AB Bakanı Egemen Bağış, Ortaköy'deki kendi ofisi de dahil olmak üzere azınlık vakıflarına bu yıl 2 milyar dolar değerinde mülkün iade edildiğini duyurdu.
Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, 'AB ve Türkiye arasında Sivil Toplum Diyaloğu III' hibe programı kapsamında, medya kuruluşları, sivil toplum dernekleri, akademisyenler ile İstanbul'da bir araya geldi. Bağış, geçen hafta 'Türkiye- AB Ortaklık Konseyi 51. toplantısında' açıklanan ve Türkiye'nin yeterli reform yapmadığını vurgulayan raporun, siyasi engellere takıldığını söyledi.
'Büromu bile devrettim'
Raporda inanç özgürlüğü konusundaki eleştirilerin kendisini çok rahatsız ettiğini ifade eden Egemen Bağış, "Ben İstanbul Ortaköy'de kendi bakanlığıma ait çalışma bürosunu bile Ortodoks Vakfı'na devretttim" dedi. "Rum Ortodoks vakfına ait olduğunu öğrendiğimiz binadan hemen çıkmayı kabul ettik, artık onların kiracısı olacağız" diye konuşan Bağış, farklı inanç gruplarına Türkiye kadar önem veren ülke olmadığını, "Sadece bu sene 2 milyar dolarlık mülk iadesi yaptık. Bunu hangi devlet yapar?" sözleriyle dile getirdi. "Bu eleştiyi de rapora Güney Kıbrıs yönetimi eklettirdi" diyen Bağış, Sarkozy döneminde de benzer siyasi engeller görüldüğünü ve bu nedenle kendi raporlama sistemlerini kuracaklarını söyledi.
'Özal bile söyleyemedi'
Çözüm sürecinin AB sürecinden ayrı düşünülemeyeceğini de vurgulayan Bağış, şöyle devam etti: "Bu ülkede 20 yıl önce etnik köken söylenemezdi. Cumhurbaşkanı Turgut Özal bile kimliğini açıkça söyleyemedi. Artık mahkumlar ziyaret eden anneleriyle anadilde konuşuyor, devlet kanalı 24 saat Kürtçe yayın yapırıyorsa, Ermeni vatandaşlar 112 yıl boyunca giremedikleri Akdamar'da ayin yapıyor, Atatürk'ten sonra ilk kez cemevine giden cumhurbaşkanı görüyorsak, TOKİ Romen vatadaşlar için konut yapıyorsa, reform yapmadığımız söylenemez."
'Eksen kaymıyor'
"İnsanların kendi çocuklarına Agop, Rojin, Bektaşi, Muhammed adını veremedikleri dönemlerden bugünlere geldik. Düne nazaran iyiyiz. Ama mükemmel noktada değiliz. Önemli bir köprüyüz. Ama köprünün dayanklı olması için en az dört sağlam ayağı olmalı. Yıllarca Batı ayağını önemserken, diğer ayakları göz ardı etik. Eksenimiz kaymıyor. Standartımız, irtibatımız yükseliyor."
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Siyaset, 2013.05.31 06:54