Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye'nin kredi notunu "BB-" seviyesinde ve görünümünü "durağan" olarak korurken, olası not artışı için izlenecek en önemli göstergeleri paylaştı. Kuruluş, rezervler, enflasyon ve para politikasına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, geçen hafta açıkladığı karar doğrultusunda Türkiye'nin kredi notunu "BB-", görünümünü ise "durağan" seviyesinde teyit etti. Kararın ardından açıklamalarda bulunan Fitch Ratings Kıdemli Direktörü Erich Arispe Morales, mevcut ekonomik görünüm ve gelecek döneme ilişkin beklentileri değerlendirdi.
Morales, nisan ayında ABD, İsrail ve İran arasında yaşanan gerilim nedeniyle takvim dışı bir değerlendirme yayımlandığını hatırlatarak, son kredi notu kararının da o dönemde ortaya konulan ekonomik beklentilerle uyumlu olduğunu ifade etti.
REZERVLER TOPARLANDI ANCAK ESKİ SEVİYESİNE ULAŞMADIFitch yetkilisi, son aylarda Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın uluslararası rezervlerinde yaşanan gelişmelere dikkat çekti. İlk etapta rezervlerde gerileme görüldüğünü belirten Morales, sonraki süreçte yeniden toparlanma yaşandığını ancak mevcut seviyenin jeopolitik gerilim öncesindeki düzeyin altında kaldığını söyledi.
Aynı dönemde enflasyon baskılarında da kısmi bir iyileşme gözlendiğini belirten Morales, buna rağmen küresel jeopolitik risklerin hem Türkiye hem de diğer gelişmekte olan ekonomiler açısından belirsizlik oluşturmaya devam ettiğini vurguladı.
Morales, artan küresel risklere rağmen Türkiye'nin uyguladığı ekonomi politikalarının enflasyon beklentilerindeki kazanımları korumaya yardımcı olduğunu belirtti. Pozitif dolarizasyonun istikrarlı seyrettiğine işaret eden Morales, ekonomi yönetimi ile Merkez Bankası'nın enflasyonu kalıcı biçimde düşürme hedefinden geri adım atmadığını ifade etti.
Fitch'e göre, mevcut politika çerçevesi Türkiye ekonomisinin dış şoklara karşı direncini destekleyen temel unsurlar arasında yer alıyor. Kuruluş, uzun vadede Türkiye'nin makroekonomik dengesizliklere karşı birçok gelişmekte olan ülkeye kıyasla daha dayanıklı bir yapı sergilediği değerlendirmesinde bulundu.
BANKACILIK SİSTEMİ VE FİNANSMANA ERİŞİM ÖN PLANA ÇIKTIFitch Ratings, Türkiye'nin güçlü bankacılık sistemi ile uluslararası finansmana erişim imkanının ekonomik dayanıklılığı artırdığını belirtti. Morales, reel faiz seviyelerinin Türk lirası cinsinden varlıkları desteklediğini ve bunun dolarizasyon riskini sınırlayan önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.
Kuruluş, sürdürülen sıkı para politikalarının enflasyonla mücadelede güveni artırdığına dikkat çekerken, ekonomik programın kararlılıkla uygulanmasının yatırımcı algısı açısından kritik önem taşıdığını ifade etti.
Morales, Türkiye'nin kredi notunda yukarı yönlü bir revizyon yapılabilmesi için uluslararası rezervlerde kalıcı ve güçlü bir iyileşme sağlanmasının temel koşullardan biri olduğunu dile getirdi.
Fitch'in değerlendirmesine göre, rezervlerdeki artışın sürdürülebilir olması ve bunun yüksek dış finansman ihtiyacını karşılayabilecek seviyeye ulaşması büyük önem taşıyor. Aynı zamanda enflasyondaki düşüş eğiliminin kalıcı hale gelmesi ve sıkı ekonomi politikalarının sürdürülmesi de olası bir kredi notu artışı açısından yakından izlenecek başlıklar arasında bulunuyor.
FAİZ İNDİRİMİ BEKLENTİSİ PAYLAŞILDIMerkez Bankası'nın para politikasına ilişkin beklentilerini de açıklayan Morales, jeopolitik risklerde azalma ve enerji fiyatlarında gerileme yaşanması halinde yılın ilerleyen dönemlerinde sınırlı bir faiz indirimi sürecinin başlayabileceğini öngördü.
Fitch'in tahminine göre Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, kademeli adımlarla toplam 200 baz puanlık faiz indirimi gerçekleştirebilir. Kuruluş, bu senaryoda politika faizinin 2026 yılının sonunda yüzde 35 seviyesine gerilemesini bekliyor. Bununla birlikte faiz kararlarının, enflasyon görünümü ile küresel gelişmelere bağlı olarak şekillenmeye devam edeceği değerlendirmesi yapıldı.
Kaynak: AA
Ekonomi, 2026.07.21 12:24