AB karşıtı Nigel Farage'ın partisi UKIP, oyların yüzde 27.5'ini alarak ilk sıraya yerleşti.
AB bürokratları, bundan böyle İngiliz ve Fransız hükümetlerinin aşırı sağcı rakipleri gibi birlik karşıtı politikalara yöneleceğini, bunun da Brüksel'in ortak karar mekanizmasında sorunlara yol açacağını öngörüyor.
YÜZDE 27.5
'Tüm Avrupa AB'yi bıraksın'
UKIP lideri Nigel Farage sadece İngiltere'nin değil tüm Avrupa'nın AB'yi bırakmasını istediğini belirtti.
YÜZDE 25
'Bizi Brüksel yönetmesin'
Ulusal Cephe lideri Marine Le Pen, Fransızların AB tarafından yönetilmek istemediklerini gösterdiğini söyledi.
İlk hedef göçmenler
İngiltere'de yüzde 24'lük oy oranıyla üçüncü sırada kalan Muhafazakar Parti'nin lideri Başbakan David Cameron'un, UKIP'e daha fazla oy kaptırmamak için yeni ve çok sert göç yasaları hazırladığı belirtiliyor. Fransa'da ise yüzde 14.5'luk halk desteğiyle muhalefetteki UMP'nin bile gerisine düşen Sosyalist Parti'li Başbakan Manuel Valls, seçmenin desteğini kazanmak için ilk etapta büyük vergi kesintilerine gideceklerini açıkladı.
'Türk dostu' ikinci sırada
Macaristan'da nisan ayındaki genel seçimlerde yüzde 20.7 oranında oy alan aşırı sağcı Jobbik partisi, AP seçimlerinde de ikinci sırada yer almayı başardı. Jobbik'in Yahudi ve göçmen karşıtı söylemleriyle tanınan lideri Gabor Vona, Türklerin ve Macarların aynı soydan geldiğini, hatta "Hun İmparatoru Atilla'nın torunları" olduğunu vurgulayarak, ülkesinin, "sömürgeci" olarak tanımladığı Avrupa Birliği'nden ayrılarak Türklerle kader birliği yapması gerektiğini savunuyor.
Oyunu üçe katladı
İsveç'te aşısı sağcı İsveçli Demokratlar Partisi, bir önceki seçimlere göre oylarını üçe katlayarak üçüncü parti konumuna yükseldi. 2009 seçimlerinde yüzde 3.2 oy oranına sahip olan parti, bu seçimde yüzde 9.8'e çıkan halk desteğiyle AP'ye 2 vekil göndermeyi başardı. İsveç'te sandıktan çıkan bir başka sürpriz ise, Feminist Parti oldu. Bu yıl ilk kez seçimlere katılan parti, yüzde 5.3'lük oy oranıyla AP'ye bir vekil göndermeyi başardı.
İstikrarlı yükseliş
Danimarka'da aşırı sağcı Danimarka Halk Partisi (DF), ilk kez 1998'de girdiği seçimlerden itibaren sürekli oylarını artırarak son seçimlerinde ülkenin birinci partisi oldu. AP'ye 13 üye gönderen Danimarka'da, DF 4 üye çıkarmayı başardı. Hükümetteki Sosyal Demokrat Parti 3, şubatta koalisyondan ayrılan SF 1 ve seçim öncesinde liderinin özel harcamalarıyla gündeme gelerek 2 üye çıkarabilen Venstre ise bir önceki seçime göre birer üye kaybetti.
Naziler meclise girdi
Aşırı sağa artan destekle birlikte neo-Nazi bağlantılı partiler de Avrupa Parlamentosu'na girmeyi başardı. Yunanistan'da Altın Şafak (Hrisi Avgi) Partisi, oyların yüzde 9.41'ini alarak, AP'ye 3 üye göndermeyi başardı. Almanya'da da ilk kez seçim barajının uygulanmaması, yabancı düşmanı ve aşırı sağcı Milliyetçi Demokratik Parti'ye (NPD) yaradı. NPD, önceki seçimlere göre oy oranını artıramadı, ancak yüzde 1'lik oy oranıyla AP'ye 1 milletvekili soktu.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Dünya, 2014.05.27 09:46